Bu nedenle sana görünmeden gitmeye karar veremedim. Belki böylesini yeğlerdin?"
"Hayır. Hiçbir zaman. Nankör olduğunu ya da bana veda etmeden gidecek kadar benden nefret ettiğini düşünürdüm."
"Unutacaksın."
"Ne unutacak, ne de bağışlayacağım. Bastonlu ve çenesi dizlerine değen ufak tefek bir ihtiyar olsam bile unutmayacağım. Sen beni iyi tanımıyorsun Adam."
"Unutmakla bağışlamak arasında ne fark var?"
"Bağışlarken kişi her şeyi unutuyor. Ama yalnızca unutmakla, pek çok kez insan yeniden anımsamaya başlıyor."
"Biliyorum, Adam. Ama görüyorsun. Ne yaparsam yapayım, hep gözlerim sulanıyor."
"Neden? Erkek değil misin?"
"Evet. Erkeğim, ama ağlamak istiyorum. O kadar."
"Odama gelip bana iyi geceler dileyen bir babam olsun isterdim. Elini başıma koyan bir baba. Odama giren, üstüm açılmışsa uyandırmamaya bakarak üstümü örten. Bana iyi geceler dileyerek yanağımdan öpen."