Behican Tekin, Malafa'yı inceledi.
 23 May 23:56 · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

Hakan Günday’ın diğer kitaplarına göre daha farklıydı. Kendine ait bir dil oluşturmuş bu kitapta. Anlamakta ilk başlarda zorlansam da alıştım, hatta hoşuma bile gitti. Kimin kimi dolandırdığı belli olmadığı, alım satım işlerinde yalanların havada uçuştuğu bir kabus.
Kitap içerisinde çok iyi bir şekilde yerleştirilen, Hakan Günday’ın tespitleri mevcut. Ama okuduğum diğer kitaplarına göre Malafa biraz zayıf kalmış.

Behican Tekin, bir alıntı ekledi.
23 May 23:47 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Dünya bir tezgahtır. Tezgahın hangi tarafında hayat olduğuysa ancak ölünce anlaşılır.

Malafa, Hakan Günday (Sayfa 212 - Doğan)Malafa, Hakan Günday (Sayfa 212 - Doğan)
Dilek Obut, bir alıntı ekledi.
22 May 15:08

Dünyada aslında iki ırk vardır. Dolandırılanlar ve tecavüz edilenler.

Malafa, Hakan GündayMalafa, Hakan Günday
Gökay Sarı, Zargana'yı inceledi.
 22 May 00:20 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Günday’ın beni en az etkileyen romanı oldu. Yazarın sistemini ve karakterlerini oldukça iyi tanıyan biri olduğumu söyleyebilirim, ancak Zargana beni içine alamadı.

Günday’ın romanlarında karakterler ekstrem davranışlar sergileyebiliyorlar doğru, kurgu da gündelik hayatta pek ihtimal vermediğimiz olasılıklar çerçevesinde şekillenebiliyor. Günday, tüm bu “olağandışı” unsurları ustaca sistemleyebiliyor normalde, okuyucusuna yaratmış olduğu dünyayı mantık hatalarlarını sıfıra indirgeyerek ve kurgu geçişlerini sağlam kalıplara oturtarak yapabiliyor bunu.

Bahsettiğim kabiliyetini en zayıf şekilde sergilediği eserlerinden biri bence maalesef bu. Elbette, okuyucu olarak benim eksikliklerim de söz konusudur, ancak yazarın tüm eserlerini okumuş biri olarak; Zargana ile birlikte Kinyas ve Kayra’da pek çok defa Günday’ın kurgusunun, yarattığı dünyanın sınırları dışına çıkmak zorunda kaldım.

Zargana’nın bir diğer özelliği de, yazarın tüm eserlerindeki karakterlere gayet tabii bir benzerlik göstermesine rağmen, kompleks karakter gelişiminin temel nedenlerini, yani zat-ı muhteremin niçin böyle bir zat olduğunu, ve kurgudaki olaylara neden, nasıl ve ne zaman tepki vereceğini okuyucusuna çok belli ediyor. Günday bunu bilerek yapmış elbette, ancak bunu minimumda tutarak, okuyucusuna karakterlerini sürekli sorgulatmayı başararak yaratmış olduğu olduğu şahane eserleri var; Malafa ve Piç gibi.

___Yazının Devamı SPOILER İçerir___

Zargana’nın, iki kimyasal uyuşturucu maddeye verdiği tepkiyi gerçekten de muazzam bir şekilde betimlediğini eklemeden geçemeyeceğim. Bu eserde beni galiba en fazla heyecanlandıran bölüm buydu.

Bunın dışında, Günday’ın kaleminin sert kurguların altına imza attığını biliyoruz, yine oldukça çarpıcı birkaç sahneyi aklımıza tüm rahatsız ediciliği ve unutulmazlığı ile işlemeyi başarıyor. Günday okurken tedirgin olmamak epey zor, keza Zargana’nın tecavüze uğradığı sahne yazarın, dilediğinde okuyucusunu nasıl da pençeleri arasında kitleyebildiğini gösteriyor. Rahatsız oluyor, hatta okumak istemiyor ve kaçacak bir delik arıyorsunuz, yine de okuyorsunuz.

Yeraltı Edebiyatı kavramını etiketleştirip bir popüler kültür malzemesi haline getiren onca sevimsiz yazar ve eserin zırvaladığı tecavüz, alkol, kan ve ter, kavga, uyuşturucu, kusmuk falan filan saçmalar dolusu bir zırvalıktan oluşan o ergen edebiyatını düşününce, Günday’ın bu zibidiliklerin ve zibidilerin haddini bildirdiğini düşünüyorum.

Zira, Günday yukarıda bahsettiğim saçmalıkları alıp, ustaca yoğuruyor ve onları anlam ve estetik kaygısının ince süzgecinden geçirerek bir kurguyu “gerçek anlamda” nasıl sertleştirebileceğini çok iyi biliyor.

Zargana’daki protagonistin kimyasal maddeler ile etkileşimi ve uğradığı şiddetin betimlenişi yazarın az önce bahsettiğim niteliğini gayet güzel bir şekilde kanıtlıyor bence.

Döngüsel, Daha'yı inceledi.
21 May 09:09 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

Hakan Günday Daha kitabı, yazarın Doğan Kitap tarafından yayınlanan sekizinci kitabıdır. 2000 yılında yayınlanan Kinyas ve Kayra kitabıyla adından söz ettiren yazar, 2002 yılında Zargana, 2003 yılında Piç, 2005 yılında Malafa, 2007 yılında Azil, 2009 yılında Ziyan ve 2011 yılında Az kitaplarını yazmıştır. İlk baskısı 2013 yılında yapılan Daha romanı 417 sayfadır. Eleştirmenlerce yazdıklarının türü yer altı edebiyatı olarak kabul edilse de, yazar kendini herhangi bir türe sığdırmayı kabul etmiyor.

Hakan Günday Daha kitabı, Arthur Rimbaud’dan bir alıntıyla başlıyor: “Dayanılmaz olan tek şey, hiçbir şeyin dayanılmaz olmamasıdır” diyor Rimbaud. Bu cümleyi anlamaya vakit bulamadan kendimizi Gaza’nın hazmedilmesi zor yaşamının içinde buluyoruz.

İlk bölüm: Sfumato

Kitap, her biri Rönesans dönemindeki resim tekniklerinin biriyle isimlendirilen 4 temel bölümden oluşuyor. Bu bölümlerle, romanın kahramanı Gaza’nın ruh hali arasında bir bağlantı kuruluyor. İlk bölüm olan Sfumato bir tür gölgelendirme tekniği olup aydınlıktan karanlığa geçişi ifade etmek için kullanılır. Bu bölümde, Gaza’nın Afganistan’dan Avrupa’ya kaçak göçmen taşıyan babasıyla ilişkileri anlatılıyor. Gaza’nın annesi onu doğururken ölmüştür ve Gaza, daha doğduğu anda hayatın karanlık yüzüyle karşılaşmıştır. Kitaba ismini veren Daha, göçmenlerin bildiği tek kelimedir. Ayrıca Gaza’nın babasının isminin tersten okunuşudur: Ahad.
İkinci bölüm: Cangiante

İkinci bölüme ismini veren Cangiante; gölgelendirme yapılırken renklerin daha açığının ya da daha koyusunun oluşturulamadığı durumlarda başka bir renge geçmeyi ifade etmek için kullanılan bir terimdir. Bu bölümde Gaza, babasına annesiyle ilgili sorular sorar, fakat bu sırada babasının kullandığı göçmen dolu kamyon kaza yapar. Kitabın beni en çok etkileyen bölümlerinden biri de bu kazadır. Gaza, cesetlerle dolu bir çukurda günlerce kalmak zorunda kalır. Hayatta kalmak için verdiği mücadelede deliliğin sınırlarını zorlar.
Üçüncü bölüm: Chiaroscuro

Chiaroscuro, ışıkla karanlığın zıtlığını vurgular ve birbirlerinden keskin bir şekilde ayrılmalarını ifade eder. Kaza sonrası geçirdiği travma nedeniyle akıl hastanesine yatırılan Gaza, insanlara dokunma konusunda ciddi sorunlar yaşar. Kalabalık içine çıkamaz, eldiven olmadan biriyle el sıkışamaz.
Dördüncü bölüm: Unione

Unione, renklerin buharlaşarak birbirine karışmasını ifade eder. Sfumato’dan farklı olarak Unione’da renkler canlı ve parlaktır. Çocukluğunu yaşamadan bir göçmen tacirine dönüşen Gaza, Afganistan yolculuğunda insanları linç etmeye başlar, daha sonra ise içindeki suçluluk duygusundan arınmak için ölüme gider.
Hakan Günday Daha Kitabı İncelemesi

Gaza, kitabın kahramanı, 9 yaşında. Ve bu yaşta hayata dair öğrenmemesi gereken ne varsa hepsini yaşamış. Çok erken bir yaşta atılmış hayata, çok zeki bir çocuk. İnsan kaçakçılığı yapan babasının yanında çalışan bir çırak o.

Gaza, her şeyden nefret ediyor. İnsanı öldürenin, yaşadığı koşullar değil sadece kendisi olduğunu söylüyor. Göçmenlerden, göçmenlerin depoda tükettikleri hayattan, hayatta kalabilmek adına içlerindeki en güzel kızı yem olarak Gaza’ya sunmalarından, her şeyden nefret ediyor. Ve babasından, ona benzemekten deli gibi korktuğu babasından, en çok önemsenmek istediği kişi olan babasından nefret ediyor.

Hakan Günday’ın duygulara bu kadar yoğun temas edebilmesi, özellikle nefreti, acıyı, kini, mutsuzluğu bu kadar derinden hissettirebilmesi, beni kitaplarına bağlayan başlıca özellik. Kimi yorumcular bunu abarttıp süslü ifadelerle popülerleştirmeye çalıştığını iddia etse de bu, onu itici olmaktan ziyade daha da okunabilir kılıyor.

Keyifli okumalar.

Murat Koyutürk, bir alıntı ekledi.
 13 May 18:36

Kelimeler taş,ağızlar sapan olduğunda sakin olmak şarttı.

Malafa, Hakan Günday (undefined)Malafa, Hakan Günday (undefined)
Yıldız Tozu, bir alıntı ekledi.
12 May 23:20 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Kendinden başka kimsesi yoktu. Her dilde birden. Her dilde tövbenin karşılığı vardı. çünkü pişmanlık ilk insandan torunlarına mirastı.

Malafa, Hakan Günday (Sayfa 107 - Doğan Kitap)Malafa, Hakan Günday (Sayfa 107 - Doğan Kitap)
Yıldız Tozu, bir alıntı ekledi.
12 May 23:18 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Günahların bedeli ve işleyenlerin belleği yoktur.

Malafa, Hakan Günday (Sayfa 145 - Doğan Kitap)Malafa, Hakan Günday (Sayfa 145 - Doğan Kitap)
Yıldız Tozu, bir alıntı ekledi.
12 May 23:18 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Çünkü aşk, Akdeniz'in tuzlu suyunda gözlerini açamayan geçici körlere sunulmuş bir delilik halidir.

Malafa, Hakan Günday (Sayfa 114 - Doğan Kitap)Malafa, Hakan Günday (Sayfa 114 - Doğan Kitap)
Yıldız Tozu, bir alıntı ekledi.
12 May 23:17 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Türkiye caza benzer. Bir sonraki notanın ne olduğunu tahmin edemezsiniz. Ve bu yüzden dinlemeye devam edersiniz.

Malafa, Hakan Günday (Sayfa 150 - Doğan Kitap)Malafa, Hakan Günday (Sayfa 150 - Doğan Kitap)