Yıllar önce tavsiye üzerine okuduğum ve iyi ki karşıma çıkmış dediğim kitap. II. Bayezid döneminde Haliç'e yapılacak bir köprü projesi için İstanbul'a davet edilen Michelangelo ve onun gözünden İstanbul'u konu ediyor.
Osmanlı arşivlerinden alınan bilgilerle ana hatları oluşturulmuş ama yer yer yazar kendi hayal gücü ve kurgusunu da ekleyerek okuyucunun ilgisini çekmeyi başarmış. Michelangelo'nun kişilik tahlili ve o dönemin İstanbul'unun ressam üzerindeki etkisi öyle sade ve güzel anlatılmış ki kitap bitmesin istemiştim.
Üzerine uzun uzun konuşulacak bir kitap, tavsiye ederim.


"İncecik bilekleri saran beş halhal, turuncu muareli elbise, parlak omuzlar ve boyun çukurundaki ben; bir kaç  yıl sonra Sistina Şapeli'nin kuytu bir köşesinde karşımıza çıkacak. Michelangelo'nun eserleri, resimde de mimaride de İstanbul'a çok şey borçlu olacak. Bakışı şehir ve başkalık karşısında çok farklılaşacak; manzaralar, renkler, biçimler hayatının geri kalanında çalışmalarının içine nüfuz edecek. San Pietro'nun kubbesi Ayasofya ve Bayezid Camii'nden esinlenmiştir; Medici Kütüphanesi ise Manuel'le sık sık gittiği Bayezid Kütüphanesi'nden; Medici Şapeli'ndeki heykeller, hatta II. Julius için yaptığı Musa heykeli İstanbul'da rastladığı davranış ve insanlardan izler taşır." (Sayfa 94)

Özlem, bir alıntı ekledi.
12 May 09:14 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi

"İncecik bilekleri saran beş halhal, turuncu muareli elbise, parlak omuzlar ve boyun çukurundaki ben; bir kaç  yıl sonra Sistina Şapeli'nin kuytu bir köşesinde karşımıza çıkacak. Michelangelo'nun eserleri, resimde de mimaride de İstanbul'a çok şey borçlu olacak. Bakışı şehir ve başkalık karşısında çok farklılaşacak; manzaralar, renkler, biçimler hayatının geri kalanında çalışmalarının içine nüfuz edecek. San Pietro'nun kubbesi Ayasofya ve Bayezid Camii'nden esinlenmiştir; Medici Kütüphanesi ise Manuel'le sık sık gittiği Bayezid Kütüphanesi'nden; Medici Şapeli'ndeki heykeller, hatta II. Julius için yaptığı Musa heykeli İstanbul'da rastladığı davranış ve insanlardan izler taşır."

Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara, Mathias Enard (Sayfa 94 - Can Yayınları)Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara, Mathias Enard (Sayfa 94 - Can Yayınları)
Umre, bir alıntı ekledi.
16 Mar 13:53

ve bu çok acı
yavaşça nefes alıyorsun. hayattasın. senin dünyana geçmek, rüyalarını görmek isterdim. rüyanda, çok uzaklarda, saf, kırılgan bir aşk mı görüyorsun? çocukluğunu mu, kayıp bir sarayı mı? benim orada yerim olmadığını biliyorum. hiçbirimizin orada bir yerinin olamayacağını.

Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara, Mathias EnardSavaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara, Mathias Enard
Mine Can, bir alıntı ekledi.
16 Mar 12:14

..yavaşça nefes alıyorsun. hayattasın. senin dünyana geçmek, rüyalarını görmek isterdim. rüyanda, çok uzaklarda, saf, kırılgan bir aşk mı görüyorsun? çocukluğunu mu, kayıp bir sarayı mı? benim orada yerim olmadığını biliyorum. hiçbirimizin orada bir yerinin olamayacağını..

Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara, Mathias Enard (can yayınları)Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara, Mathias Enard (can yayınları)
Derya Tok, Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara'yı inceledi.
 15 Mar 16:30 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Mathias Énard, 1972'de Fransa'da doğdu. Doğu Dilleri Enstitüsü'nde Arapça ve Farsça eğitimi
gören yazar, Ortadoğu'ya uzun süreli yolculuklar yaptı. 2000 yılından beri Barcelona'da yaşıyor ve Barcelona Üniversitesi'nde Arapça dersleri veriyor. Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara, 2010 yılı Goncourt des Lycéens Ödülü'nü kazanmıştır.

Yine müthiş bir öneri ile geldim bugün, ki bende bir öneri üzerine okudum. Şahsen değer verdiğim hocamın önerilerini hiç araştırmadan arka kapak yazısını okumadan alırım daha güzel oluyor. Bu kitapta da öyle oldu..
İlk sayfayı çevirdiğimde şunlar yazıyordu:

“Onlar çocuk; savaşları ve kralları, atları, şeytanları, filleri ve melekleri anlat onlara ama aşk ve benzeri şeyleri anlatmayı da unutma.”

Sayfaları çevirmeye başladığınızda kitaba adını veren bu coşkuyu da bir nebze olsun tadacağınıza inanıyorum…


Kitap, Kipling'in Life's Handicap (1891) adlı eserinden bu alıntı ile başlar. Alıntıdaki çocuk bizler yani okur; savaşları, kralları ve filleri anlatırken aşk ve benzeri şeylerden bahsetme sorumluluğunu üstlenen ise yazar Mathias Enard'dır.

Hikaye, İtalyan rönesans sanatçısı Leonardo da Vinci'nin, Sultan ll. Beyazıt talebiyle Haliç (golden horn) için tasarladığı köprü ile başlar. Da Vinci'nin hayali bu uzunluktaki açıklığı geçen yekpare ilk köprü tasarımıdır. Tasarım, dönemin mühendislik yeteneklerinin çok ötesinde olduğundan reddedilir. Golden Horn Bridge adlı tasarıma ait orijinal eskizlerin Milano Bilim Müzesi'nde saklandığı rivayet edilir.

Sultan ll. Beyazıt aynı kaygı ile yine İtalyan rönesans sanatçısı Michelangelo'yu İstanbul'a davet eder. Yazılı tarihe göre sanatçı bu daveti reddetmiştir.

Ancak tarihçi; Michelangelo ile kardeşleri arasındaki yazışmalardan, Vatikan kütüphanesi'nde bulunan Ayasofya'ya ait planlardan ve Osmanlı arşivi dökümlerinden yola çıkarak sanatçının daveti reddetmeyerek İstanbul'da bir süre ağırlandığı sonucuna varıyor. Kitabında da yer verdiği mektup ve belgelerdeki ayrıntıları baz alarak Michelangelo'nun Kostantinapol macerasını kurguluyor. Savaşları ve kralları, atları, şeytanları, filleri ve melekleri anlatırken, aşk ve benzeri şeyleri de unutmuyor elbet yazar.

Kısaca kitap eşsizdi, hacimce küçük olabilir ama içerisinde kurulu olan cümleler ile öyle güzel doyuruyor ki insanı. Okumanızı öneririm. Şimdiden keyifli okumalar.

Derya Tok, bir alıntı ekledi.
15 Mar 13:34 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Çoğu zaman bazı şeyler tekrarlansın istenir; kaçan bir anı yeniden yaşamak, eksik kalmış bir harekete ya da ağızdan çıkmamış bir söze geri dönmek istenir; boğazda düğümlenip kalan sesler, cesaret edilemeyen okşamalar, sonsuza kadar kaybolan o göğüs sıkışması yeniden yakalanmaya çalışılır.

Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara, Mathias Enard (Sayfa 131)Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara, Mathias Enard (Sayfa 131)
Derya Tok, bir alıntı ekledi.
15 Mar 10:31 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Sonunda sana bir hikaye anlatacağım. Gidecek hiçbir yerin yok. Etrafin çepeçevre karanlık, uzaklarda bir kaleye hapsedilmişsin, okşamalarımın esirisin; vücudumu istemiyorsun, tamam, ama sesimden kaçamazsın. Bugün artık olmayan çok eski bir ülkenin hikayesidir bu. Unutulmuş bir ülkenin, şair bir sultanın ve aşık bir vezirin.

Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara, Mathias Enard (Sayfa 99)Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara, Mathias Enard (Sayfa 99)
Derya Tok, bir alıntı ekledi.
15 Mar 00:07 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Sarhoşluğun o kadar tatlı ki, beni de bir hoş ediyor. Yavaşça nefes alıyorsun. Hayattasın. Senin dünyana geçmek, rüyalarını görmek isterdim. Rüyanda, çok uzaklarda, saf, kırılgan bir aşk mı görüyorsun? Çocukluğunu mu, kayıp bir sarayı mı? Benim orada yerim olmadığını biliyorum. Hiçbirimizin orada bir yerinin olamayacağını...

Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara, Mathias Enard (Sayfa 69)Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara, Mathias Enard (Sayfa 69)
Derya Tok, bir alıntı ekledi.
14 Mar 22:56 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Ben şarkı söylerken bana bakışını sevdim. Gözlerindeki netliği, gözlerindeki arzunun tatlılığını. Peki şimdi ne oldu? Korkuyor musun yabancı? Asıl korkması gereken benim. Ben karanlıkta bir sesim sadece, şafakla beraber kaybolacağım. Kara iplik ak iplikten seçildiğinde ve müminler sabah namazına gittiğinde ben bu odanın dışına kayıp gideceğim.

Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara, Mathias Enard (Sayfa 32)Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara, Mathias Enard (Sayfa 32)
Derya Tok, bir alıntı ekledi.
14 Mar 22:06 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Onlar çocuk; savaşları ve kralları, atları, şeytanları, filleri ve melekleri anlat onlara ama aşk ve benzeri şeyleri anlatmayı da unutma.

Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara, Mathias EnardSavaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara, Mathias Enard