• 460 syf.
    ·15 günde·Puan vermedi
    İnceleme yerine içindekiler kısmını bırakıyorum, öyle sanıyorum daha fikir verici ve eğer mümkünse başka bir yayınevi tercih edilmeli. bol yazım hatalı ve çeviri noksanı bir basım.

    İçindekiler

    GİRİŞ
    1. Felsefe Nedir?
    2. Niçin felsefeyi incelemeliyiz?
    3. Hangi felsefeyi incelemeliyiz?
    a) Bilimsel bir felsefe : diyalektik materyalizm
    b) Devrimci bir felsefe : proletaryanın felsefesi
    4. Sonuç: Teori ve pratiği birliği
    BİRİNCİ BÖLÜM: MARKSİST DİYALEKTİK YÖNTEMİN İNCELENMESİ
    BİRİNCİ DERS - DİYALEKTİK YÖNTEM
    1. Yöntem nedir?
    2. Metafizik Yöntem
    a) Nitelikleri
    b) Tarihsel anlamı
    3. Diyalektik yöntem
    a) Nitelikleri
    b) Tarihsel oluşumu
    4. Formel mantık ve diyalektik yöntem
    İKİNCİ DERS - DİYALEKTİĞİN BİRİNCİ İLKESİ ; HER ŞEY BİRBİRİNE BAĞLIDIR (KARŞILIKLI ETKİ YASASI VE EVRENSEL BAĞLANTI YASASI)
    1. Bir örnek
    2. Diyalektiğin birinci ilkesi
    3. Doğada
    4. Toplumda
    5. Sonuç
    Kontrol Soruları
    ÜÇÜNCÜ DERS - DİYALEKTİĞİN İKİNCİ İLKESİ ; HER ŞEY DURUM DEĞİŞTİRİR (EVRENSEL DEĞİŞME VE KESİNTİSİZ GELİŞME YASASI)
    1. Bir örnek
    2. Diyalektiğin ikinci ilkesi
    3. Doğada hareket
    4. Toplumda
    5. Sonuç
    Kontrol Soruları
    DÖRDÜNCÜ DERS - DİYALEKTİĞİN ÜÇÜNCÜ İLKESİ ; NİTEL DEĞİŞİKLİK
    1. Bir örnek
    2. Diyalektiğin üçüncü ilkesi
    3. Doğada
    4. Toplumda
    5. Sonuç
    Gözlemler
    Kontrol Soruları
    BEŞİNCİ DERS - DİYALEKTİĞİN DÖRDÜNCÜ İLKESİ ; ZITLARIN SAVAŞIMI (I)
    1. Zıtların savaşı değişikliklerin motor gücü
    2. Diyalektiğin dördüncü ilkesi
    3. Çelişkilerin nitelikleri
    a) Çelişki içtendir
    b) Çelişki yenileştiricidir
    c) Zıtların birliği
    Kontrol Soruları
    ALTINCI DERS - DİYALEKTİĞİN DÖRDÜNCÜ İLKESİ ; ZITLARIN SAVAŞIMI (II)
    1. Çelişkinin evrenselliği
    a) Doğada
    b) Toplumda
    2. Uzlaşmaz karşıtlık ve çelişki
    3. Zıtların savaşı, düşüncenin motor gücü
    Kontrol Soruları
    YEDİNCİ DERS - DİYALEKTİĞİN DÖRDÜNCÜ İLKESİ ; ZITLARIN SAVAŞIMI (III)
    1. Çelişkinin özel niteliği
    2. Evrensel ve özgül ayrılmazlar
    3. Baş çelişki, ikincil çelişki
    Sonuç:
    4. Çelişkinin başlıca yönü ve ikincil yönü
    5. Çelişki üzerine genel sonuçlar : Prudonculuğa karşı Marksizm
    Kontrol Soruları

    İKİNCİ BÖLÜM: MARKSİST FELSEFİ MATERYALİZMİN İNCELENMESİ
    SEKİZİNCİ DERS - MATERYALİST DÜNYA ANLAYIŞI NEDİR?
    1. "Materyalizm" sözcüğünün iki anlamı
    2. Madde ve ruh
    3. Felsefenin temel sorunu
    4. "İdealim" sözcüğünün iki anlamı
    5. Materyalizm ve idealizm teoride olduğu kadar pratikte de birbirinin karşıtıdır
    6. Marksist felsefi materyalizm üç temel çizgi ile ayırt edilir
    Kontrol Soruları
    DOKUZUNCU DERS : MARKSİST MATERYALİZMİN BİRİNCİ İLKESİ ; DÜNYANIN MADDİLİĞİ
    1. İdealist yaklaşım
    2. Marksist ankayış
    3. Madde ve hareket
    4. Doğal zorunluluk
    5. Marksizm ve din
    6. Sonuç
    Kontrol Soruları
    ONUNCU DERS - MARKSİST MATERYALİZMİN İKİNCİ İLKESİ ; MADDE BİLİNÇTEN ÖNCEDİR
    1. Yeni idealist hile
    2. Marksist anlayış
    3. Düşünce ve Beyin
    4. Bilincin iki derecesi
    5. Sonuç
    Kontrol Soruları
    ON BİRİNCİ DERS - MARKSİST MATERYALİZMİN ÜÇÜNCÜ İLKESİ ; DÜNYA TANINABİLİR
    1. İdealizmin son sığınağı
    2. Marksist anlayış
    3. Göreli gerçek ve mutlak gerçek
    4. Teori ve pratiğin birliği
    Kontrol Soruları

    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: DİYALEKTİK MATERYALİZM VE TOPLUMUN MANEVİ YAŞAMI
    ON İKİNCİ DERS - TOPLUMUN MANEVİ YAŞAMI MADDİ YAŞAMININ YANSIMASIDIR
    1. Bir örnek
    2. İdealist açıklamalar
    3. Materyalist diyalektik tez
    4. Sonuç
    Kontrol Soruları
    ON ÜÇÜNCÜ DERS - TOPLUMSAL YAŞAMDA FİKİRLERİN ROLÜ VE ÖNEMİ
    1. Bir örnek
    2. Kaba materyalizmin yanılgısı
    3. Diyalektik materyalist tez
    4. Sonuç
    Kontrol Soruları
    ON DÖRDÜNCÜ DERS - BİLİMSEL SOSYALİZMİN ŞEKİLLENMESİ, ÖNEMİ VE ROLÜ
    1. Marksizmin üç kaynağı
    2. Ütopik sosyalizm
    3. Bilimsel sosyalizm
    4. Bilimsel sosyalizmin rolü
    5. Sonuç
    Kontrol Soruları

    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: TARİHSEL MATERYALİZM
    ON BEŞİNCİ DERS - ÜRETİM ; ÜRETİCİ GÜÇLER VE ÜRETİM İLİŞKİLERİ
    1. Toplumun maddi yaşam koşulları
    2. Üretim tarzı
    3. Üretimi araçlarının mülkiyeti
    4. Üretim tarzının değişimi ve toplumlar tarihinin anahtarı
    5. Sonuç
    Kontrol Soruları
    ON ALTINCI DERS - ÜRETİM İLİŞKİLERİ İLE ÜRETİCİ GÜÇLERİN NİTELİĞİ ARASINDA GEREKLİ UYGUNLUK YASASI
    1. Üretici güçler, üretimin en hareketli en devrimci öğesidir
    2. Üretim ilişkilerinin üretici güçler üzerindeki karşı etkisi
    3. Gerekli uygunluk yasası
    4. İnsan eyleminin rolü
    Kontrol Soruları
    ON YEDİNCİ DERS - KAPİTALİZMDEN ÖNCE SINIF SAVAŞIMLARI
    1. Tolplumun kökenleri
    2. Sınıfların çıkışı
    3. Köleci ve feodal toplumlar
    4. Burjuvazinin gelişimi
    Kontrol Soruları
    ON SEKİZİNCİ DERS - KAPİTALİST TOPLUMUN ÇELİŞKİLERİ
    1. Kapitalist üretim ilişkileri : kapitalist üretim ilişkilerine özgü çelişkiler
    2. Kapitalist toplumda gerekli uygunluk yasası
    3. Proleteryanın sınıf savaşı, üretim ilişkileri ile üretici güçler arasındaki çelişkiyi çözme yöntemi
    4. Sonuç
    Kontrol Soruları
    ON DOKUZUNCU DERS - ÜSTYAPI
    1. Üstyapı nedir?
    2. Üstyapı temel tarafından oluşturulur
    3. Üstyapı aktif bir güçtür
    4. Üstyapı doğrudan doğruya üretime bağlı değildir
    5. Sonuç
    Kontrol Soruları
    YİRMİNCİ DERS - SOSYALİZM
    1. Üretim ve paylaşım
    2. Sosyalizmin ekonomik temeli
    3. Sosyalizme geçişin objektif koşulları
    4. Sosyalizmin temel yasası
    5. Sosyalizme geçişin subjektif koşulları
    6. Sonuç
    YİRMİ BİRİNCİ DERS - SOSYALİZMDEN KOMÜNİZME
    1. Komünist toplumun ilk aşaması
    2. Komünist toplumun üst aşaması
    3. Sosyalizmde üretici güçler ve üretim ilişkileri
    4. Sosyalizmden komünizme geçişin koşulları
    5. Sonuç
    Kontrol Soruları
  • “bir tutku cinayetleri vardır, bir de mantık cinayetleri. aralarındaki sınır belirsizdir. ama ceza yasası, oldukça elverişli bir biçimde, kasıt kavramıyla ayırır bunları birbirinden. kasıt ve kusursuz cinayetler çağında yaşıyoruz. canilerimiz aşk özürüne sığınan o umarsız çocuklar değil artık. tam tersine, olgunluk çağlarında, suçsuzluk kanıtları da yadsınmaz türden: her şeye hatta katili yargıç bile yarayabilen bir felsefe.
  • 248 syf.
    ·3 günde·9/10
    İthaki Bilimkurgu Klasikleri serisinden okuduğum 26. kitap oldu. Bilimkurgunun en büyük ustalarından biri olarak kabul edilen Isaac Asimov’un dünyasına bu kitap ile girdim ve korkarım tüm kitaplarını okuma isteği oluştu içimde. İşte bu gerçekten de korkutucu.

    Öncelikle Isaac Asimov, Robotbilim Kanunları (Robot Yasası) olarak da adlandırılan 3 maddelik bir kanun ortaya çıkarmış. Kanunun maddelerini dikkatli bir şekilde incelediğimde, Asimov’un bu üç madde üzerinde ciddi ve titiz bir çalışma ortaya koyduğunu fark ettim. Mesleğim gereği, kanunlarla ve kurallarla yakında ilgili olan biri olarak, maddelerin her birinin kendi içerisinde tutarlı olmak üzere, çerçeve nitelikte, mükemmel maddeler olduğunu söyleyebilirim. İleride bir robot kanunu çıkarılacak olursa sadece bu üç madde biz insanlara yeterli olacaktır:

    "1. Robotlar, insanlara zarar veremez ya da eylemsiz kalarak onlara zarar gelmesine göz yumamaz.
    2. Robotlar, Birinci Kanun'la çakışmadığı sürece insanlar tarafından verilen emirlere itaat etmek zorundadır.
    3. Robotlar, Birinci ya da İkinci Kanun'la çakışmadığı sürece kendi varlıklarını korumak zorundadır. "

    Sıkılmayacağınızı bilsem, bu üç maddeyi de ayrıntılı bir şekilde irdeleyip neden çok beğendiğimi uzun uzun ifade etmek isterdim. Ancak kitabın incelemesi açısından böyle bir çabaya girişmem tamamen gereksiz ayrıntıya girmek olur.

    Kitabın konusuna gelirsek, kitap robotlarla ilgili farklı farklı öykülerden oluşuyor. Her birinin ortak özelliği, yukarıda belirttiğim Robotbilim Kanunları ile robotlar… Kitabın içerisindeki öyküler, robotlar konusunda uzmanlaşmış robopsikolog (robot psikoloğu) Dr. Susan Calvin ile genç bir muhabirin röportajı esnasında Susan Calvin tarafından anlatılan çeşitli robot öyküleri ve anılardan oluşuyor. Bütün öyküleri ayrıntılı bir şekilde anlatmaktansa genel hatlarıyla ifade etmek en mantıklı yol olarak görünüyor.

    Robot öyküleri içerisinde, çok ilginç ve insanı gerçekten robotlar üzerine düşünmeye iten çeşitli konular mevcut. Kimisinde bir robot, bir çocuğun en iyi arkadaşı oluyor ve aralarında duygusal bir bağ kuruluyor. Kimisinde insanları küçük gören dindar bir robot ile karşı karşıya kalıyoruz. Kimisinde zihin okuyabilen bir robotla, kimisinde ise politikaya atılma mücadelesinde olan bir robotla karşılaşıyoruz... Hepsi de mantık zemininde önümüze sunulan ve ileride karşı karşıya kalabileceğimiz türden öyküler. En ufak bir saçma bilgiyle karşılaşılmadığı için Asimov’un ne kadar usta bir bilimkurgu yazarı olduğunu kolaylıkla anlayabiliyor insan. Kaldı ki, bu öyküler, Asimov tarafından çok küçük yaşlardan itibaren yazılmaya başlamış öyküler.

    İleride robotlar hayatımızın neresinde olurlar kestirmek mümkün değil; fakat yakın zamanda en iyi dostlarımız olan hayvanların yerlerini almaları mümkün görünüyor.

    - Kim bütün işlerini gören, itaatkar bir robota hayır diyebilir ki?
    - Kim sürekli çocuğunun başında ona çok iyi bakan bir robotu istemez ki?
    - Kim insanı zehirleyen madenlere insanları değil de robotları gönderip çalıştırmaya hayır diyebilir ki?
    - Kim robotuna bütün işlerini yaptırıp kendine daha fazla vakit ayırmak istemez ki?

    Robotlar ileride çok işimize yarayacak. O sebeple bu kitabı bir an önce edinip okumanızda fayda var.
  • Ve, her şeyi açıkça söylemek gerekirse, mantığın ve aritmetiğin delillerle garanti ettiği gerçek ve normal çıkarlara karşı durmamanın her zaman insanın çıkarına olduğunu, bütün insanlık için böyle bir yasanın var olduğunu nereden çıkarıyorsunuz? Evet, şimdilik sizlerin bir tahmininizden başka bir şey değildir bu. Tutalım ki, bir mantık yasasından söz ediyoruz ama bu hiç de insanlık için bir yasa değildir.
  • Diyalektik
    Diyalektik, Yunanca tartışma sanatı anlamına gelen dialektike tekhne’den türeyen bir terim olarak, genelde akılyürütme yoluyla araştırma ve doğrulara ulaşma yöntemi. Diyalektik kavramı, başlangıçta tartışma sanatı, ya da çelişkili yollardan muhataplarını ikna etme sanatı anlamına gelmektedir.

    Karşıtlıkları kullanarak gerçekleştirilen akıl yürütme biçimidir, diyalaktik ve Sokratik yöntem, tartışma ve düşünme sanatı olarak diyalektiğin Antik Çağ’daki en yetkin halidir. Değişimin ve hareketin sürekliliği düşüncesi bu aşamada diyalektik olarak ifade edilmiştir. Bir fikirden ya da ilkeden içerdiği olulmlu ve olumsuz bütün düşünceleri çıkarma yöntemine diyalektik denilmekteydi.

    Diyalektik, değişik dönemlerde ve değişik filozoflarda farklı bir anlam kazanmış olduğu için, yukarıdaki genel diyalektik tanımı, örneğin Hegel ve Marx’ın diyalektik anlayışını kapsamaz. Bu durum dikkate alındığında,

    1- Diyalektik her şeyden önce, bir tez ya da görüşü, onun mantıksal sonuçlarını incelemek yoluyla çürütme yöntemi anlamına gelir. Yine diyalektik,

    2- Sofistik akılyürütmeyi, cinsleri türlere bölmeyi ya da cinsleri türlerine ayırarak mantıksal bir biçimde analiz etme yöntemini gösterir. Bundan başka diyalektik,

    3- En genel ve soyut fikirleri, tikel örnek ya da hipotezlerden hareket edip bu fikirlere götüren bir akılyürütme süreciyle araştırma yöntemi olarak ortaya çıkar. Diyalektik,

    4- Daha olumsuz bir anlam içinde, yalnızca olasılı olan ya da genel olarak kabul edilmiş bulunan öncülleri kullanarak akılyürütmeyi ya da tartışma yöntemini ifade eder. Bu çerçeve içinde,

    5- Diyalektik yanılsama mantığının, aklın deneyime aşkın nesneleri konu alırken, deneyimin sınırlarını aştığı zaman düştüğü çelişkilerin gözler önüne serilmesi suretiyle, eleştirilmesi anlamına gelir. Ve son olarak

    6- Diyalektik, düşüncenin ve gerçekliğin bir tezle antitezden, söz konusu iki karşıtın bir sentezine varmak suretiyle, gelişmesini gösteren varlık ve düşünce yasası olarak ortaya çıkar.

    İşte bu genel çerçeve içinde, diyalektiğin farklı filozoflar için ifade ettiği farklı anlamları kısaca ele alacak olursak Aristoteles’e göre, bir yöntem olarak diyalektiği bulan filozof olan Zenon’da diyalektik, saçmaya indirgeme şeklinde gerçekleşen akılyürütmeye karşılık gelir. Buna göre, Zenon diyalektik yöntemini kullanarak, bir karşıtın tezini ya da inancını, onun kabulünden ya mantıksal bir çelişki ya da kabul edilemez bir sonuç çıktığını göstererek çürütür.

    Elea Okulunun karşısında yer alan Herakleitos’ta ise, diyalektik evrende hüküm süren ve kendisinden dolayı varolan her şeyin kendi karşıtına dönüştüğü değişme sürecini, karşıtların birliğini ve bunu ifade eden çelişki mantığını ifade eder.

    Oysa, diyalektik Sokrates’te, soru yanıt yoluyla tartışma tekniği ne; Sokrates’in tartışmak üzere karşısına geçen kişiye uyguladığı ve o kişinin verdiği tanımların mantıksal sonuçlarını çıkartmasından ya da tanımların çelişkilerini göstermesinden oluşan çürütme yöntemine karşılık gelir. Söz konusu çürütme yönteminde amaç,

    Sofistlerin yaptığı gibi, bir tartışmada kişinin karşıtını alt etmesi değil de, kişiye gerçek bilgiye erişebilmesi, araştırma yoluna girebilmesi için, bilgisiz olduğunu göstermektir. Diyalektik Sokrates’te, yine şeylerin nesne ya da öz tanımlarına ulaşmayı amaçlayan araştırma yöntemini, şeyleri sınıflarına, doğalarına ya da türlerine göre ayırma yöntemini ifade eder.

    Sokrates’in öğrencisi olan ve diyalektiği insan tarafından yaratılmış tüm sanatların en üstünü ve önemlisi olarak gören Platon’da, üç farklı diyalektik anlayışı söz konusudur:

    1- En yüksek felsefi yöntem olarak değerlendirilen diyalektiğin temelinde, Sokrates’ten miras alınan soru ve yanıt olarak diyalektik, uygun soru ve yanıtlarla tartışma, tekniği olarak diyalektik anlayışı vardır. Diyalektiğin konusu da her zaman aynıdır; onda filozof, diyalektiği kullanarak, var olan her şeyin değişmez özünü arar.

    2- Orta dönem diyaloglarında ise, diyalektik hipotezlerden yola çıkarak akılyürütme anlamına gelir.

    3- Buna karşın, yaşlılık dönemi diyaloglarında, diyalektik, bir yöntem olarak bölme tekniğine dönüşür. Platon’un yaşlılık dönemi diyaloglarında görülen söz konusu diyalektik ya da bölme anlayışı, bölünemez olan ve altında yalnızca bireylerin bulunduğu bir türün tanımına ulaşıncaya dek, cinsleri türlerine bölmekten meydana gelmektedir.

    Aristoteles’e gelince, o diyalektiği, kesin ve zorunlu sonuçlara götüren bir akılyürütme olarak olmasa bile, yararlı olan bir akılyürütme tarzı olarak görmüştür. Ona göre, öncülleri genel olarak hemen herkes tarafından ya da çoğunluk veya filozoflar tarafından kabul edilen bir akılyürütme, diyalektik bir akılyürütmedir; buna karşın, öncülleri yalnızca olasılı görünen bir akılyürütme ise, eristik akılyürütmedir. Aristoteles, diyalektiği bilimin yöntemi olarak görmez, çünkü biz bilimsel bilgide, doğru ve apaçık olan öncüllerden hareket eden geçerli akıl-yürütme olarak tanıtlamayı kullanırız. Bununla birlikte, onun tarafından bir olasılık mantığı’ olarak değerlendirilen diyalektik, üç bakımından, yani entellektüel eğitim ya da zihin jimnastiği olarak, başka insanlarla, onlar tarafından kabul edilen öncüllerin oluşturduğu temel üzerinde yapılan tartışmalar için ve bilimlerin kanıtlanamaz ilk ilkelerini incelemek bakımından önem taşır.

    Modern felsefede diyalektiği ilk kez olarak kullanmış olan Kant’ta diyalektik, deneyimin sınırlarının ötesine giden transendental yargıların yanlışını ya da çelişkilerini gösteren mantık türü anlamına gelir. Hegel’de ise, diyalektik bir düşünce ya da gerçek bir şeyi önce zorunlu olarak karşıtına (ya da çelişiğine) dönüştüren ve daha sonra da onların her ikisini birden içeren bir senteze (ya da birliğe) götüren sürece karşılık gelir. Buna göre, diyalektik, hem düşüncede ve hem de varlıktaki çelişkilerin karşıolumu aracılığıyla, bilgide ve varlıkta daha yüksek bir düzeye götüren değişme sürecine, yani sırasıyla varolan bir şey ya da düşünce (tez), onun karşıtı ya da çelişiği (antitez) ve nihayet onların karşılıklı eylem ve etkileşimlerinin sonucu olup, daha sonra başka bir diyalektik hareketin temeli olan birlik (sentez) gibi üç öğeyi içeren zorunlu değişme sürecine karşılık gelir.

    Kaynak: https://www.turkedebiyati.org/diyalektik/