Jack London okumaya Martin Eden ile başlamıştım. London'ı ilk onunla tanıdım. Ve yazarın o kitabına resmen mest olmuştum. Çoğu kitabını edindim ve yazarın ilk göz ağrısı, adının duyulmasını sağladığı kitabını da okuyayım dedim. Yalın ve net üslubu olduğu için okunması oldukça rahat bir kitaptı. Fakat Martin Eden okurken aldığım zevki bu kitaptan o kadar da alamadım. Ama beğenmedim diyemem. Sadece beklentim yüksekti. Kırma bir köpeğin çağdaş bir yaşamdan ilkel yaşama geçişinin ve bu geçişte yaşanan olayların hikayesi Vahşetin Çağrısı. Altın arama gayesiyle insanların bu canlılara nasıl vahşetlerde bulunduğunu da anlatıyor. Bağlılık, sevgi, öfke gibi duygular da ön planda.
Okuyacak olanlara şimdiden iyi okumalar
Vahşetin ÇağrısıJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202443,1bin okunma
İnsanlığın ortaya çıkışından beri halkın zihninde kökleşmiş böyle efsanelere daha dört günlük sayılan fenni hakikatler ve malumatlar üstün gelemiyor. İnsanlar bu boş zanlardan uzaklaşıp ne kadar az aldanırlarsa insanlık şereflerine o kadar yaklaşmış olurlar.
Jack London ile tanışmış oldum. Kitap akıcıydı, nasıl bittiğini anlamadım. Kısaca spoi vermeden özetlemek istersem; yaşadığımız hayatlardan memnun olmayabiliriz ama bir yerlerde bizim hayatımızı hayal eden insanlar olabilir. Yaşadığımız hayatın olumlu yönlerini maalesef yaşarken anlayamıyoruz. Zaten hep böyle değil midir? Birini, bir şeyi kaybetmeden maalesef değerini, bizim için olan değerini anlayamıyoruz. Kitaptaki ana karakterimiz Joe da, derslerinden hayatından bıkmış, sonucunda bir serüvene çıkıyor. Bu serüvende yaşadığı her duyguyu kesinlikle bize de hissettiriyor. (Yazarın kalemini beğendim.)
Jack London bir dönem 30 gün "serserilik" suçundan hapis yatıyor. Yazarın otobiyografisini okuduğumda, bu 30 günden sonra hayatını değiştirmeye karar verip bir liseye kayıt yaptırıyor ve lise öğrenimini 1 yılda bitiriyor. Bu yüzden Deniz Çocuğu'nda yazarın kendi hayatının yansımasını gördüm. Tabii, sadece tek karakterde değil diğer karakterlerin de Jack London'ın hayatından izler taşıdığını görebiliriz.
Jack London gerçekten hayatını deli dolu yaşamış diyebileceğimiz bir yazar, diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum.
Hiç sıkılmadan okuduğum bir kitap oldu.
Jack London okumaya devam! Herkese keyifli okumalar...
Sadece hayattakilerin canı acırdı. Öldükten sonra acı duyulmazdı. Ölmek, uyumak demektir. Durmak, istirihat etmekti. O halde neden ölmeye razı olmuyordu?