Kadınlar, ne sefilliğin ne de köleliğin boyunduruğundan kurtulacak gücü de, ahlâki cesareti de olmayan, hasta, zayıf, yıpranmış, acınası bir insan ırkının üretilmesine dahil olmak istemiyor artık. Onun yerine daha az, daha iyi çocuklar arzuluyor, sevgiyle ve özgür seçimleriyle doğurulmuş ve büyütülmüş çocuklar; zorla ya da evlilik öyle buyurduğu için değil.
İnanıyorum ki kadın kendi özgürlüğünü imzaladığında, bir erkeğin cebindekileri niceliği için değil kalbinin ve aklının niteliği için sevmek ve ona hayran olmak da ilk bağımsızlık bildirgesinde bulunacak.