• Türk Dil Kurumu’nun (TDK) internet üzerindeki Güncel Türkçe Sözlüğü’nde “bakire” sözcüğünü aradığımızda, karşımıza “cinsel ilişkide bulunmamış (dişi), kızoğlan, kızoğlankız” açıklaması, “bekâret” sözcüğüne baktığımızdaysa, “kızlık; saflık, temizlik, masumluk” gibi anlamlar çıkıyor karşımıza. Günlük dilde bekâret yerine daha çok kullanılan “kızlık” sözcüğünün anlamına baktığımızda da, “cinsel ilişkide bulunmamış bayanın durumu, bir kadının evlenmeden önceki yaşantısıyla ilgili” tanımlarını görürüz. Bu açıklamalara göre, cinsel ilişki ve/veya evlilik, Türkiye’de bekâretin ana ölçütlerini oluşturuyor.
  • Türk Dil Kurumu’nun (TDK) internet üzerindeki Güncel Türkçe Sözlüğü’nde “bakire” sözcüğünü aradığımızda, karşımıza “cinsel ilişkide bulunmamış (dişi), kızoğlan, kızoğlankız” açıklaması, “bekâret” sözcüğüne baktığımızdaysa, “kızlık; saflık, temizlik, masumluk” gibi anlamlar çıkıyor karşımıza. Günlük dilde bekâret yerine daha çok kullanılan “kızlık” sözcüğünün anlamına baktığımızda da, “cinsel ilişkide bulunmamış bayanın durumu, bir kadının evlenmeden önceki yaşantısıyla ilgili” tanımlarını görürüz. Bu açıklamalara göre, cinsel ilişki ve/veya evlilik, Türkiye’de bekâretin ana ölçütlerini oluşturuyor.
  • Gayet beğendim. İki mevsimlik tarım işçisinin hayata tutunmalarını sağlayan hayallerini masumluk, saflık, hırs ve vefa gibi konularla ele alan bir kitap. Steinbeck ile tanıştığım roman. Okuyun derim ;)
  • Paris odasında "birimiz gitmeli." notuyla intihar eden Oscar Wilde'in tek romanı ve başyapıtı olan Droin Grey'in portresi 1800'lü yılların sonunda İngiltere'de Dorian Grey adında oldukça güzel bir delikanlının Basil adındaki bir ressam tarafından portresi yapılmasıyla başlıyor. Dorian Grey saflık, güzellik, masumluk gibi güzel şeyleri temsil ederken zamanla bozulan ahlakıyla, bencilliği ve sapık hazlarıyla gitgide kötü biri olup çıkıveriyor.
  • “Bazılarının yüreğe iyi gelen bir yanı vardı, armağan gibiydiler.”
    Küçük Prens
  • Yazar ilk kitabını sosyal medya aracılığı ile paylaşırken yaşı küçük olmasına rağmen ilk kitabı 130 milyon okunma göstererek gerçekçi bir hikâyeyle yola çıktı. Böyle bir hikayeye hayat verdiği için öncelikle kendisiyle gurur duyuyorum.

    Bazen kendini çok güçlü ve yıkılmaz zannedersin halbuki için küflü duygular ve kırık çaresizlikle doludur işte o anlamsız duyguları hissedip ifadesizliği kişilik edinen kişi Ediz...

    Bir diğer yanda küçük bir kızın kirli bir geçmişi vardır ama sen kendi ellerinle yapmamışsındır en yakınların kirletir ve buna razı gelirsin işte buna başından beri geleceği için razı gelen savunmasız bir katile ailesi için kendi hayatıyla ölüm kalemiyle imzalanmış bir antlaşma yapan Doğa..


    Hiç güvenilmemesi gereken kişeye güvendin mi ?
    Yada sevgi gibi bir duygu besledin mı?
    Bir katilin içinde ki karanlıktan bir ışık olarak göründün mü geleceğine?.
    Yada uğruna hayatını ölüme sunduğun ailen senin sandığın gibi değillerse...


    Gözlerini kapat görmek istediğin kişiyi gör çünkü Doğa gördü ama doğru mu gördü kendisi dahi bilmiyor.
    Ölmek de istiyor ,Hayatını çalan o katilin varlığını hissetmekte .
    Peki ya Ediz ?
    Intikam ve duygular onun yıkılmaz ifadesizligini karşı karşıya getirirse.
    Elindeki kurbanâ ya aşık olmaya başlarsa.
    Psikopat ve kötü bir adam bu aşkı ne yapabilir?
    Saflık ve masumluk her karanlığı delip geçiyor işte bu hikayede de...
    Birbirini en sonunda parçalayacaklarını bile bile birbirine bağlanan iki yanlış insandı .Ediz ve Doğa..
    Şahmeran efsanesine can veren iki yanlış kişi...

    Ikinci kitapdaki çoğu sahne cidden beni bile darmadağın etti .
    Size şunu demek istiyorum ki Ediz ne kadar bana güvenme desede Doğa kadar bir kitap karakterine o kadar güvenmiştim.
    Ama Veyl 'in sonu öyle bir sahneyle bitiyor ki ilk önce gözleriniz yanıyor sonra sizden izinsiz o duyguyu bir kitap karakterine bağlayan kalbiniz sızlıyor.
    BEN ilk defa bir kitapda bu kadar yaşadığımı hissettim.
    Belki de kitaba fazla odaklanmamdandı bu sonuç ama bana büyük şeyler kattı.
    Okumadan kitapları kesinlikle eleştirmeyin. Çünkü hangi cümlenin hangi paragrafın hangi karakterin size dokunacağını bilemezsiniz.
    Okumayanlar için büyük bir kayıp bana göre.
    Olaylar gerçekçi ve karakterler çok analiz edilerek yazılmış.
    Tekrar tekrar sahnelerini okuduğum tek kitap serisi...
    Gerisi size kalmış:)
    Sessiz bir yerde okumanızı tavsiye ederim işte o zaman duygularınızın sesini duyabiliyorsunuz.
  • Kütüphaneye bir Yaşar Kemal daha ekledim. Yine muazzam bir betimleme, harika bir doğallık, saflık; Anadolu'nun tadı, konuşmaların şivesi,muzipliği say sayabildiğin kadar. Kitap 72 sayfadan oluşuyor ama büyük puntoları son derece rahatsızlık verici. Roman okumuyor da bir çocuk kitabı okuyoruz tadında olmuş. Sayfa sayısını artırmak için puntoları büyütmeleri hiç güzel değildi bu yüzden puan kırdım.

    Kitaba geçersek İnce Memed serisini okumuş biri olarak kesinlikle daha altta kalmış bir eser ama sayfa sayısına göre yorumlarsak bu kadar sayfaya bu konuyu iyi yaymış yazar. Tayini Yokuşlu Köyüne çıkmış postane müdürünü ve eşinin görev yerine ulaşma çabası. Çabası diyorum çünkü roman bu çabayla başlıyor ve bitiyor. Bu arada geçen diyaloglar çok başarılı. İçerisinde komiklik, doğallık,masumluk ve en başında korku duygusu ön planda; salgınmışçasına bir korku. Sıra dışı, fantastik kurgu; gizemli ve mistik bir konu içerisine sıkışmış anlamlar… Belirsizliği ön plana almış yazar ve yazmaya başlamış; okuru direk romanın içine çekmiş. Köye ulaşmak isteyen postane müdürü bir çok kişiden köye gitmemesi gerektiğini ve kuşların istila ettiğini duyuyor. Herkes başka bir şey diyor ama tek konu o köye gitmemesi gerektikleri.

    Konuya gelirsem kulaktan dolma bilgilerle insanların hareket etmemesi gerektiğini, başkalarının lafıyla korkup bir işten vazgeçmemesi gerektiğini anlatan bir eser. Toplumsal korku yüzünden bazı duyguların, düşüncelerin bastırılmasını konu aldığını düşünüyorum. Ayrıca insanın dışından başka görünüp nasıl biri olduğuna kanaat getirilmemesini çok güzel aralara serpiştirmiş. Tanımadan, bilmeden bir insan hakkında karar verilmemeli yani ön yargılı davranmamalıyızı işlemiş. Gayet güzel, kısa ve özlü bir eser.