• Şansımız varmış...
    Birkaç kıta gezdik.
    Şunu iddiayla söyleyebilirim...
    Dünyanın hiçbir yerinde İzmir'deki
    kadar güzel batmaz güneş.

    Yine öyle bir vakit...
    Bitmeyen enerji, kavuniçi bir top olmuş, trajik bir yangının küllerinden yeniden doğan şehrin ufuk çizgisinde,
    körfeze usul usul iniyor.
    Rakının dibine vurma saati...
    Takvimler, 1923'ü gösteriyor.


    Adres, numara 248, Kordon...
    Naim Palas... İkinci kat...
    Cumbada oturuyor Mustafa Kemal.
    Sevmez fazla yemeği.
    Leblebi var yine önünde...
    Garson titriyor. Çünkü çocuk, Rum.
    Sesleniyor Gazi, şefkatli bir ses tonuyla...
    "Vre Dimitri" diyor, "gel bakayım."
    Çocuk, "buyur pasam" diyor, ş'lere dili dönmeyen, kırık dökük Türkçesi'yle.
    "Sizin Kosti" diyor... İşgal sırasında İzmir'e gelen Yunan Kralı Konstantin'i kastederek... Sizin Kosti, geldi mi buraya?
    Geldi pasam...
    Oturdu mu bu masaya?
    Oturdu pasam.
    Güneş batarken rakı içti mi?
    İçmedi pasam.
    E o zaman sormadın mı çocuk,
    ne halt etmeye almış İzmir'i?


    İşte böyle batar güneş orada.

    Nereye götürsem bilmem ki, nereleri gezdirsem, bugün sizi İzmir'de...
    Mustafa Kemal Bulvarı'na mı götürsem, Alsancak'a mı? Lozan Meydanı'na mı, Montrö Meydanı'na mı?
    Hasan Tahsin'in ilk kurşunu attığı yerde dua mı etsek, Zübeyde Hanım'ın kabri başında rahmet mi okusak?
    Anacığını emanet etmiş,
    adam gibi adam bu şehire... Kız almış. "Denizi kız, kızı deniz, sokakları hem kız hem deniz kokan" bu şehirden... Evlenmiş.
    Latife Hanım'ın köşküne mi götürsem?
    26 Ağustos kapısından mı girsek fuara, Kahramanlar kapısından mı?
    Oradan girmiş süvariler İzmir'e...
    Çok şehit vermişiz. İsimleri meçhul.
    Onun için kısaca Kahramanlar demişiz,
    o semtin adına...
    İlk girdikleri noktada da,
    Şehitler Abidesi var...
    Bu vatan için İzmir'de ilk düşenler...
    Onların isimlerini biliyoruz...
    Oraya mı gitsek acaba?
    İkinci Tümen Dördüncü Alay'dan
    Konyalı Mehmet,
    Akşehirli Hakkı,
    Avanoslu Ahmet...
    Şehitler Abidesi deriz ama,
    ismi başkadır aslında...
    "Vatan ve Namus Anıtı..." Oraya mı gitsek? Başlarında Yüzbaşı Şerafettin vardı.
    O caddenin şimdiki adı. Oraya mı gitsek? Fahrettin Altay Meydanı'na mı,
    yoksa
    Cumhuriyet Meydanı'na mı?
    "Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir ileri" diyen heykele...
    Cadde mi gezsek...
    Dumlupınar caddesi, Şehitler,
    Gaziler, Vatan, İstiklal, İnönü,
    Akıncılar, Şehit Fethi caddesi...
    Yoksa bulvar mı gezsek...
    Gazi, Fevzipaşa. Mahalle desen... Egemenlik mahallesi, Kurtuluş,
    Mehmet Akif, Millet, Kubilay, Sakarya,
    Ülkü, İnönü, 19 Mayıs, Tınaztepe, Kocatepe, Duatepe, Zafertepe,
    Hürriyet mahallesi...
    Semt mi gezsek...
    Çankaya da var, Bayraklı da...
    Hatay var kardeşim, Hatay.
    Okul mu gezsek...
    Atatürk Lisesi, Cumhuriyet Lisesi,
    Dokuz Eylül Üniversitesi,
    Hakimiyet-i Milliye, Misak-ı Milli,
    Gazi ilkokulu...
    Atatürk Stadı'nda Altay'ı mı seyretsek, Alsancak Stadı'nda Altınordu'yu mu?

    Sadece şehir değildir orası.
    "Milli mücadele müzesi" dir.
    Adım attığın her yerde gördüğün isimlerle.
    Bahçedir...
    Kanla sulanan, terle yeşeren.

    İstanbul'daki gibi Birinci Ahmet
    Çeşmesi falan yoktur orada...
    Ankara'daki gibi Cinnah caddesi,
    Arjantin caddesi de bulamazsın pek...
    Recep Tayyip Erdoğan Kavşağı'nı
    teklif etmez hiç kimse...

    İşgal edildiği gün, bir ulusun kurtuluş savaşını başlatan... İşgali bittiği gün,
    o ulusun kurtuluş savaşını bitiren... Dünyadaki tek şehirdir.

    Ve bugün, o gün...
    9 Eylül.
    Ne güzeldir bugün İzmir'de olmak.
    Ve ne zordur bugün İzmir'de olamamak.
    Kıymetini bilmek lazım.
    Yılmaz Özdil
    9 Eylül 2006 Sabah köşe yazısı
  • 1- Erdoğan: Ekonomimiz üzerinde şüphe oluşturmaya çalışıyorlar. Türkiye-Kırgızistan İş Forumu'nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yatırım, dolar ve S-400 anlaşmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Doların egemenliğine son vermemiz gerekiyor. Ticaret savaşları ve korumacılık eğiliminin birçok alanda yeni stratejiler geliştirilmesini zorunlu kıldığını belirten Erdoğan, özellikle uluslararası ticaretin dolara bağımlılığın giderek daha büyük bir sorun haline gelmeye başladığını söyledi. Erdoğan, "Bizler artık aramızda yerli ve milli parayı kullanmak suretiyle doların egemenliğine bir defa yavaş yavaş son vermemiz gerekiyor" diyerek, "Ülkeler, firmalar ve tüccarlar sadece ticaretin doğasında bulunan sıkıntıları aşmakla yetinmiyor aynı zamanda kur baskısı gibi dolara bağımlılığı getirdiği zorluklarla da karşılaşıyor. 'Ticareti kolaylaştırdığı' iddiasıyla kurulan bu sistem, artık küresel serbest ticaretin en büyük ayak bağı haline dönüşmeye başlamıştır" ifadelerini kullandı.
    2- 95 liraya satılan un !, 175 lira oldu !!. Ankara Yufkacılar ve Kadayıfçılar Esnaf Odası Başkanı Mehmet Polat 95 liraya satılan unun çuvalının 175 lira olduğunu belirterek, dayanacak güçlerinin kalmadığını açıkladı.
    - Türkiye'nin su kaynakları yok oluyor. Halihazırda "su azlığı" içerisindeki ülkelerden olan Türkiye'nin 2040 yılında su fakiri ülke sınıfına girmesi öngörülüyor. Türkiye’nin su varlıkları, özellikle de tatlı su kaynakları tek tek yok oluyor. Türkiye, hali hazırda ‘su azlığı’ ya da ‘su sıkıntısı’ içinde olan ülkelerden. TEMA’nın Türkiye Su Varlıklarına Yönelik Tehditler Haritası Ağustos'ta güncellendi. Buna göre kirlenerek, kuruyarak yok olma tehdidi altındaki su varlığı sayısı iki yılda 59’dan 109’a yükseldi.
    - Halkbank'tan ucuz döviz satışı: Yarım saatte 4,6 milyon dolarlık işlem yapıldı.(Bu miktarın çok çok üzerindedir.). Halkbank Genel Müdürü Osman Aslan, bankanın internet sitesinden cuma gecesi piyasa fiyatından ucuza dolar ve euro satılmasıyla ilgili olarak açıklama yaptı. Arslan, "Kur bilgisi hatalı girilmiş değil. Ülkeler arası faiz makasının yanlış girilmesinden oldu. 22.01'den itibaren başlıyor. 22.39'a kadar devam ediyor. Bu 10-15 dakika içinde fark ediliyor. Müşterilerinin hesaplarına bloke konuldu" diye konuştu. (Yahu blokeden bahsediyor. İyi tamamda bankada duran hesap ama vadesiz döviz hesabında alan/satan yabancı parasını çoktan 2. 3. veya 4. 5. başka banka hesaplarına götürmüştür.).
  • Güncel-i // Vuku; Kafkas Haber.& İktisadiyat of Economics
    Bismillahir'Rahmanir'Rahim,, Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.. Perşembe, yani Yevmul-Hamis 19 ZilHicce 1439 // 30 Ağustos 2018.. Es-Selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuhu ve Mağfiratuhu Ebeden ve Daimen,, Bizi bilmeyen ne bilsin,, Rüşvet değil bilenlere Selam,.
    - Türkiye'den Yunanistan'a 'Kufodinas'a izin hakkı' tepkisi
    Dışişleri Bakanlığı, 'Yunanistan makamlarının, 17 Kasım terör örgütünün mensubu, mahkum Dimitris Kufodinas'a izin hakkı vermesini şiddetle kınıyoruz.' açıklamasında bulundu. Açıklamada, şunlar kaydedildi: "Diplomatlarımızın canına kıymış bir teröriste bu şekilde hoşgörü gösterilmesi, onların anısına ve acılı ailelerine yapılan bir saygısızlıktır. Azılı bir teröristin bu tür düzenlemelerden faydalanması terörle mücadelede büyük zafiyet yaratmaktadır. Terör suçlarından 16 kez müebbet hapis cezasına mahkum edilen ve 2002'den bu yana Koridallos Cezaevi'nde tutulan "Lukas" kod adlı Kufodinas'a, daha önce de üç kez cezaevi kurulunca izin verilmişti. 17 Kasım terör örgütü, 1991-1994 yıllarında Türkiye'nin Atina Büyükelçiliğinde görevli diplomatlar Çetin Görgü ve Ömer Sipahioğlu'nu şehit etmiş, Büyükelçilik Müsteşarı Deniz Bölükbaşı, İdari Ataşe Nilgün Keçeci ve şoför Adil Yıldırım'ı yaralamıştı.
    - Ak Parti'den erken seçim açıklaması. Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki, 'Seçimlerin öne alınması gibi bir şey bizim gündemimizde yok. Ama bu tarih uygun değil. Bu tarih bize göre yanlış.' şeklinde konuşarak erken seçim tartışmalarına noktayı koydu.
    - Erdoğan: Askeriyemizin yerli ve milli çizgisini güçlendireceğiz
    Başkan Erdoğan harp okulu mezuniyet töreninde TSK'nın subay ve astsubay ihtiyacı için önemli açıklamalar yaptı. (Tecrübeli kurmay çok kaldı'mı ki.).
    - Rusya, büyük bir askeri birlikle Akdeniz'de. Rusya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Akdeniz'de tatbikat yapacağız. 25 savaş gemisi ve 30 savaş uçağı kullanılacak" denildi.
    - Almanya'da yeni siber güvenlik ajansı kuruldu. Almanya Savunma Bakanı Ursula Von Der Leyen, ajansın, yeni teknolojilere yatırım yapacağını ve kritik dijital altyapıyı koruyacağını söyledi.
  • Güncel-i // Vuku; Kafkas Haber.& İktisadiyat of Economics
    Bismillahir'Rahmanir'Rahim,, Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.. Çarşamba, yani Yevmul-Erbia 18 ZilHicce 1439 // 29 Ağustos 2018.. Es-Selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuhu ve Mağfiratuhu Ebeden ve Daimen,, Bizi bilmeyen ne bilsin,, Rüşvet değil bilenlere Selam,.
    - Suçüstü yakalandı itiraf etti! Kıbrıs’ı sarsan casusluk Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC), Rumlarla iş birliği yaptığı belirlenince takibe alınan Mehmet Besimoğlu, Gazimağusa Limanı'ndaki askerler ile birliği fotoğraflarken yakalandı. Mehmet Besimoğlu, polis merkezindeki ilk ifadesinde, Gazimağusa Limanı'ndaki askerler ile birliğin fotoğraflarını, ismini söylemediği Rum'a vermek üzere çektiğini itiraf etti. Üzerinde Rum hattı bulunan Besimoğlu'nun, adı henüz öğrenilemeyen Rum ile sürekli telefonda konuştuğu da kayda alındı. 'Casusluk' suçlamasıyla tutuklanan Mehmet Besimoğlu'nun evinde yapılan aramada; cep telefonları, dijital fotoğraf makineleri ve dizüstü bilgisayarlar bulundu. Polis, el koyulan eşyalar üzerinden araştırma başlattı.
    - Erdoğan: Bu milleti daha tanımadılar, ama tanıyacaklar
    Başkan Erdoğan, Ankara'da Medya Oscarları Ödül Töreni'nde yaptığı konuşmada, 'Biz öyle bir tarihin varisleriyiz ki, bizi bu tehditlerle yıldırmak mümkün değildir. Demek ki onlar bu milleti daha tanımadılar, ama tanıyacaklar. Biz bir ölürüz, bin diriliriz.' ifadelerini kullandı.
    (Alman hükümeti 'Türkiye için kurtarma paketi' haberini yalanladı. ABD'de yayınlanan Wall Street Journal gazetesi, Türkiye'nin yaşadığı ekonomik sıkıntılar ve Türk Lirası'ndaki değer kaybı karşısında Almanya'nın yardım seçeneklerini değerlendirdiğini yazdı. Ancak Reuters'a konuşan Alman hükümet kaynakları gündemlerinde böyle bir planın olmadığını söyledi.).
  • *Ahmet Kaya, "An Gelir" (Attilâ İlhan)
    *Bernard Lavilliers, "Scorpion" (Nazım Hikmet)
    *Doğan Canku, "Takalar" (Bülent Ecevit)
    *Donovan, "Jabberwocky" (Lewis Carroll)
    *Ercan Yenal, "Unutamıyorum" (Ümit Yaşar Oğuzcan)
    *Ezginin Günlüğü, "Bilinmeyen Ülke" (Puşkin)
    *Fikret Kızılok, "İki Parça Can" (Ahmed Arif)
    *Hümeyra, "Kördüğüm" (Şevket Rado)
    *Juliette Gréco, "Si tu t'imagines" (Raymond Queneau)
    *Kaan Tangöze, "Kalmak Türküsü" (Özdemir Asaf)
    *Léo Ferré, "Les Corbeaux" (Rimbaud)
    *Mehmet Güreli, "Kimse Bilmez" (Ömer Hayyam)
    *Mikis Theodorakis, "Tha simanoun oi kampanes" (Ritsos)
    *Mine Koşan, "Anlatamıyorum" (Orhan Veli)
    *Mircan Kaya, "Eski Bir İstanbullu Ağzından İlahi 1" (Gülten Akın)
    *Münir Nurettin Selçuk, "Endülüs'te Raks" (Yahya Kemal)
    *Nükhet Duru, "Melankoli" (Sabahattin Ali)
    *Özdemir Erdoğan, "Fahriye Abla" (Ahmet Muhip Dıranas)
    *Phil Ochs, "The Bells" (Edgar Allan Poe)
    *Quilapayún, "El arbol" (Pablo Neruda)
    *Timur Selçuk, "Sen Neredesin" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
    *Waterboys, "Mad as the Mist and Snow" (W. B.Yeats)
    *Yeni Türkü, "Sardunyaya Ağıt" (Can Yücel)
    *Yves Montand, "Je me souviens" (Aragon)
    *Zülfü Livaneli, "Memik Oğlan" (Ülkü Tamer)
  • Kirli Planlar & Derin Yapılanmalar
    (ABD-Evanjalizm-İsrail-Türkiye)

    Evenjalistler 3 kişiyi "Deccal" ilan ettiler. İkisi tarihten biri bugünden:
    Selahattin Eyyubi
    Fatih Sultan Mehmet
    Recep Tayyib Erdoğan

    Evanjelist yapı son olarak dünya üzerindeki yayın organları ve kurumlarında Erdoğan'ı da Deccal olarak anlatmaya başladılar.

    Peki neden? Ve Evanjelistler kim?
    O halde dikkatli okuyalım.

    Evenjalizim Hıristiyanlığın radikal koludur.
    Bu tarikat ve mezhep 1860'ta kuruldu.
    Yahudilerin girişimleri ile kurulup Theodor Herzl'in yönlendirmesi ile Hıristiyanların içinde büyütülen derin tarikat ve mezheptir.
    Müslümanların içinde de bu tip yapılanmalar kurdurmayı ihmal etmeyeceklerdi.
    Evenjalistlere göre Mehdi ve Mesihin gelmesi için Yahudilerin vaadedilmiş topraklarda büyük devletleri kurmaları gerekiyor.
    Bu sınırlar içerisinde Türkiye'nin Güneydoğusu da var.
    Türkiye şuan bunu engelliyor.
    Bunu engelleyen herkes Evenjalistlere göre DECCAL'dır.
    Ondan sonra büyük Armegedon Savaşı çıkacak.
    Mesih ve Mehdi gökten inip bu savaşta komutan olarak başta Müslümanları öldürüp temizleyecek ve dünyayı az bir nüfusla bunlara teslim edecek.
    Bu büyük savaşı ateşlemek için Bush'a Irak'ı işgal ettirdiler. Olmadı! Fakat büyük bir ön hazırlık oldu.
    Trump ile de Kudüs'ü İsrail'in başkenti yaptırıp Büyük İsrail için bölgeyi uygun hale getiriyorlar.
    ABD'nin PYD'ye tırlar dolusu silah verip orada kaosa elverişli bir yapı oluşturması da Evanjelist zihniyetin planı gereğidir.
    En sonunda İran ve Türkiye üzerinden büyük savaşı çıkarmayı deneyecekler.
    FETÖ aracılığı ile Türkiye yeterince kaosa boğuldu ve ön prova yapıldı.
    Kaos çarkını harekete geçirdiler.

    Ve şuan bir yandan da İsrail Filistin'e tamamen hâkim olmak için bombalamalar yaparak stratejik temizliğine devam ediyor.
    İsrail milletvekili Ayelet Shaked: "Özellikle Filistinli anneler öldürülmeli ki başka terörist yetişmesin" diyecekti.
    Evet Filistin'de Müslüman nüfusu azaltmanın en kolay yolu buydu.
    Katliamlar kadınların çok olduğu yerde yapılıyor.

    Dünya genelinde 500 milyon Evejalist bulunuyor.
    ABD'de 100 milyon Evenjalist vardır.
    ABD'deki 100 milyon Evanjelist Trump'u destekledi oy verdi.
    Trump ve ekibi Evanjelist planlara uygun hareket ediyor.
    Türkiye de, bu Evanjelist planı uygulamak için her yönden yardım edebilecek Adnan Oktar ve FETÖ gibi yapılara operasyon yapınca daha da kızdılar.
    Türkiye şuan Evanjelist ve Siyonist planlara ciddi engel oluyor.
    Ezecekler sözde.
    Bu arada Evanjalistler gibi FETÖ'nün de Erdoğan'ı Deccal ilan etmesi tesadüf değil.
    Çok büyük şeyler deşifre oluyor anlayana.
    Devlet kendi içinde yüzyılın en önemli operasyonunu yaparken ucu dünyayı yöneten ve yönlendirenlere dayandı.
    Ve ip koptu.
    Artık ABD ile değil, ABD'yi de yönlendiren akıl ile çatışıyoruz: Evenjalist ve Siyonist Komite.

    Bakın dostlar. Vallahi mutluyum!
    80 yıldır küresel medyanın oluşturduğu bir konsept vardı.
    Medya hep aynı şeyi konuşur, insanlar oyalanırdı.
    Medya ve haber kanalları siyasi magazin ve ekonomik magazin çöplüğü idi.
    Dünyayı yönlendiren derin yapılar konuşulup, kirli planları deşifre edilip engellemediği sürece olmazdı.
    Bugün üst seviye konular konuşulmaya başlandı ve devlet de halkını bu konuda yönlendiriyor.
    Çünkü tehlike büyük.
    Bir kenara not edin:
    Dünyayı yönlendiren tüm derin yapıların kirli planlarının tam ortasında bir devlet var: TÜRKİYE.
    Yaşadığımız yer ekonomik, tarihsel, dinsel, kültürel ve enerjik olarak geçiş yolu ve sıçrama tahtası.
    Saldıran saldırana!
    Vallahi çıplak gözle göremiyorsunuz ama kuşatma büyük!

    Ve bir başka konu!
    Türkiye'nin elinde şuan en az Bronson kadar önemli ABD vatandaşları var.
    Kimi Evanjalistlerin adamı. Kimi CIA ajanı!
    Bronson Evenjalist bir papazdır.
    Bunlar da ciddi krize sebep oluyor.
    Fakat daha başka bir konu var.

    Unutmayın ABD tüm dikkatlerimzi Bronson olayına çekip diplomatik zekamızı ve enerjimizi bununla oyalayarak başka yönlerden başka işler yapıyor.
    Bizi Burunson'a odaklayıp başka yerlerde faaliyet yapıyorlar.
    ABD'ye çalışan 2 bin düşünce kuruluşu var.
    Bu kuruluşlar ABD'nin dünyada yapacağı her faaliyeti uzmanlarla hazırlıyorlar.
    Ve çok sinsice ve ustaca planlar.
    Ciddi raporlar sunuyorlar devlete.
    Sundukları raporlar, araştırmalar ve planlar gerçekten süper ötesi tuzaklar barındırıyor.
    Bir yandan Bronson olayını büyütüp dikkatleri bura çekerek, başka yerlerde başka işleri kolayca yapabilirler.
    Dikkat etmeli!
    Dikkatimizi başka yerlere de yönlendirmeliyiz.
    ABD'yi yöneten akıl tam bir illüzyon ve manipülasyon uzmanıdır.

    Uyanık olalım...

    -- Mustafa Güldağı --
  • Erdoğan devrimcidir.
    "Kökten" değişim istedi ve değiştirdi...
    Halkçıdır...
    Milletini çok sever...
    Onsuz asla iş yapmaz...
    Milletine "yaşanabilir" bir dünya için çalışan tek dünya liderdir Erdoğan.
    Emperyalist-kapitalist sisteme, sömürüye, haksızlığa sonuna kadar karşı çıkan ve isyan eden kişidir.
    'Dünya beşten büyüktür' diyen odur!
    Meseleye buradan bakınca Reis'i yok etmek için kurulan uluslararası çeteyi, taşeronları CHP ile FETÖ'yü, PKK'yı ve yaptıklarını daha net görürüz.
    Reis'i halktan koparmak için ne fırıldaklar çevirdiler!
    Gezi, 17-25 Aralık Yargı Darbesi, MİT TIR'larının durdurulması ve 15 Temmuz kanlı darbesi birkaçıdır.
    Öldürmek için çete bile kurdu şerefsizler.
    Suikast girişimlerini anlatmaya gerek yok!
    Hiç durmadılar ki!
    Standard & Poor's, erken seçim kararı üzerine Türkiye'nin 'kredi notu'nu düşürdü.
    Türkiye 7.4 büyümüşken hem de.
    Provokatörler borsaların kapalı olduğu geceleri bile doları yükseltti!
    Malum yazar çizer takımı kuyruklu yalanlarla seçime yön vermeye kalktı.
    Anket firmalarının algı dolu palavraları akıllara ziyandı.
    Soner Yalçın'ın iftira makinesi aralıksız çalıştı.
    ABD ve Avrupa medyası Erdoğan'a kin kustu.
    Yabancı ajanslar seçim günü bile suikast planladı...
    Sonuç:
    CHP kaybetti.
    Reis kazandı.

    ***

    Hepsi kafayı yedi.
    Birbirine girdiler.
    'Abazan Muarrem'e çektikleri cila işe yaramadı.
    CHP ile birlikte yürüyenler kaybetti.
    PKK hariç ama…
    CHP bir şeyi başardı.
    PKK'yı Meclis'e soktu!
    Beyaz Türkler sayesinde PKK'nın partisine oy yağdı.
    İnfazlar böyle başladı.
    Yüz buldular çünkü.
    Tutarsızdır bunlar.
    Mesela Kadir Mısıroğlu'na nefret kusarlar.
    Ama Atatürk'e 'kefere' diyen Mehmet Bekaroğlu'nu mebus yaparlar.
    Hem de ikinci kez.
    Milleti aptal sanıyor salaklar.

    ***

    PKK'nın masum vatandaşları öldürmesinin sorumlusu CHP'dir.
    Boşuna lataris etmesinler.
    PKK, Ağrı'da köy bakkalı Mevlüt Bengi ile temizlik işçisi Fevzi Ertik'i öldürmekle başladı kanlı cinayetlerine...
    Sonra Lice'de bir baba oğulu infaz ettiler.
    Baba Remzi Güler 48 yaşındaydı.
    Oğlu Mahmut Güler de 24 yaşında...
    Oğlu zihinsel engelliydi.
    Bu cinayetlerle CE HA PE'nin eline kan bulaştı.
    Bunun başka izahı yok.
    Birlikte şemmamme de oynarlar artık.
    Kılıçdaroğlu PKK'nın cinayetlerini kınayamıyor!
    HDP'de aynı.
    Arkasında duruyorlar.
    Onlar da PKK'ya yaslandı.
    "Demokrasi" ve "barış" nutku atanlar zihinsel engelli Mahmut'tan ne istedi dersiniz?

    ***

    Skandallarıyla tanıdığımız ODTÜ'de ise rezalet serisi devam ediyor.
    Mezuniyet töreni yine siyasal şova döndü.
    "Zeki öğrenciler!" Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına akıl almaz hakaret içeren pankartlar taşıdı.
    'Zeki' numarasıyla millete "hayvan" dediler.
    Üstelik yönetimin gözü önünde.
    O pankartlar 'Reis'e oy veren 60 milyon insana hakaretti.
    Zekiceymiş!
    Tükürürüm böyle zekiliğe...
    Ne zekisi lan!
    'Abazan Muarrem'e 'İnce' gönderme yap ülkemin cumhurbaşkanına hakaret ha…
    Bu zekiliğe "tükürük" az gelir be!
    Ne demek istediğimi zeki çocuklar anlamıştır!
    Ayşe Arman 'Abazan Muarrem'de şeytan tüyü bulmuştu!
    Halbuki 'Abazan Muarrem' gazeteci Fuat Uğur için attığı twitte ne mal olduğunu açıkca ortaya koydu.
    Böyle bir küfürbaza ve tacizciye ülke teslim edilebilir miydi?
    Çünkü:
    Öfkesinin kontrolü yok!
    Tahammülsüz!
    Bunların tamamının ağzı bozuk.
    Yani azılı faşisttirler.
    FETÖ durmuyor.
    PKK'da…
    Gülen ölmeden, PKK bitmeden durmazlar.
    Pensilvanya'daki toplantıya değişik ülkenin 33 sözde üst düzey örgüt yöneticisi katıldı.
    Gülen bu hainlere Türkiye'ye yatırımları 'engelleyin' talimatı verdi.
    Adam kıtır kıtır kesilmeyi fazlasıyla hak etti.
    Neyse...
    Milletvekillerinin yemin töreninde PKK'cılar İstiklâl Marşı okunurken salondan çıktı.
    Tahammül edemediler milli marşımıza.
    Şu CHP, HDP'yi Meclis'e taşımasının faturasını kesinlikle ağır ödeyecek.
    Yalandan çemkirmeleri fayda etmeyecek!
    Lataris *Çırpınma.