• Marc Hélys... 1908 yılında bu kitap ilk yayimladinginda kadın yazarların erkek yazarlar kadar önemsemediği fark edilerek bir kadın tarafından uydurulmuş bir isim bu. Gerçek adi Marie Léra.

    Marie Léra, 1904 yılında Istanbul'a ikinci gelişinde Pierre Loti'ye kendini Osmanlı haremine kapatılmış Leyla isimli bir Türk kadını olarak tanıtarak, onu Türk kadınlarının sözcüsü olmaya ikna edip ünlü "Mutsuz Kadinlar" kitabını yazdıracak kadar muzip bir kadın.
    Kendi ismini kullanarak yapamayacaklarını bilip başka isimler ardına gizlenerek yapacağını yapmaktan geri kalmayacak kadar da zeki.

    Kapalı Bahçe, 1908 yılında yayımlanmış. Osmanlı Imparatorlugu'nun son yıllarındaki haremleri ve Türk kadınlarının yaşamlarini anlatıyor.

    Léra, kitabın henüz başında Türk kadınlarının toplumdaki yerine karşı ön yargılı bir tutumu olduğunu ancak onları tanıdıkça bu yargısında yanıldığını itiraf ediyor.
    Léra, "Batili" Fransiz bir gazeteci olarak, okunabilmek icin kendisini gerçek ismi ile kitap yazmak yerine erkek ismi kullanmaya mecbur hisserken; Türk kadınının konumuna karşı bu ön yargısı çok yerinde değil. Sonuçta 1900lü yılların henüz başı. Avrupa, avrupalı kadınlar, Türk kadınlarından daha fazla haklara sahip değil. Keza, kendisi de bunu şaşırarak fark ediyor...

    Kısa hikayelerde etkileyici ve yer yer düşündürücü bilgiler de yer alıyor.

    Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum..
  • Bir valinin sevimli kızı bir gün bana biraz da alaylı
    bir biçimde "Biz artık Doğulu kadınlar olmayacağız ama yine de Batılı olamayacağız" dedi. Ama hiçbir şey onları kapıp götüren akımı durduramayacak. Onlar bilimin tatlı acı meyvesini tattılar. Başlamış olan gelişimi ister istemez tamamlayacaklar. Bu bir günün eseri olmayacak. Gelişimin aşamalarını engellemek isteyenlerin vay haline! Geçiş dönemlerinin her zaman acınacak kurbanları olur. Törel saygı ve sorumluluk duyguları her gün artan Türk dostlarımdan birçok kez cesur olmalarını ve ülkelerinin toplumsal tarihlerinde oynayacakları güzel rolü asla unutmamalarını istedim.
    Marc Helys
    Sayfa 28 - Gita
  • İslam dini maddi açıdan kadını koruyor. Müslüman kadın evlilikte mülkünün sahipliğini ve özgür yönetimini elinde tutuyor. Elindeki değerlerle ticaret yapıyor, kocasının yardımı olmadan binalar alıp satıyor oysa Batı yasaları bu konularda bize acı çektiriyor. Hanım ev harcamalarına katılmak zorunda değil, zaten evlilik sözleşmesi boşanma durumunda kocasının ona her zaman vermek zorunda olacağı parasal zararları öngörüyor.
    Marc Helys
    Sayfa 18 - Gita