Adama işte böyle acı kahve içirirler Trikupis efendi.
General Trikupis, Sakarya Meydan Savaşı başlamadan önce Yunan Ordusunun güney grubuna atandı. Sakarya'da Yunan Ordusunun mutlak zaferi'ne inanmıştı. Sakarya Meydan Savaşı'ndan sonra kayseri'ye kadar ilerleyecekleri iddia etmişti ve şöyle söylemişti.
- ben kahvemi talas'ta içeceğim.
Yunan Ordusu yenilmişti Sakarya'da. Ona Yunan 2. kolordu komutanlığı verilmişti ve Afyon çevresini savunma görevi düşmüştü. Büyük taarruz başlamış ve Yunan orduları kaçıyordu ama Trikupis kaçamadı ve esir düştü. Yakalandı, doğruca İsmet Paşa'ya götürüldü. İsmet Paşa bunu bir güzel payladı. Böyle komutanlık mı olur diye söylendi. Trikupis tüm suçu yunan başkomutanına attı. Trikupis, Mustafa Kemal Paşa'nın huzuruna götürüldü. Paşa ona yunan orduları başkomutanlığına atandığını bildirdi. Haberi bile yoktu oysaki. Az önce tüm kusuru yüklediği başkomutan aslında kendisiydi. Yunan ordusu, kendisinin emrindeki askerler ve kendisi hezimete uğramış, perişan olmuşlardı.
Mustafa Kemal Paşa nezaketli davrandı ama Trikupis'i önce tüm esirlerle birlikte Ankara'ya gönderildi, meclisin önünde yürütüldü. Sonra o kahvemi içeceğim dediği Talas'a gönderildi. Bu kendisine verilen mükemmel bir cevaptı. Bu verilen tarihi ayarla, Yunan Ordusu Başkomutan'ı ele geçirip, işgal etmek istediği ve kahvesinin yudumlayacağını söylediği yerde acı kahvesini doya doya içti.
Hiç kimse boşa hayale kapılmasın. Kendisine o gün verilen büyük tarihi ayar herkese ibret olsun. Bu millet adama böyle acı kahve içirir.