"Seni uzaklara götürür ve asla bırakmazdım. Benim küçük Sirenim. Sen buraya ait değilsin, burada sabrım ve merhametim tükeniyor. Sana bircok sey yaptirabilirim, cok fazla sey. Hepsinden keyif alırsın, sana bunun sözünü verebilirim. Sen onlardan keyif alırsan ben de alırım."
"Söyle bakalım, Melek."dedi çenemi kaldırıp beni gümüşi gözleriyle buluşmaya zorlayarak, bakışları neredeyse vahşiceydi. "Benim olanı tehdit eden düşmanlara ne yaparım biliyor musun?"
Kulağıma doğru eğildi. "Onları öldürürüm."geri çekilip gözlerimle buluştu. "Ve bu, hızlı ve temiz bir ölüm olmaz."
"Gece...Tam da bu yüzden insanlar krallığımı hafife alıyor. Kimse karanlığı görmüyor ancak o her yerde. Bir evren dolusu karanlıkla cevriliyiz. O biden önce de vardı, bizden çok sonra da var olmaya devam edecek. Yıldızlar bile değişir ve sonra ölürler ama karanlik daima orada olur."