"Tanrı'ya inanmanın kölelik olduğu ve insan iradesini yok saydığı, gibi aşırı bir varsayımın karşısına tanrısızlığın özgürlük ve mutlak bir irade hakimiyetini getirdiğini iddia eden insan, bu yalnış varsayıma dayandırdığı hayat felsefesiyle kendisini daha fazla köle ve bir o kadar da iradesiz kılan başka efendilerin buyruğuna girdi. Zira herkesin istediğini yaptığı yerde hiç kimse istediğini yapamaz ;efendinin olmadığı yerde herkes efendidir; herkesin efendi olduğu yerde ise herkes köledir. "
(Ey hakikat arayıcıları) : "Yılanın kabuğundan çıktığı gibi siz de kabuğunuzdan çıkın. Ayak seslerini kimselerin hissetmediği bir solucan gibi ilerleyin. Akrebe benzeyin, çünkü esenliğiniz hep arkanızı sağlama almanıza bağlıdır. Zira şeytan da insana arkasından yaklaşır.
Güzel yaşamak için hayatın zehrini için. Diri kalmak için ölümü sevin.
Uçun ve belirli bir yuva edinmeden kaçının.
Çünkü kuşları hep yuvalarında avlarlar... "
İbn Sina
"Ruhun uzun kış gecesi," biz"den "ben" e kaçtığımızda zuhur eder. O halde merhametin ellerinden tutarak "ben" den "biz"e ricat etmeyi deneyelim. Tevazu bizi çoğaltsın."