96 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
Puan vermedi
“Yaşamı yaşamak zorunda olmanın temel utancı içinde bir aradayız.” #duras bu kitabını 70li yaşlarında yazmış ve bu eserle Goncourt Edebiyat Ödülü’ne sahip olmuştur. 15 yaşında kendisinden yaşça büyük Çinli bir iş adamıyla yaşadığı aşkını ve cinsel deneyimlerini anlattığı, kendi hayatından izler taşımasıyla yarı otobiyografik özelliği taşıyan ve yazarın anlatım tarzı olan “eksilti” sanatıyla yazdığı #sevgili yi buruk hislerle okuyoruz. Yalnızlık, yoksulluk ve umutsuzluk içinde ailesi için fedakarlık yapması gerektiğini düşünüp, seçimleri arasında varoluş ya da yokoluş çabasına şahit oluyoruz. Pasifik’e Karşi Bir Bent, okuduğum ilk kitabıydı ve oradaki annenin hayatta kalma mücadelesi, umudu daha çok anne tarafından anlatılırken #sevgili de kızının bakış açısıyla ve kendi deneyimleri aktarılıyor. Birbirinin devamı değil tabii. Kendi ayakları üzerinde durma çabası, sevme- sevilme ihtiyacı, kabul görme, toplum dayatmalarıyla sekteye uğrarken O’nda bıraktığı izleri ömür boyu taşıyacaktır. #margueritteduras ısrarla okuyunuz.
kamera
Sevgili
kamera
Marguerite Duras
ucnokta_yatay-1
yildiz
7.0/10 · 635 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
112 syf.
Maria ve Rodrigo Paestra'nın hikayesini öyle bir noktada kesiştiriyor ki Duras. Tekrar okunası, üzerine günlerce düşünülesi. Maria, eşi, çocuğu ve kız arkadaşı ile çıktığı tatilde fırtınaya yakalanıp bir kasabada konaklar ve Rodrigo'nun eşi ve eşinin sevgilisini öldürmesi ile karşı karşıya kalır. Sevgiyi derinlemesine inceliyor Duras. Bazı şeyleri yazmadan söylemiş oluyor okura. Bazı cümleleri ise gayet net. İkili ilişkilerde nerede dur denilmesi gerektiğine dair olan durumu çok çarpıcı bir şekilde öğreniyor Maria. Farkına varabilmek bazen acı verir ama varmak da gerekir. Bu kısa ama uzun yolculukta el ele yürüdüm Maria ile. Onun duygularını anlamaya çalışarak, onun Rodrigo'yu anlamaya çalışması gibi. Hayatınızın bir zamanında şans vermelisiniz bu kitaba ve hatta Duras'a.
kamera
Bir Yaz Akşamı On Buçukta
kamera
Marguerite Duras
ucnokta_yatay-1
yildiz
6.4/10 · 123 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
96 syf.
Duras'nın 1984'te 70 yaşında yazdığı yarı otobiyografik kitabı Sevgili. İyi ki yollarımız kesişti. Öncelikle çok cesurca yazılmış bir metin. Korkusuzca, net cümlelerle, ne olduysa ne hissedildiyse anlatılan bir hikaye. Yazılanların gerçek olduğu da düşünüldüğünde insanın içine oturuyor. Kısa ve net cümlelerle yapıyor bunu Duras. Kitabı kapatınca içinize bir acı bırakıyor ama cümlelerinde acı acı yazmıyor. Böyle bir his. Savaş dönemi, aile olabilmek, anne-kız ilişkisi, ilk gençlik, yoksulluk, aşk, cinsellik, toplumun genel yargıları, sosyal sınıflar, ... Minicik kitapta hepsine yer veriyor Duras. Annie Ernaux'nun Yalın Tutku'sunu anımsadım okurken. Konular birbirinden farklı olsa da Fransız kadın yazarların bu duru dilini, kısa cümlelerle verdikleri net duyguları ve cesur kalemlerini seviyorum sanırım. Duras'nın Sevgili'sine bir şans verin isterim. Keyifli okumalar olsun.
kamera
Sevgili
kamera
Marguerite Duras
ucnokta_yatay-1
yildiz
7.0/10 · 635 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
128 syf.
·
1 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
“Acısız yazı yoktur, yoktur".
Kitabı okurken sık sık “ne yazmış ama” deyip durdum. İşin ilginç yanı, beni en çok etkileyen yanının yazmadıkları olması. Cümleler kısa, cümleler kesik, sanki yarım bırakılmış. Anlattığı aşk hikayesi gibi.. Yarım kalmış, tamamlanması mümkün olmayan bir aşkı uzun uzun anlatmak nasıl mümkün değilse, bu kitap da başka türlü yazılamazmış hissi. Ve bu anlatım biçiminin yazına kattığı ritim, etkileyicilik, güç..Hayran oldum. Bir kadın ve iki erkek..Hikaye bir İspanyol kasabasında bu denklemin çözülememesinden doğan bir cinayetle başlıyor konuşmaya. Ve fırtınadan kaçıp kasabaya sığınanların da çözülemeyen bir denklemi var. İki kadın, bir erkek. Duras iki denklemi birbirine çarpıyor, kafa kafaya. Her şey, kocaman bir karmaşaya, kaosa, gürültülü iç konuşmalara bırakıyor kendini. Öyle güçlü anlatıyor ki, kendinizi kirli bir battaniyeye sarılmış, fırtınada sığınılan otelin koridorlarında uyuklamaya çalışan insanlardan biri gibi hissediyordunuz. Polis postalları geçiyor yanınızdan, soğuğu duyuyorsunuz, zeminin sertliği sırtınızı ağrıtıyor. Ordasınız, tüm o kalabalığın içinde. Ve neden sonra, tüm o rahatsız edici, yürek dağlayıcı atmosferin içinde bir dinginlik duyuyorsunuz. Duras tüm o kaosun içinden size mavi buğday tarlalarını göstermeyi, yağmur sonrası toprağın kokusunu duyurmayı başarıyor. Nasıl başarıyor bunu? İnsanın yüreğini hem bu kadar dağlayıp, hem de böyle ferahlatabilmeyi? Üzülerek de olsa kabul ediyorsunuz: Hayat. Tam da böyle bir şey. Bitiyor ve başlıyor..Bir daha asla onsuz olamam dediğiniz her şeyden, herkesten kopup, bir daha asla mutlu olamayacağımızı düşündüğümüz anla, bir sabah serinliğinde kuş cıvıltılarının duyabildiğimiz an, aynı hayatın kucağında oturuyor. 110 sayfayla, bu kadar güçlü, bu kadar etkileyici bir kitap yazmayı nasıl başardın ey Marguerite diye sorasım geliyor...İnsanın yüreğini bunca dağlamak..üstelik salkım saçaksız, süssüz püssüz.. Sonra internette Duras’ın bir fotoğrafının altında şu yazıyı görüyorum: "Il n'y a pas d'écriture sans douleur, ça n'existe pas" “Acısız yazı yoktur, yoktur". Her şeyi anlatıyor.
kamera
Bir Yaz Akşamı On Buçukta
kamera
Marguerite Duras
ucnokta_yatay-1
yildiz
6.4/10 · 123 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
112 syf.
·
2 günde
·
7/10 puan
"Kurtuluş, gecenin yerleşmeye başlamasıyla gelir. Dışarda çalışma durduğunda, geriye o lüks kalır, sahip olduğumuz, gecenin içinde yazma lüksü." Bazılarımız için gündüzün yerini karanlık aldığında çalışma biter. Ama bana göre o vakitler karanlığın çökmeye başladığı ve ilerleyen saatleri çalışmanın bittiği değil, başladığı vakitler olarak görüyorum. Gündüz günün rutin işlerine koşturup akşamın o saatlerinde kendimle başbaşa kalıyorum ve bu benim sahip olduğum en güzel lüksüm, 'akşamın içinde tek başına kalma lüksü' Yazarın "Sevgili" isimli kitabını severek okumuştum fakat "YAZMAK" kitabı benim için farklı bir deneyim oldu. Bazen onca kitap okuyorken neden bir tohuma ben atamıyorum toprağa diye kendi kendime hayıflanırken bu kitapla karşılaştım ve hayıflanmalarımın nedenini anladım. Kendisini yıpratacak kadar sevdim.
kamera
Yazmak
kamera
Marguerite Duras
ucnokta_yatay-1
yildiz
7.3/10 · 117 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
191 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.
;