"Çocukluğumda en çok neden korktuğumu duymak ister misin? Düşününce kulağa komik geldiği bile söylenebilir. Büyükanne ve büyükbabam buraya taşınmadan önce dericilik yapıyormuş. Geyik, tavşan ve büyükbaş hayvanlarla uğraşıyorlarmış. Kitap cildi, eldiven ve matara yapmak için deri kullanıyorlarmış. Kendi çabalarıyla bir yerlere gelmişlerdi ve ben küçükken bana farklı derilerden yapılma bir çiçek vermişlerdi. Her bir yaprak, farklı bir hayvanın derisinden yapılmıştı. Kıymetli bir parça olması gerekiyordu ama o çiçek, ben inanılmaz derecede korkutuyordu. Bir keresinde abim şakasına çiçeğin insan derisinden, yani farklı insanların yüzlerinden yapıldığını ve bir gün çiçeğin, benim yüzümün peşine düşeceğini söyledi. Sırf beni korkutmak için bu şakayı yaptığını bilsem de o düşünceyi aklımdan hiç çıkaramadım. Yıllar boyunca çiçeğe dokunmaktan bile korktum. Ancak nihayetinde çiçekten kurtuldum ve bu yüzden annemle babam beni dövmüş olsalar da bu, hayatımda yediğim en keyifli dayaktı."