“nasıl bir arabanın görünüşünden sorumlu değilsen, kendi görünüşünden de sorumlu olmadığını bilmelisin. sen de en az bir araba kadar ürünsün. bir ürünün, ürününün, ürünü. arabaları dizayn eden adamlar da birer ürün. senin ailen bir ürün. onların ailesi de birer üründü. öğretmenlerin, ürün. kilisedeki papaz, başka bir ürün.
bazen bastığın boku temizlemenin en iyi yolu, kendini kıymetli, küçük bir ödül gibi görmemektir.
“söylemeye çalıştığım şey şu” diyor brandy,
“dünyadan kaçamazsın ve nasıl göründüğünden de sorumlu değilsin; ister çok güzel görün ister bok gibi. hislerinden, sözlerinden, davranışlarından veya yaptığın herhangi bir şeyden sorumlu değilsin. bunların hiçbiri senin elinde değil.
nasıl bir cd, üzerine kaydedilmiş olandan sorumlu değilse, biz de değiliz. programlı bir bilgisayar kadar özgür davranabilirsin. bir dolar banknotu kadar biriciksin.