• Üzerinde durulması gereken bir diğer konu, çok partili yıllardan itibaren dinî yayınlarda tercüme kitapların her zaman ağırlıkta oluşudur. Kitapları tercüme edilen yazarlar arasında Müslüman Kardeşler'e mensup Mısırlı ve Suriyeli kişiler (Hasan el-Benna , Seyyid Kutup,Muhammed Gazali ) ağırlıklıdır.
    Dinî hayatı,dinî kültürü ve kurumları ciddi sayılabilecek bir zaman dilimi içinde kesintiye uğramış bir ülkede bu durum tabiî karşılanabilir. Fakat cumhuriyeti öncesi Türkiye'sinde var olan önemli bir birikimin bu dönemde göz ardı edilmesi tabiî gözükmemektedir. İslâm felsefesi,kelâm, tasavvuf,felsefe, mantık, fıkıh, fıkıh usûlü, İslâm tarihi,tefsir,hadis,biyografi, İslam'ın çağdaş meseleleri,devlet, medeniyet, kadın,sosyal eşitlik,terakki... alanlarında Cevdet Paşa,İzmirli İsmail Hakkı,Şehbenderzâde Filibeli Ahmet Hilmi,Ferit Kam, Manastırlı İsmail Hakkı,Mehmet Ali Ayni,İsmail Fenni Ertuğrul,Ali Haydar efendi,Seyyid bey,Mehmet Zihni Efendi,Babanzade Ahmet Naim,Mehmet Akif,Mahmud Esad Seydişehrî, Giritli Sırrı Paşa,Mehmed Arif bey...gibi yazarların bugün bile değer ifade eden ve tercüme edilenlerden daha kaliteli olan eserlerine ve düşüncelerine ilgi duyulmaması ve bunların bıraktıkları yerden devam edebilme imkânlarının araştırılmaması dikkate değer olmalıdır.
  • "Kelâm'ullah olan Kur'ân-ı Kerim'i neşir ve tebliğ buyurmalarıdır ki onunla bütün füseha ve bülâgâya tahaddî idüp anlara en kısa sûresine fesahat ve belâğatçe nazîr olabilecek bir kelâm te'lif etmelerini tekâlif eylemiş olduğu halde cümlesi âciz kalmışlardır.

    Anların fesâhat ve belâgatleri ise hadd-i kemâlde olup iftiharları da hemân şu sûretle gâlib gelmeğe münhasır gibi idi. Binâenaleyh, tenzir-i Kur'an'a iktidarları bulunsa idi, işi kolayına bağlarlar da, beht ve hayretlerine delâlet eden muhârebe yolunu tutmazlardı."

    Telhis'ül Kelâm fî Berâhin-i Akâid'il İslâm, sf. 64