Bir “Athena kadını” babasının kızıdır. Annesini reddedip babası ile özdeşleşir. Zeki ve hırslıdır, iş bitiricidir. Athena, duygusal ilişkilere kıymet vermez, empatisi ve kırılganlığa karşı toleransı yoktur. Eğer zaman ayırıp annesinin gücünü keşfetme ve anneyle olan bağını geri edemezse dişilden ayrılma yarasını asla tedavi edemez. Metis, erkek egosu tarafından yutulan ne ilk ne de son anne idi, Athena da annesini reddedip babaya bağlanan son kız çocuğu olmadı.
Başarılı olan bazı kadınlar sadece babalarına benzemeye çalışmakla kalmaz ayrıca, bağımlı, çaresiz ve aşırı eleştirel buldukları annelerine benzememeye de çalışırlar. Annenin kronik depresyonda, hasta ya da alkolik olduğu durumlarda ise kız çocuğu babası ile ittifak kurup yatak odasının penceresinden bakan solgun bir figüre dönüşen annesini tamamen görmezden gelir. Böylelikle tüm güç hem iç hem de dış dünyada babaya geçer.
Anima ve animus Carl Jung analitik psikoloji ekolünde kolektif bilinç dışı teorisinin bir parçasıdır. Jung animusu bir kadının bilinçdışı erkek tarafı ve animayı da bir erkeğin bilinçdışı kadın tarafı olarak tanımlamıştır.
Babaları tarafından kabul edilmiş olduklarını düşünen kadınlar dünya tarafından da kabul göreceklerine inanırlar. Aynı zamanda eril doğalarıyla olumlu bir ilişki kurabilirler. Onları oldukları gibi seven bir içsel eril figürleri vardır. Bu olumlu içsel erkek ya da Animus figürü onların yaratıcı çabalarına onları yargılamadan destek olur.