Sınanma yolculuğu boyunca bir kadın şartlandırılmış olduğu şeyleri aşmayı başarır. Bu yürek parçalayıcı bir süreç, korku, gözyaşı ve travma dolu bir maceradır. Kadın, henüz çocuk ve ergenken anne babasının, öğretmenlerinin ve arkadaşlarının beklentilerine uygun bir rol edinmesi şartlandırılır. Bundan kurtulmak için şartlandıranların elinden kaçmalı, Koruyucu Bahçe’yi ardında bırakarak bağımlılık ve özgüvensizlik ejderhalarını öldürmelidir. Bu oldukça tehlikeli bir yolculuktur.
Bir kadın, mutluluk ve tatminin kendisine eşi aracılığıyla geleceği inancından kurtulduğunda kendi eşiti olan bir partner bulup gerçek aşkın tadını çıkartabilir.
Aşağı cins olduğu mitini içini yıkmak için bir kadın yanında kendi hakikat kılıcını taşımalı, kılıcını kendi muhakeme dışında bilemelidir. Ataerkil mitler yüzünden kadınların gerçekleri o kadar örtbas edilmiştir ki onları kendi bildiklerini ifade edebilmek için artık yeni bir forma, stile ve dile ihtiyaçları vardır. Kadın kendi sesini bulmalıdır.
Kadının ihtiyaçları bir eşin, sevgilinin, arkadaşın ya da çocuğun karşılayabileceği cinsten şeyler değildir. Bu ihtiyaçlar, kendine ait bir zaman, kendine ait bir oda ya da yeteneklerini ortaya çıkaracak bir fırsat olabilir. Bu gayet normal ihtiyaçlarını gideremediğinde ise kadın, kendi isteklerinin peşinden koşmanın yanlış olduğunu düşünmeye başlar. Bir şekilde, kendisinin hiçbir hakkı olmadığına inanır.