• 244 syf.
    ·3 günde·Puan vermedi
    Yevgeni Zamyatin'in kaleminden çıkmış olan "Biz" bu zamana kadar yazılmış olan bütün distopyaların babası sayılır. Öyle ki 1984'ün yazarı George Orwell, Cesur Yeni Dünya'nın yazarı Aldous Huxley ve daha bir sürü yazar bu kitaptan esinlenerek eserlerini kaleme almışlardır. Kitapta Velinimet tarafından yönetilen Tek Devlet isimli bir oluşumla karşılaşıyoruz. Tek Devlet tamamen istatistiklerin, sayıların, matematiksel olguların hüküm sürdüğü bir şekilde yönetilir. Uyumak, uyanmak, yemek yemek ve sevişmek dahil bir çok şey belli bir istatistik ve düzenle gerçekleştirilir. Bir de Integral vardır. Integral ise bu muhteşem düzenin ulaşmak istediği tek şey olan " "Uzay"a gidiş bileti yani gemisidir. Kitapta integral'in mimarı olan D-503'ün anılarını ve ansızın beliren ve infilakına sebep olan bir duygunun onu sürüklediği sonsuz bir çıkmazı okuyoruz. Ursula K. Le Guin bu kitap için şimdiye kadar yazılmış en iyi bilim kurgu kitabı demiş. Ben kendisiyle aynı görüşte değilim maalesef. Kitap güzel, kolay okunuyor. Okunur, okunmaz değil. Ancak bir "en" de değil. Ben 1984'ü daha çok beğenmiştim açıkçası. Yinede bilim kurgu okumayı, distopya okumayı sevenler için bire bir bir kitap. Okunsun, okutulsun efendim.
  • Spinoza'nın bize sunmaya çalıştığı reçeteleri, biraz muziplik yaparak, matematiksel olarak şu şekilde formüle edebiliriz:

    k; keder, e; eyleme gücü, d; düşünme gücü ve s; sevinç olmak üzere;

    d.k=e (i) ve,
    d.k=s (ii).
    Öyleyse; e=s (iii).
    Aynı zamanda; e=d/k (iv)
    ve s=d/k (v)

    i: Düşünme gücü artarken, keder azalır ve eyleme gücü artar.
    ii: Düşünme gücü artarken, keder azalır ve sevinç artar.
    iii: Eyleme gücü artarken, sevinç de artar.
    iv: Eyleme gücü, düşünme gücü bölü kederdir.
    v: Sevinç, eyleme gücü bölü kederdir.
    Henidik Dergi
    Sayfa 28 - Özgecan Şekerci
  • Evcil Hayvanlarla Aynı Ortamda Yaşayan Çocuklarda Bazı Hastalıklar Daha Az Görülüyo

    İsveç’teki Göteborg Üniversitesinden bir grup bilim insanı tarafından alerji ve çocuklar üzerine bazı çalışmalar yapıldı. Bunun sonucunda çok sayıda evcil hayvan bulunan bir ortamda yaşayan çocuklarda, alerjik solunum yolu ve cilt hastalıkları görülme oranının düşük olduğu belirlendi.
    Kilogram ölçü birimi, bilimsel deneylerde ve ticarette çok büyük önem taşıyor. Kütlenin temel birimi olan kilogramın tanımı fiziksel bir nesneye dayanarak yapılmıştı. Sabit bir sıcaklık altında, hava geçirmeyen cam kavanozların içinde tutulan bu nesne Büyük K (Le Grand K) olarak biliniyor. Çok korunaklı bir ortamda bulunmasına karşın bu nesne yıllar içinde yıprandı ve güvenilirliğini yitirmeye başladı. Artık kilogramı tanımlamak için bilim insanlarının geliştirdiği matematiksel bir formülden yararlanılacak. Bilim insanları bu formülü elde etmek için kütlesi bilinen bir cismi
    bir teraziye yerleştirmiş. Daha sonra bir elektromıknatıs yardımıyla teraziyi dengeye getirmişler. İşte teraziyi dengeleyen elektromıknatıstan geçen elektrik akımı, bu matematiksel formülün temelini oluşturuyor. Kilogramın yeni tanımı 20 Mayıs 2019 tarihinden itibaren kullanılmaya başlanacak.
    Çalışma iki farklı grupla yapıldı. İlk grupta yedi ile sekiz yaş arası 1029 çocuk bulunuyordu. Yapılan araştırmada, yaşamlarının ilk yılını evcil hayvan bulunmayan bir evde geçiren çocuklarda bu hastalıkların görülme oranı yüzde 49 çıktı. Bu sayı, yaşadığı ortamda bir evcil hayvan bulunan çocuklarda yüzde 43, üç evcil hayvan bulunan çocuklarda ise yüzde 24’tü. İkinci grupta, doğumlarından itibaren yaklaşık dokuz yıl izlenen 249 çocuk vardı. Bu çocuklardan yaşamlarının ilk yılında evcil bir hayvanla aynı ortamda yaşamayanlarda alerjik solunum yolu ve cilt hastalıkları görülme oranı yüzde 48, bir evcil hayvanla aynı ortamda yaşayanlarda yüzde 35, evcil hayvan sayısı iki ya da daha fazla olanlarda ise yüzde 21 olarak bulundu
  • Hakan
    Hakan Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu'yu inceledi.
    564 syf.
    ·7 günde·10/10
    Her zamanki gibi Murakami’nin muhtesem ve essiz hayal gucu ile yazilmis oldugugunu gordugunuz bir kitap. Zihni ile matematiksel yollarla bilgileri sifreleme isi ile ilgili 35 yasinda olan bir kahramanin gercek dunya ve bilinc altindaki dunyasi ile ilgili hayatini oldukca detayli betimlemelerle anlatan bir kitap Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu
  • 352 syf.
    ·Puan vermedi
    Kitap çok matematiksel işlenmiş olduğundan dolayı bende matematiksel bir şekilde ele almayı düşünüyorum o yüzden madde madde kitap hakkındaki düşüncelerimi yazacağım.

    • ilk olarak kitap biçem üzerine ele alınmış
    Yani kitapta yazar "E" harfini kullanmadan kendini ifade etmiş ve kitap bu "e" harfinin kayboluşundan yola çıkılarak yazılmış.

    • ve kitabı incelediğimiz zaman Fransız aslının 26 bölümden oluştuğunu görüyoruz Türkçe çevirisi ise 29 bölümden oluşuyor bu bölüm sayılarında da yazarım matematiksel bir oyun oynadığını görüyoruz çünkü Fransız alfabesinde baktığımız zaman 26 harften oluşuyor ve Türk alfabesine baktığımız zaman da 29 harften oluşuyor ve bu 26 harfin içindeki bir e harfinin kayboluşu anlatılıyor ve baktığınız zaman da aslında bölümlerden bir tane bölümünde eksik olduğunu görüyoruz bu eksik bırakılan bölümünde kitapta ki eksik kalan e harfinden dolayı atlanmış bir bölüm olarak ele alındığını düşünüyorum.

    • yani kitap görüldüğü gibi bir puzzle'ın parçaları gibi dizayn edilmiş ve bu puzzle'ın bir parçasının eksik olduğundan bahsediyor tüm tabloyu görebilmemiz için de diğer bütün puzzle'ları kendi kafamızda birleştirebilmemiz gerekiyor geriye kalan ve son eksik kalan e harfinin de diğer puzzle'lardan yola çıkarak aslında kendi içimizdeki kaybolan puzzle parçası olarak düşünmemizi sağlıyor kitap..(biliyorum oldukça karışık :)

    • bazı kitapların anlaşılması için kitabın yazarının da otobiyografisine bakılması gerekir Georges peres'in otobiyografisine bakacak olursak:
    - 2.Dünya savaşına tanıklık etmiş
    - babasını küçük yaşta kaybetmiş
    - annesi kaybolmuş (ve bence yazar kayboluş başlığı altından belki de annesine ithafta bulunmuş )

    • Fransızca aslında ki kitabın adı :
    "La disparition = ortadan kaybolma "

    • Başlıktan devam edicek olursak ;

    bence yazar ortadan kaybolmayı bir yokoluş gibi değil de sadece bir süreliğine bir kayboluş olarak ele almış birçok dinde de bir insan öldüğünde yokolmuş sayılmaz sadece ruhu bizim bilmediğimiz bir yerlere gitmiştir ve sadece maddi olarak algılayabilen bizler için kayboluş gibi görünür.

    • Ve bence kitaptaki" e "harfinin kaybolması da bize içimizdeki bazı şeylerin kaybolduğunu yok olmadığını ve onu tekrar kazanabilmek için de bir arayışa girmemize söyler.
    ( belki de yazar sadece bizi denemek istemiştir ...acaba bir gün alfabemizden bir harf kaybolsa ya da bir kelime bunun peşine düşecek miyiz sayfa sayfa yoksa ihtiyacımız olana kadar kullanmamayı mı tercih edeceğiz ...Dilin böyle çıkmaza girmesi bile insanı ürkütüyor değil mi !?)

    • KİTAP BİZE NE ANLATIYOR?

    Öncelikle kitaptan ne anladığımız puzzle'ın parçalarını ne kadar yerine oturtabildiğimize bağlı.
    Benim puzzle"ım da en son karşıma çıkan sonuç yazarın maddi bir öğe olan" e" harfinin kayboluşundan yola çıkarak kendimizdeki, benliğimideki kayboluşlar anlatılmış .

    Hayatımızdaki basit görünen şeylerin aslında ne kadar karmaşık olabileceği ya da karmaşık görünen olayların ne kadar basit olabildiğini anlatıyor ...

    • sonuna kadar okuduğunuz için teşekkürler umarım beğenmişsinizdir .
    Eksiklerim olabilir çünkü kitap anlaşılması zor ve bence araştırılarak okunması gereken bir kitap anlamlandiramadigimiz bir çoğu olay örgüsü sonrasında birbirine bağlanıp bı çözüme kavuşturuyor bizi..... Georges Perec Georges Perec Kayboluş
  • (d. 1540 ö. 1603) Fransız matematikçi. 1540 yılında Fontenay le Comte'da doğmuştur. İyi bir eğitim almış, son olarak hukuk öğrenimi görmüştür.

    16. yüzyılın meşhur Fransız matematikçilerinden Viète (1540-1603) profesyonel bir matematikçi değildi. Gençliğinde hukuk öğrenimi görmüş ve Bretagne parlamentosunun üyesi olmuştu. Daha sonraları Kraliyet Meclisi'nin üyesi olmuş ve önce III. Henri'nin, sonra da IV. Henri'nin, yani meşhur Gemici Henri'nin hizmetine girmişti. Gemici Henri'ye hizmeti sırasında, düşmanın gizli mesajlarını çözümlemede o kadar başarılı olmuştu ki, İspanya onu şeytanın müttefiki olmakla suçlamıştı. Viète yalnızca boş zamanlarını matematiğe ayırmasına rağmen, yine de aritmetiğe, cebire, trigonometriye ve geometriye önemli katkılar yapmıştı. IV. Henri'nin hizmetine girmeden önceki dönemde matematiksel incelemelerine bol vakit ayırabilmişti. Aritmetik alanında, altmışlık kesirlerden çok ondalık kesirlerin kullanılmasını savunmuştu.

    Viète'in en önemli katkıları cebir alanında olmuş ve en çok bu konudaki çalışmalarıyla bugünkü çağdaş görüşlere yaklaşmıştı. Onun en önemli başarısı, denklemler kuramını geliştirmesiydi. Viète, eskiden beri çözülmeye çalışılan, ancak başarılı olunamayan bazı problemlerin üzerinde durmuş, örneğin bir açının üçe bölünmesi probleminin bir üçüncü derece denkleminin çözümüne dayandığını göstermiştir. f (x) = k (k pozitiftir) alarak, aranan kökü diğerlerinden ayırmış, sonra bu kök için yaklaşık bir değer kabul etmiş ve kök için başka bir değerin bölmeyle elde edilebileceğini göstermiştir. Bu işlemin yinelenmesi, kök için bir sonraki değeri verir; böylece devam eder. x5 - 5x3 + 500x = 7905504 denkleminde r = 20 kabul ederek, 7905504 - r5 + 5r3 - 500r bulur ve sonucu bir değere böler; denklem (f (r + s1) - f (r) - s1n (n, denklemin derecesi ve s1 bulunacak sonraki rakamın basamak birimidir) biçimini alır. Böylece, eğer aranan kök 243 ise ve r = 200 olarak alınmışsa, s1 = 10 olur; fakat eğer r = 240 olarak alınmışsa, s1 = 1 olur. r = 20 durumunda bölen 878295'dir ve bölüm kök için sonraki rakamı 4'e eşit verir. Aranan kök x = 20 + 4 = 24 bulunur. Viète'nin bu çözümünü çağdaşları hayranlıkla karşılamışlardır.

    Viète, denklemlerde sayıları harflerle gösteren ilk matematikçilerdendir. Pozitif ve negatif nicelikler için (+) ve (-) işaretlerini kullanmış ve sayısal denklemlerde bilinmeyen niceliği N ile, karesini Q ile ve küpünü ise C ile göstermiştir. Böylece, x3 -8x2 + 16x = 40 denklemini, "1C - 8Q +16N eşit 40" olarak yazmıştır.

    Viète, trigonometriye de önemli katkılar yapmıştır. Avrupa'da ilk defa olarak sistemli bir biçimde altı tane trigonometrik fonksiyonun yardımıyla düzlem ve küresel üçgenlerin hesap yöntemlerini vermiş ve yine ilk defa olarak cebirsel dönüşümleri trigonometriye uygulamıştır. 2 cos a = x olduğunda, cos na'yı x'in bir fonksiyonu olarak ifade etmişken (n<11 bütün tam sayılar için), 2 sin a = x ve 2 sin 2a = y olduğunda ise, 2xn-2 sin na'yı x ve y cinsinden ifade etmiştir.

    Viète'in denklem çözümlerinde kullanmış olduğu ana yöntem, İndirgeme Yöntemi'dir. Genel üçüncü derece denklemini x3 + mx + n = 0 biçimine indirger; sonra x = (1/3 a -z2) / z kabul ederek ve denklemde yerine koyarak z6 - bz3 - 1/27 a3 = 0 elde eder. z3 = y eşitliğini benimseyerek bir ikinci derece denklemine ulaşır. Dördüncü derece denklemlerinin çözümünde de, indirgeme yöntemini kullanır.

    Viète'in cebirinde, bir denklemin kökleriyle, katsayıları arasında mevcut olan ilişkilerin kısmen bilindiği anlaşılmaktadır. İkinci dereceden bir denklemde ikinci terimin katsayısı, çarpımları üçüncü terimi veren iki sayının toplamından çıkarsa, bu iki sayının denklemin kökleri olduğunu göstermiştir. Pozitif kökler hariç hepsini reddettiğinden, söz konusu ilişkileri tam olarak görmesi mümkün olmamıştır.

    Ayrıca Viète Archimedes'ten daha ileri giderek pi sayısını 9 ondalık basamağa kadar hesaplamıştır.

    1571 yılında Paris Krallık sarayının avukatlarından biri olarak görev yapıyordu. III. Henri tarafından Bretagne sarayının danışman olarak atanıyordu. 1573 de bu göreve getirilmişse de değişen koşullar nedeniyle, O'nun beş yıl süreyle bu görevden uzaklaşmasını gerektirmiştir. Ancak 1580 de şansı yeniden dönecek ve bu kez Paris mahkemesine savcı ve danışman olarak a-tanacaktır. Bu tür görevleri 1598 yılı na kadar devam edecektir. Bu geçen zaman içinde O özel bir görevi de yerine getiriyordu. Bu özel görev "şifre çözücülük" olarak adlandırılabilecektir.

    IV. Henri tahta çıkınca Viete'in görevine son verilmiştir. 1602 yılına varıldığı sırada, ortaya çıkan bu yeni durum nedeniyle O artık özel yaşamına dönmeye karar verecektir. Ancak ne yazık ki bu özel yaşamı sadece bir yıl sürecektir. Viete, 1603 yılında, Paris'te yaşama veda edecektir.

    Onun bilimsel çalışmaları genel de gökbilimle ilgiliydi. Bunun yanı sıra trigonometriyle de ilgileniyor ve Analiz Sanatına Giriş adım verdiği bir kitaptı. Bu kitap yazıldığında O, 51 yaşında bulunuyordu. Bu kitap Latince yazılmıştı. Aynı kitabın İn Artem Analyticem İsagoge adını taşıyan versiyonu 1591 yılında yayımlanmıştır. Bu, günümüzdeki orta öğretimde okutulan matematik kitapları düzeyinde bulunuyordu. Ancak o çağda bu düzeyde bir kitap çok önemli ve değerliydi.

    Bu kitabında bir yemlik yapıyor ve Avrupa'da ilk kez cebir yerine analiz deyimini kullanıyordu. Bu şekilde O, kendi üslubuna uygun bir yenilik yapmış sayılıyordu. Cebir O' nun için sadece denklemlerin nasıl çözüleceğini ifade eden anlamda kullanılan bir deyimdir.

    Onun notasyon önerileri konusunda da orijinal fikirleri vardı. Örneğin a-b farkım O, a = b yazmak suretiyle gösteriyordu. Üs'leri göstermede izlediği yol : 1. derece kuvvet için N ; 2.derece kuvvet için Q ; 3. derece kuvvet için C harfleridir. Avrupa'da, o tarihlerde, 4. dereceden kuvvet söz konusu değildir.

    Simgeler üzerinde yoğunlaşan ve şifre çözücülüğün verdiği deneyimleri notasyon hazırlamada çok iyi değerlendiren Viete, bilinenlerin a, b, c, ... ve bilinmeyenlerin x, y, z, ... gibi harflerle gösterilmesi geleneğinin pekişmesine katkıda bulunuyordu.

    Onun bazen geometriye yöneldiğide görülmüştür. "Büyüterek çözme" adını verdiği bir yöntem geliştirmişti. Bu yöntem yardımıyla pi sayısını hesaplıyordu. Bunun için de 393216 kenarlı bir düzgün çokgenden yararlanıyordu. Bu yöntemle, n sayısının bilinen ilk on ondalığını doğru olarak hesaplamayı başarıyor-du. Tarih boyunca, o tarihe kadar bu sayıyı en doğru hesaplayanlardan biri olarak tarihe geçiyordu. O bu sayının hesabında bir de sonsuz terimli bir açılımı esas alan bir yöntem uyguluyordu.

    Onun diğer çalışmalarına gelince, başlıcaları kendinden önce yazılan bazı eserleri yeniden düzene koyarak bir yenilik getirme ya da bazılarından ilham alarak o çapta bir çalışma yapmak şeklinde özetlenebilir. Bunların başında da, Apollonius tarafından ortaya atılan bir problem gelmektedir. "Verilen üç çembere aynı zamanda teğet olan dördüncü bir çember çizmek" şeklinde düzenlenen bu problemi Viete geometri ile değil cebirsel yolla çözüyor ve sırf bu çözümü, bütün dikkatlerin O'nun üzerine çevrilmesine yetiyordu. Matematikçilerin zaman zaman kullandıkları iterasyon yöntemim O ilk kez gündeme getiriyor ve bazı çalışmalarında kullanıyordu. Cebire ilişkin başkaca çalışmaları, homogenlik yasası ile ilgiliydi. Bu yasaya ilişkin kuralları sayılara ve büyüklüklere uygulaması ; cebirsel denklemin kökleriyle katsayıları arasındaki ilişkilerin gösterilmesi ; köklerin hesaplanmasında yaklaşık hesaplamayı önermesi; kübik cebirsel-denkleme geometrik bir çözüm bulması ; bir yay ile onun trigonometrik bağıntıları arasındaki ilişkileri olan ve yazımı ve yayımı 1579 yılı içinde ortaya çıkan Canon Mathematicus adını taşımaktadır. Bu kitabının orijinalliği, trigonometrik fonksiyonların dakikaya kadar inen oransal değerlerinin yer aldığı tabloların bulunmasıdır.

    Bilimle ilgili bir diğer önemli çalışması ise Batlamyus kuramı ile ilgili tartışmayı başlattığı eseridir. Harmonicon Coelesie adını verdiği bu eserinde Batlamyus kuramını savunur. Bu adeta Kopernik kuramına karşı çıkmaktır. Bunu da geometri kullanarak kanıtlamaya çalışmaktadır. Bu kitabı yayımlanmış değildir.

    Bir çalışması da lojistik ile ilgilidir. O'nun 1591 yılında yayınlanan eserinde, bu konuda, önemli varsayımlar ve öneriler bulunmaktadır.