Kalbim çok şey öğrendi ve yaşadı. Ve bu sayede bilgeliği, deliliği, akıllılığı öğrendim. Ama anladım ki, bu da zor bir iş. Çünkü bilgeliğin olduğu yerde fazlaca üzüntü var…
Anlamıştı ki aşk, geniş, inkâr edilmez bir iyilik ve doğruluk kaynağı olduğu kadar, aşırılık yada yanlış anlama halinde çirkinliklerin, sahteliklerin de kaynağıdır.
İyi tarafı hangisi, kötü tarafı hangisi idi? İki taraf birbirinden nerede ayrılıyordu?
Kim için yaşayabilirim, hangi gaye için? Neyi arayacağım? Ne için savaşacağım?
Neyin rüyasını göreceğim? Hayatın çiçekleri döküldü,
sade dikenleri kaldı...
Okuduğu kitaplarda kendi düşüncesinin ve duygularının yankılarını,
bir gün önce söylediği kelimeleri buluyordu. Sanki yazar onun kalbinin atışlarını dinlemiş de yazmıştı..