Ekonomik açıdan hayvan yetiştiriciliğine, çobanlığa dayanan bozkır Gök Türk Kültüründe ise bu ihtiyaç, başta en yüksek adale gücüne sahip at olmak üzere, hayvan gücü ile karşılanıyordu. Orman kavimlerinde ve yerleşik topluluklarda hakimiyeti ele geçiren gruplar zorbalık yolu ile, kendilerine hiçbir siyasi ve mülki hak tanımadıkları mahkum kütleleri (Moğallarda çeşitli kölelik müesseseleri, Slav kavimlerinde meşhur köle ticareti, Mısır'da köle kütleleri, Çin'de enselerine boyunduruk vurularak çalıştırılanlar , Hindistan'da paryalar, eski Yunan'da, Aristoteles'in ehli hayvan ve canlı alet dediği, doğrudan mülk sayılan insanlar, Roma 'da benzeri köleler) sınıf, kast cem deresine alarak cemiyet düzenini öyle devam ettirmek için asırlar boyunca türlü tedbirlere (özel kanunlara) başvururlarken, insnın kol kuvvetine ihtiyaç duyulmayan bozkır kültüründe özel mülkiyet ve hür çalışma sayesinde gelişen sosyal gelenekler zamanla töre (Anayasa) hükümleri halinde kesinlik kazanmıştır.