Serinin mistik ve çöl masalı havasi çok hoşuma gidiyor
İki kitaptan oluşan Atesin Peşinde serisinin ikinci kitabini da bitirdim. Ölüm Prensi Nasir ve Avcı Kadın Zafira'nin, ülkelerine büyüyü geri getirmek uğruna aşklarını dâhi ikinci plana attığı zorlu bir görevleri vardi. En başta büyülü adaya giden fakat beklemedikleri engellerle karsilasan grubumuzun yarım kalan macerasi bu kitapla da devam etti. Özellikle Altair'in hangi tarafta olacağını çok merak etmiştim çünkü konumu nedeniyle kilit bir isimdi. Umursamaz ve çapkın havasi çok hoşuma gitmişti ve bu kitapta da beklediğimi aldim diyebilirim. İlk kitaba göre tabiki daha aksiyonlu devam etti. Nasir ve Zafira arasındaki slow burn gelişen aşk yer yer beni çıldırtsa da derin anlamlar taşıdığını düşündüğüm bir hikayeydi. Zaten sadece bunun için yarım puan kırdım. Derin bir aşk ve tutku olmasina rağmen çoğu şey kursağımda kaldı. Çok güçlü karakterler tanidim ve hepsinin hikayesi içime dokundu. Kötü karakter olan Gecenin Aslanı için bile yeri geldi üzüldüm. Nasir, Zafira, Altair ve Kifah dörtlüsünün arkadaşlığını baya benimsemişim. Kitap bitince adeta gururlu bir anne gibiydim. Epik tarafı ağır basan bir fantastikti. Yetiskin içerik olmadığı için genç arkadaşlarım da rahatlıkla okuyabilir, herkese önerimdir.