Belki de sahiden bir hayaletim ben. Dünden kalma, bugün artık kimsenin görmek istemediği bir hayalet.Harpten kalma, sulh için üstünkörü bir tamir görmüş bir hayalet.
(sayfa 43)
Ben dışarıda, kapıların dışındayım, yine dışında. Dün gece kapıların dışındaydım. Bugün yine dışında.Ben daima kapıların dışındayım. Ve kapılar kapalı. (sayfa 49)
İnsan en önce gitmesi gereken yeri en sonra hatırlar. (sayfa 78)
Bu kalp,sesi kısılana kadar bağırdı da çığlığını hiç kimse duymadı. (sayfa 86)
İnsanın karnı tok, sırtı pek oldu mu başkalarının yoksulluklarını okuması, merhamete gelip iç çekmesi ne tatlıdır.
(sayfa 89)
"Sarhoş gibiyim." dedi Behzat, " İçmeden de sarhoş olunabiliyormuş meğer."
Ali Garbî gülümsedi:
" İçmediğimizi de nerden çıkardın beynamaz?"
" İçtik mi?"
" Sabaha kadar aşk konuştuk..."
Behzat gülümsedi, dünyaya başka âlemden gelen ilahi bir hayvanı salar gibi mırıldandı:
" Üzüm yaratılmamışken biz sarhoştuk."