• İçimde var olanı ben herkesten iyi bilirim. Başarıya ulaşacağımı biliyorum. Kimse beni tutamaz.
  • JACK LONDON
    MARTİN EDEN

    Roman,övüldüğü kadar varmış,ben de etkilendim.Özellikle Martin in azmi,hırsı,zorluklara karşı dirençli,hedefine olan inancı ve kararlılığı...son derece etkileyici.İnsan' bu hırs ve azim ben de olsa şimdi nerelerde olurdum' demeden geçemiyor.
    Ah Martin ;Ferhat a dağları deldiren aşk Martini de bir kavkada koruduğu kişinin evine yemeğe davet edilmesiyle başlıyor.Aşkı yani Rud arkadaşının kız kardeşi oluyor .Zengin kız ,fakir oğlan hikayesi.Kızı ilk gördüğü anda kararını veriyor ve hedefini çiziyor.Kendinin yetiştiği kaba saba ağzı bozuk ,eğitimsiz ,fakir sınıftan ,Kültür seviyesi yüksek ,nazik ,kibar,eğitimli,zengin elit takıma geçme kararı.Peki bunu nasıl yapacak .Tabi eğitimle.Rut un teşviki ve yönlendirmesiyle eğitim düzeyini artırmaya başladı .Öğrenme aşkı o kadar kuvvetliydi ki yemeden, içmeden ,uyumadan büyük bir hırsla kendisininde şaşacağı düzeyde kitaplar okudu ve araştırmalar yaptı.Bu aşk zamanla yazma isteği doğurdu .'Ben , bu okuduklarımdan daha iyisini yazarım' diyerek yazmaya ve yazdıklarını dergi ,gazete ve yayın evlerine göndermeye başladı.Hem geçimini sağlamak hem de kendini kanıtlamak adına,kendinin asıl mesleği olan gemicilkte tecrübe edindiği hikayeleri yazmaya başladı.Ve kime gönderdiyse yazıları geri çevriliyordu .o ise inadına yazıyor ve yine birçok yayınevi ,dergi ve gazatelere gönderiyordu.Bu arada eğitim düzeyi o seviyeye geldi ki kendisiyle alay eden bir ucube gibi davranan insanlarla en derin konular hakkında tartışmaya ve onları mars etmeye başlıyor.Bu tartışmaların birinde bir gazeteci tarafından 'Sosyalistlerin lideri'gibi bir başlıkla gazetelerde tanıtılıyor.Her ne kadar ben böyle bir insan değilim desede herkes tarafından dışlandı.Rut bile artık onunla görüşmek istemiyordu.Artık hayata pesbdiyecek bir seviyeye gelmişti.Açlık ,yokluk,borçlar son haddindeydi.Artık adı hükümet karşıtı olarak, isyancı olarak çıkmış,en önemlisi yaşam sebebi Rut nişanı bozmuştu.Tam da bu durumdayken yayınevlerinden yazılarının kabul edildiği haberi gelmeye ve hatta başka yazılar talep edilmeye başlamıştı.Büyük bir ün kazanmıştı .Yazıları yabancı dillere bile çevriliyordu.Artık hedefine ulaşmıştı ama bu kendine hiç zevk vermiyordu.Hatta Rut bile kendinden beklenmeyecek teklifle Martin e gelmişti.Martin eski Martin degildi.Kazancının büyük kısmını ailesi ve hayatında kendine yardımcı olmuş ihtiyaç sahiplerinin hayallerini gerçekleştirmek için harcadı ve yeni bir hayat kurmayı planladığı yere giderken hayatına son vermişdi.
    Okumanızı tavsiye ederim.iyiki okumuşum.
  • 160 syf.
    ·13 günde·8/10
    Aslında bu kadar uzun sürede okunamayacak kadar akıcı ve güzel bir roman. Ancak bazı rahatsızlıklarım yüzünden okuyamadım ve bu nedenle okunması gereken süreden fazlasını aldı. Jack London yine öylesine güzel bir hikaye bırakmıştı ki avuçlarımıza.

    Jack London’ı özellikle Martin Eden ile tanıdık hepimiz. Muhakkak okunması gereken; tutkuyu, azmi, hırsı, sınıf farkını, hayal kırıklığını ve aşkı ne de güzel anlatmıştı Martin Eden’da.

    Ama şimdi anlıyorum ki, Jack London’u Martin Eden ile değil diğer kitapları ile okumaya başlamalıymışız. Kronolojik olarak demek istemiyorum. Martin Eden bir zirve ise yazarın romanlarında o zirvenin basamaklarını atlamadan çıkmalıyız diye düşünüyorum.

    Bu kitapta London, ergenlik döneminde bir gencin okul hayatından uzaklaşıp denizde bir serüven yaşamasını ve bunun hayatına kattığı değişiklikleri anlatıyor diyebiliriz kısaca.

    Denizin Çağrısı’ndan hiç bir bölüm paylaşamadım çünkü, yazar tamamen olay odaklı anlatıyordu. Hiç bir çıkarım yapamayacağım bu hikayeden diye düşünürken serbest vuruşla golü attı ve bir kez daha neden “Jack London” olduğunu gösterdi.

    Alıntı:
    “Dünyadaki bütün paralar bir araya gelse satın alamaz insan yaşamını. Boşuna harcanmış, ziyan edilmiş bir yaşamın yerini de tutamaz hiçbir para. Kısır kalmış, kırılmış, çirkinleşmiş bir yaşamı güzelleştiremez, onaramaz, yeşertemez para. “
  • 520 syf.
    ·10/10
    Kitap baş karakterle bütünleşeceğiniz, çoğunlukla hayatınızdan kesitler sunacak olan; insanın hırsı, azmi, aşkı, hüznü ve depresyonunu hissedeceğiniz kesinlikle okunması gereken bir kitap.
  • 520 syf.
    ·33 günde·Puan vermedi
    MARTİN EDEN;jack london'un kendi hayatından öğeleride barındıran romanının hem adı hemde kahramanıdır.
    Bir denizci martin,genç,kuvvetli,yakışıklı bir gün tesadüf eseri burjuva sınıfından bir ailleye yemek davetine gitmesiyle hayatı değişmeye başlar evin kızı olan genç ve güzel Ruth'u görür görmez aşık olur.Ona ulaşabilmek için kendini ona layık olarak görmek için deliler gibi okur okur okur çalışmak onun için sadece daha fazla kitap almak için bir araçtır. Bu arada yazmaya da başlar hikaye,şiir, eleştiri.Büyük bir yazar olma hayali kurar bu hayaline sadece kendi inanır çünkü yazdıkları hiç bir yerden kabul görmez yazdıkları çoğunlukla postadan geri döner inatla tekrar postalanir.Hiç parası olmadığı zamanlarda rehineciye takım elbisesini ,bisikletini verir tekrar yazmaya okumaya az da olsa kendini doyurmaya çalışır.Bazı yerlerde knut hamsonun açlık kitabını hatirlatti zira iki karakterinde yazmak için cektikleri benzer durumlardı.
    Hırsi,azmi asla pes etmeyişi ve kararliligi onu başarıya ulaştiriyor ama ulaştığı başarı onu mutlu etmiyor burjuva sınıfı ve cevresindeki insanlarında bu sayede gerçek yüzlerini görüyor.Kitabin sonuna doğru Nasrettin hocanın "ye kürküm ye" sözünü hatırlattı bana.Martin Okudukça, öğrendikçe,kendini geliştirdikce farkındalığı arttı bilmekle kendini tüketti.Öyle biri karakter ki martin eden suç ve ceza'nin Raskolnikov'u,Notre dame'nin kamburundaki Quasimodo, Sefillerin Jean Valjean sevecegimiz aklımıza kaziyacagimiz unutamayacağımiz bir karakter.
    Jack london'un bu muhteşem eserini bayıla bayıla okudum altını çizmedigim sayfa kalmadı.Herkesin mutlaka okumasını tavsiye ediyorum.
  • 520 syf.
    ·Beğendi·10/10
    İnsanın azmi ve hırsı olduğu sürece olgusal zorlukları yenebilir fakat yaşam denen Hayatı asla. Kitap genel hatlarıyla ideolojik, aşk ve sevgi üzerine kurgulanmış gibi görünüp hissedilse bile bana göre insan iradesinin ölçümü idi -gerek hayata dair gerekse insansal ilişkiler içerisinde kişinin neyi baz alıp savaşması gerekiyor?
  • 520 syf.
    ·Puan vermedi
    Marın Eden, Jack London, @isbankasikulturyayinlari .
    Harika bir kitapla geldim.Yarı otobiyografik sayılan bu kitap Martın’ın yokluktan yazarlığa doğru izlediği yolu gösteriyor.Martın Zengin bir aileye misafir olarak gittiğinde Ruth ile tanışır ve aşık olur.Aşkı için okul okur,konuşmasını düzeltir,kendini Ruth’a layık olmaya adar.Ve büyük bir yazar olmaya karar verir.Öğrendikçe gelişir,parasızlığa,uykusuzluğa,yorgunluğa rağmen amacından yazar olmaktan vazgeçmez.Dışardan imrenerek baktığı zenginlerin aslında hiç bişey bilmediğini farkeder.Onun azmi ve hırsı uzun bir yolculuktur ve yolculukta yalnız kalır yanında ona inanan kimse yoktur.Ruth’da dahil.Ta ki ünlü bir yazar olana kadar.İşte o zaman Martın Eden’in de amacı bitmiştir.
    .
    Kalın bir kitap olmasından dolayı yazın okumayı düşünüyordum.Her gün her yerde karşıma çıktı sanki beni oku der gibi️Bu muazzam kitabı okuduğum için şanslıyım.Benim için büyük bir kaybedilmişlik olurdu.Modern klasiklerin içinde önceliğiniz olacağına tadı damağınızda kalacağına eminim.Bir kitabı tavsiye etmek mutlaka okuyun demek nadir kitaplar içindir.İşte bu kitap mutlaka okunmalı️Etkisinde günlerce kalacağınız kitap severlerin baş ucu olacak bir kitap.Keyifle okuyun️️