Gandhi, binlerce takipçisiyle birlikte sahile geldi ve tuz kanunlarını ihlal ederek kıyıdan bir topak deniz tuzu aldı ve şunları söyledi:”Bununla İngiliz İmparatorluğu’nun temellerini sarsıyorum.”
Duruşma sırasında ölüm cezası ile karşı karşıya kalan Mandela “Yaşamım boyunca Afrika halkının bu mücadelesine adadım.Beyazların üstünlüğüne karşı savaştım ve siyahların üstünlüğüne karşı savaştım.Tüm insanların birlikte ve fırsat eşitliği içinde birlikte yaşayacakları demokratik ve özgür bir toplum idealini baş tacı ettim. Uğruna yaşadığım ve elde edeceğimi umduğun bir idealdir bu.Ama eğer gerek varsa, uğrunda ölmeye de hazır olduğum bir ideal.”demişti.
Bir uranyum atomu içinde zincirleme bir reaksiyona neden olarak çalışan atom bombası, Nazilerin “yozlaşmış Yahudi bilimi” olarak nitelendirdiği kuantum ve nükleer fizikteki gelişmelere dayanıyordu.
İngiliz yazar George Orwell, 1943’te Cumhuriyetçilerle olan deneyimleri hakkında şunları yazmıştı: “ İşte buradayız, bizler faşizme karşı demokrasiyi savunan, anlamlı bir şeyler için savaş veren devrimci bir ordunun askerleriyiz.”
Fakat, sonuçta daha donanımlı olan Milliyetçiler kazandı ve Franco 1939’dan itibaren 36 yıl boyunca İspanya’yı yönetmeye devam etti.
1894’ten sonra Çarlık Rusya İmparatorluğu Çar 2. Nikola yönetti. Leon Troçki bir keresinde şöyle demişti: “ Nikola atalarından sadece dev bir imparatorluk değil, aynı zamanda bir devrim miras aldı. Ama ona bir imparatorluğu, hatta bir ülkeyi yönetebilecek çapta bir özellik miras kalmadı.”