• 456 syf.
    ·Beğendi·10/10
    Yarı otobiyografik bir eser olan Martin Eden’i çok beğendiğimi söyleyerek başlamak istiyorum.Hayatı zorluklarla geçmiş Martin’in Ruth ile tanışınca onun da dahil olduğu burjuva sınıfına özenmesini ve Ruth’a uygun bir eş olabilmek sınıf atlama çabasını konu alan eserde London yaşadığı devrin hem fakir insanlarını ve yokluk içindeki yaşam çabalarını hem de burjuva sınıfının yapmacık ahlakını gözler önüne seriyor.Kendini kitaplara veren ve geliştiren Martin uzun uğraşları sonunda burjuva seviyesine ulaşsa da bu hayatın yapmacık büyüsü onun içindeki boşluğu doldurmuyor.
    Genel konu itibariyle böyle olan eser hakkında ben Martin ile Ruth arasındaki aşka dikkat çekmek istiyorum.Ruth Martin ile evlenebilmek için iş bulmasını ister Martin’den.Ama Martin işe girerse büyük bir yazar olma amacından sapacaktır.Bu yüzden ayrılmak zorunda kalırlar.Martin tanınmış bir yazar haline gelince de ailesinin isteği üzerine Ruth Martin ile evlenmek ister ancak İstenmeyecektir.Bu noktada hem Martin Eden’e hem de London’a çok kızdım.Çünkü Ruth’u paragöz biri olarak kabul etmişler.Halbuki Ruth Martin Eden’i fakirlen hiç kimsesi yokken sevmişti.Ailesi karşı gelmesine rağmen nişanlanmıştı onla.İşe girmesini istemesi ailesinin isteğiyleydi daha çok.Ancak Martin zengin olunca Ruth’u reddetmiş ve giyecek elbisesi bile yokken kendisine aşık olan Ruth’a büyük haksızlık etmiştir.
    Jack London yaşasaydı bu sitemimi iletmeye çalışır, Ruth’a yapılan haksızlığın(kanaatimce) karşısında olurdum.
    Genel olarak çok başarılı bir roman olan Martin Eden’i herkese tavsiye ederim.