Korkular engel mi sana?
Taş mı koydun yoluna?
O taş mı engel, sen misin kendine?
Cesurca atıl, ilerle...
Haydi, kaldır at korkularını o taşla birlikte denize
Gitsin derinlere, ta derinlere
Bir daha gelmemek üzere...
Korkularım batsın Ama sen yüz dalgalarla uzak ufuklara
O vakit kanat açarsın özgürce Aşkın semalarına...
~MG
Korkuyu bilen ama korkuyu yenendir; uçurumu gören ama ona gururla bakandır yürekli kişi. Uçurumu gören ama uçuruma kartal gözleriyle bakandır; uçurumu Kartal pencereleri ile kavrayandır cesareti olan.
Bir de 'aşkın gözü kördür' derler. Asıl aşık değilken insanı kördür. Aşk kör olmakla değil, ilk defa gerçekten 'gör' olmaktır. Aşıkken dünyanın tüm nimetleri kutsal birer hazineye dönüşür.
Korkularımla cesaretini, nefretinle sevgini, asık suratınla gülümsemeni yer değiştirir. Aslında bunu yapabilecek koskocaman bir yüreğe sahipsin; sadece O yüreği keşfetmeye ve görmeye ihtiyacın var.
Yaşadığın aşk bitse bile, seni cesur bir birey haline getirmiştir. Çünkü ardında kocaman bir yürek, derin bir sevgi, bitmeyen bir dans ve daha önce yazılmamış şahane bir şiir bırakmıştır.
Aşık olduğun zaman en ufak korku kalmaz. Tüm varlığınla tam bir cesaret simgesi haline gelirsin. Aşık insan, cesur insandır. Neden merhamet dolu insan, cesur insandır.