m

8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2025 27. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2025 20:24
Hakikat, kendini savunamayan bir biçimde dolaşıma girebilir mi? Yada hakikat yanlış anlaşılabilir mi? Phaidrosa başlarken -başlama niyetim Platon'un Eczanesi kitabı için ön hazırlık- “aşk, güzellik ve ruh” kitaba cazibe katan konular olsada okurken en keyif aldığım bölüm yazının doğasının tartışıldığı bölümdü. Benim için kitabın kalbini oluşturan yer ise "Ve her söylev bir kere yazıldıktan sonra, artık her yeri dolaşmaya koyulur. Ona kulak kesilenin de onunla hiç işi ol­mayanın da eline geçer ve kime konuşup kime konuşmaması gerektiğini bilmez. Hırpalandığında ve haksız yere kötülen­diğinde ise hep babasının yardımına ihtiyaç duyar; çünkü ne kendisini koruyabilecek ne de zorluklarla baş edebilecek bir gücü vardır." burasıydı. Problemin yazıdan çok kontrolden çıkmış anlam olduğunu ifade eder. Yazı dolaşıma girer, kime gideceğini seçemez, yanlış anlaşılırsa kendini savunamaz, hep yazarına muhtaçtır. Platon'a göre hakikat, kendi başına bırakılacak kadar güçlü değildir, gözetilmesi gerekir.
Phaidros ya da Güzellik ÜzerinePlaton (Eflatun) · Bilgesu Yayıncılık · 20141,186 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2025 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2025 18:41
Gürpınar’ın bu kitabını okurken gerçekten keyif aldım. Özellikle kadınlar arasındaki o gündelik ama içten diyaloglar çok samimi geldi. Karakterlere gelince Feriha’ya yakın hissetmem şaşırtıcı değil. Ne tamamen idealize edilmiş bir hayal ürünü, ne de yüzeysel bir tip. Kendi ağırlığı olan, entelektüel bir merakı bulunan, konuşurken zihninin nasıl çalıştığını hissettiren bir figür. - Beni çirkin bir kadın olarak gözünüzde canlandırınız. Aşkın, gençliğin, hülya âleminizde bana dair icat ettiği o çekici, o hoş görünüşü zihninizden çıkartınız. Sırf görünüşe bağlı dostluklar çabuk yok olur. Kalıcı olanlar içsel münasebetler, samimi sevgi­lerdir ki bunlar da ilk bakışta ortaya çıkamaz...- Okurken birkaç kez “evet, tam böyle söylerdim” dediğim oldu. İrfan ise daha ilk mektupta tipik bir erkek telaşıyla sahneye çıkıyor: aceleci bir ilan-ı aşk, ölçüsüz bir coşku, hatta neredeyse “love bombing” denebilecek bir abartı—kızın tek derdi Halley hakkında bilgi almaktı oysa- Bu hâli biraz bayıcı. Ama ona atfedilen her türlü çirkin söylentiye rağmen sadece Feriha’nın yazdıklarına bakıp kendi kanaatini oluşturması ve izdivaç konusundaki ısrarı karakteri güzel bir şekilde toparlıyor. Tüm o izdivaç karmaşası ve toplumsal telaş bir yana; okurken en çok keyif aldığım ve sonunda bir okur olarak içimi ferahlatan kısım, tabii ki Halley kuyruklu yıldızının dünyaya çarpmamış olmasıydı! Kitap bitene kadar bir şekilde kurtulsunlar ve mutlu mesut devam etsinler temennisinde bulundum.
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaçHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202525,5bin okunma
9/10
·51 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2025 22:05
"Ermiş'in Bahçesi"nde beni en derinden etkileyen ve kalbime dokunan bölüm, kitabın başlarında El Mustafa'nın çocukluğunda bir kardeş gibi sevdiği Kerime'nin "Niçin uzaklaştın hepimizden, yüzünün ışığında yaşayamaz mıydık?" derken sonlara doğru -Sustu ve derin bir hüzün çöktü dokuz müridin üze­rine. Sözlerini anlamadıkları için yürekleri uzaklaştı ondan- kısmıydı. Cibran'ın üslubu, güzelliği bir parça hüzünle harmanlamasıdır. Bu da okurda buruk bir sevinç bırakır. Hafif bir hüzünle, hayatın döngüselliğini kabul etmenin getirdiği kabul ve huzuru aynı anda hissettirir. İçsel bir yolculuk ve dinginlik bulmak isteyenler için doğru bir alternatif. Cibranın kitapları insan ruhunu kuçaklayan cinsten. O lirik ve mistik dilin sizi sarıp sarmalamasına izin verin.
Ermişin BahçesiHalil Cibran · İş Bankası Kültür Yayınları · 202518,5bin okunma
Güzel yine de güzel solarken bile.
10/10
·125 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2025 00:22
İlk defa 6 yıl önce okumuştum. Kelimelerin, ifadelerin yarattığı o gizemli hava ilk gün ki tazeliğini koruyor. Yoğun, metaforik ve adeta bir masal atmosferi yaratan dili her okuduğumda yaşadığım o büyülenmişlik hissi yazara olan hayranlığımı katbekat arttırıyor. Şiir yusufun üç cin tarafından kaçırılması, şivekarın buna şahit olması ve yusufu bulmak için yollara düşmesini konu alıyor. Ve bahçe... şivekarın yusufu bulduğu o büyülü bahçe. -yusufla şivekar o bahçeden çıktı da ben hâlâ o bahçede geziniyorum- Şivekar, aşkın, adanmışlığın ve umudun sembolü olabilir. Yusuf... yusuf başlı başına şiir zaten.
Bir Yusuf Masalıİsmet Özel · Şule Yayınları · 20122,845 okunma
8/10
·84 syf.··
2025 1. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2025 10:26
'Dünyaya kırk oda kırk aynayla gelenler! Yalnız kalınca da kendinizi seviyor musunuz?' Otların Uğultusu Altında’yı yeniden okudum ve Şükrü Erbaş’ın şiirlerinden bir kez daha keyif alarak bu yeni hesabıma adım attım. 8 yıllık bir hesaptan sonra, ne kadar okusam da sıkılmayacağım bir yazarla başlamak istedim; onun dizelerindeki derinlik ve zariflik buna değer. Günümüz dünyasının karmaşasında kaybolan değerleri yeniden hatırlatan güzel bir kitap. Sevgiyi, aşkı, özlemi öyle zarifçe yansıtıyor ki okuyucuda tarifsiz bir hayranlık bir sıcaklık bir cana yakınlık uyandırıyor. Şiirleri insanın ruhundaki özlemi tetikliyor. Okudukça içimde bir burukluk kalıyor ama bir yerlerde bir tohum da filizlenip çiçek açmayı bekliyor.
Otların Uğultusu AltındaŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20245,4bin okunma