• 1) Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine - Sezai Karakoç

    2) Rüveyda - Nurullah Genç

    3) Şarkımız - NFK

    4) Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman - Bahaddin Karakoç

    5) Münacaat - İsmet Özel

    6) İstiklal Marşı - M.Akif Ersoy

    7) Ruknettinin Kalbi Üzerine Kehanetler - Kemal Sayar

    8) Yağmur - Nurullah Genç

    9) Şaşırdım Kaldım İşte - Yavuz Bülent Bakiler

    10) Yere Bakalım - Ahmet Can Şahin :)

    11) Vatan Şarkısı - Namık Kemal

    12) Köşe - Sezai Karakoç

    13) Kurşun Gazeli - Osman Sarı

    14) Mırıldanmalar - İbrahim Tenekeci

    15) Ey Selehaddin - Nizar Kabbani

    16) Tükürün - M.Akif Ersoy

    17) Savunan Adam - Yasin Hatipoğlu

    18) Zindandan Mehmede Mektup - Necip Fazıl

    19) Mona Rosa - Sezai Karakoç

    20) Ve Mona Rosa - Sezai Karakoç

    21) Ömür Hanımla Güz Konuşmaları - Şükrü Erbaş

    22) Gülce - Ömer Lütfi Mete

    23) Acı Şiiri - Ferman Karaçam

    24) Of Not A Being Jew - İsmet Ozel

    25) Aşık Garip Coğrafyası - Hüsrev Hatemi

    26) Amentü - İsmet Özel

    27) Beni Yakışına - Nurullah Genç

    28) Beni Anlamayışına - Nurullah Genç

    29) Hz Aliye Mektup - Alper Gencer

    30) Efendim - Ali Ayçil

    31) Zulmü Alkışlayamam - M.Akif

    32) Dağlara Çıkmak - Melek Arslanbenzer

    33) Anna - Tarık Tufan

    34) Vera - Numan Arıman

    35) Mazot - İsmet Özel

    36) İçerlemeler- Hakkı Aytaç

    37) Abdurrahim Karakoç - Mihriban

    38) Bir Adın Kalmalı - Ahmet Hamdi Tanpınar

    39) Sana Bana Ülkemin İnsanlarına Dair - Erdem Bayezıt

    40) Zindandan Mehmede Mektup - NFK

    41) Amasyalı Uzman Çavuşun Semiz Eşkıyaya Şöyle Bir Baktığıdır - Süleyman Çobanoğlu

    42) Tarih Bitti - Mevlana İdris

    43) Zehra Kardelin - Atilla İlhan

    44) Güzel Bir Şey Söyle - Said Yavuz

    45) Kurt Bakışı - Süleyman Çobanoğlu

    46) Efendim - Ali Ulvi Kurucu

    47) İstemem - Fatih Sultan Mehmed

    48) Taş Parçaları - Birhan Keskin

    49) Üzülme - Sadi Şirazi

    50) Yusufu Kaybettim - Yunus Emre

    51) Tut Ellerimden - Abdurrahim Karakoç

    52) Aşka Kabil Dil Mi Yok - Şeyhülislam Yahya

    53) Meftun Olarak - Süleyman Akif Emre

    54) Savaş Meydanında Başıboş Atlar - Bülent Ata

    55) Sevgili Gazeli - Mehmet Emin Ay

    56) Anlar Bizi - Niyazi Mısri

    57) Ölsek de Ravza’nı rûhumuz bekler. - İdris Sabih Bey

    58) Şarkı - Şeyh Galib

    59) Ağıt ve Raks - M.İslamoğlu

    60) Nuveyba - M. İslamoğlu

    61) Asker Duası - Ziya Gökalp

    62) Uyan Artık Yiğidim - Nurullah Genç

    63) Hoşluk Senin Yüreğinde - Ömer Lütfi Mete

    64) Sulara Serinlik Veren - Ali Ayçil

    66) Allahaısmarladık - Faruk Nafiz Çamlıbel

    67) Süleyman Çobanoğlu -Tekfurun kızı

    *Alıntı
  • Son Nebi Hz. Muhammed (sav) Efendimiz, tarih kaynaklarının bize verdiği bilgilere göre hicret maksadıyla Mekke'den ayrılmaya karar verdiğinde tarihler miladî olarak 9-10 Eylül 622'yi gösteriyordu. Bu ise kameri olarak o yılın Safer ayının son günlerine (25-26) tekabül ediyordu.

    Gizlice çıktıkları Mekke'den, Sevr Dağı'ndaki bir mağarada geçirilen üç günün sonunda develeri getiren kılavuz ve Hz. Ebu Bekr'in hizmetçisi Âmir b. Füheyre'nin de kafileye katılmasıyla 1 Rebiülevvel tarihinde yola çıkıldı. Tarih 13 Eylül 622; Kameri olarak da 1 Rebîul-Evvel idi…

    Yaklaşık sekiz gün süren yolculuk sonunda Medine'nin yakınlarındaki Kubâ Köyüne varıldığında ise takvimler 21 Eylül 622 idi; Kameri olarak ise 8 Rebiül-Evvel…

    Kubâ'da kaldığı dört gün zarfında bir mescid inşa eden Resûl-i Ekrem (sav) bir Cuma günü, Rânûna'da kıldıkları ilk Cuma namazından sonra Medine'yi şereflendirdiğinde güzel bir tevafuk ile tarih 12 Rebiülevvel idi… Demek ki, 571 yılının 12 Rebiül-Evvel sabahında dünyamızı nuruyla aydınlatan Sevgili Peygamberimiz, 622 yılının 12 Rebiül-Evvel gününde ise bu kez Yesrib'i teşrif ediyordu…

    Dolayısıyla, İslam Tarihinde önemli bir dönüm noktası olan Hicret, henüz hicrî takvimin gündemde olmadığı bir zaman diliminde 622 yılında eylül ayında gerçekleşen bir olaydır. Aynı günlerde o zamanki Arap toplumunun öteden beri kullandıkları kamerî takvim ise Safer ayının sonlarına ve Rebiul-Evvel ayının ilk günlerine tekabül ediyordu.

    Mehmet Emin Ay
  • Peygamber Efendimizin Medine-i Münevvere'ye yerleşerek burada kurduğu İslam Devletinde öteden beri kullanageldikleri kamerî takvime devam edildi. Yine yıl, ilk ay olarak kabul edilen Muharrem ile başlıyor; Safer, Rebiül-Evvel, Rebiül-Ahir, Cemaziel-Evvel, Cemaziel-Ahir, Receb, Şabân, Ramazan, Şevvâl, Zilka'de ile devam ediyor ve Zilhicceayı ile sona eriyordu.

    Hz. Ömer'in (ra) halifeliği döneminde yaşanan bazı olaylar, bir takvim belirleme zaruretini ortaya koyunca, yapılan istişarede Hz. Ali'nin (ra) teklifi kabul görerek, Peygamberimizin hicretinin esas alınması görüşü benimsendi. Ancak Hz. Peygamber'in hicretinin, Rebiül-Evvel ayında gerçekleşmesi ve kamerî yılın da Muharrem ayı ile başlaması sebebiyle tarih iki ay sekiz gün geri alınarak Hicrî Takvim'in başlangıcı 23 Temmuz 622 olarak tesbit edildi. Artık Müslümanlar tarafından yazılan belgelerde, "Hicretin …. Senesinde" ibaresiyle kayıtlar düşülecekti. Böylece asırlardır kamerî ay sistemi sabit kalarak yaşanan olaylara hicretin gerçekleştiği yıl, temel teşkil edegeldi.

    Netice itibariyle bugün idrak ettiğimiz 1 Muharrem günü, Hicrî-Kamerî Takvim olarak Müslümanların hicretten sonraki 1440. Yılının ilk günüdür!.. Hicret ise bir güne değil bir süreç; belki de daha doğru ifadeyle bir "kavram" olduğu için onu miladi olarak 9-10 Eylül 622 tarihinde başlayıp 24-25 Eylül'de sonra eren bir kutlu yolculuk olarak kabul etmek gerekecektir… Bu tarihi olayın gerçekleştiği tarihlerde ise zaman Kamerî aylardan Safer ayının sonu ile Rebiul-Evvel ayının başlarını kapsamaktadır. Bu itibarla, hicretin öneminden bahsedilecek ortamlarda bu tarihleri dikkate almak doğru bir tercih olacaktır.

    Sözlerimize Sevgili Peygamberimizin (sav) hicreti konu alan ve hicretin kıyamete kadar sürecek bir eylem ve anlayış olduğunu ifade buyuran bir hadis-i şerifiyle son verelim: "Müslüman, diğer insanların onun dilinden ve elinden emin olduğu (zarar görmediği) kimsedir. Muhacir ise Allah'ın yasakladığı şeyleri terk eden kimsedir."

    Ümmet-i Muhammed'in yeni bir yılı idrak ettiği günlerde İslam Dünyasının içinde bulunduğu sıkıntılardan kurtulması, yanı başımızda mazlum ve mağdur din kardeşlerimizin muhatap oldukları zulümlerin son bulması, ülkemizin ve milletimizin her türlü dahili ve harici düşmanların şerlerinden, tuzaklarından ve kirli oyunlarından hıfz u himayesi niyazıyla hepinizin yeni yılını tebrik ediyor, hayırlar ve bereketler getirmesini diliyorum
    Mehmet Emin Ay
  • *2008 yılı Ensar Vakfı Çorum Şube Başkanı Zekai İşler hakında 15 ve 16 yaşlarındaki abla ve kardeş iki çocuğu taciz etme suçlamasıyla dava açıldı. 4 yıl 8 ay 7 gün ceza aldı.

    * 2001-2003 yıllarında Ensar Vakfı Rize Şubesi Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmış olan Mehmet Nuri Gezmiş; Rize İl Özel İdaresi G. Sekreter Yardımcılığı ve Kızılay Şube Başkanlığı görevi sırasında 2 çocuğa cinsel istismar suçlaması ile tutuklanmıştır.

    *Bitlis Ensar Vakfının önemli isimlerinden O.S ve M.Ö Vakıfta kalan 9 kadına baskı ve cinsel saldırıdan haklarında işlem yapılmıştır.

    *1980 Yılında bir erke çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu için 2.5 yıl ceza alan İslamcı Yazar Mustafa İslamoğlu Ensar Vakfı Etkinliklerine katılarak konferanslar veriyordu.

    *Artvin Yusufeli İlçesinde İmam Hatip Okulunda 17 Yıdır Kuran ve Arapça dersi veren Rüstem Aydın küçük yaştakı erkek çocuğuna defalarca cinsel istismarda bulunmuş ve tutuklanmıştır. Rüstem aydın öğrenciler ile yaptığı Rize gezilerinde Rize Ensar Vakfını kullanmıştır.

    *Çorum ALİMDER başkanı ve Yunus Emre Camii imamı Sami Arslan 13 yaşındaki 2 kız öğrenciye tecavüz suçlaması ile tutuklandı ve ceza evine gönderildi. Sami Arslan Çorum Ensav Vakfının bir çok organizasyonlarında yer almıştır.

    *2015 Afyonkarahisar Ot Pazarı Camii İmamı Muhammed Emin Çankaya 7 ve 9 Yaşındaki iki kız çocuğuna taciz suçlaması ile tutuklandı. Muhammed Emin Çankaya Ensar Vakfı Afyonkarahisar şubesinin organizasyonlarında yer almıştır.
  • Herkese derecesine göre davranılmasını emreden Hz. Peygamber (s.a.v) "İnsanlara anlayabilecekleri seviyede konuşunuz" buyurmaktadır.
  • Aşırı ve gereksiz hoşgörüden doğan şımarıklık, çocuk için oldukça zararlıdır.