Uzun zaman önce bırakmıştı yazmayı. Çünkü yaşayınca yazmaya vakit ayırmak zor geliyordu. Yaşayınca... Hayatı. Daha aktif. Fakat bir sıkıntı içindeydi. Çektiği bu sıkıntı yaşam belirtisiydi onun. Aradığı bir türlü kendini bulamayan bir belirsizliği bir gün bırakmaya karar verene kadar yazmadı. Sonra sayılara dikkatini çekti. Gece kalktığında, sabah uyandığında, gündüz işte, akşam uyumadan evvel hep çift saatlere denk geliyordu. Dilek dileyip saatleri yazı yerine koymaya başladı. Bazen bilgisayarın azizliğine uğruyor ve dakikaları ekran yavaşlığından ötürü aşıyordu. Öyle olunca siliyordu denk geldiği saatleri. Bu sebeple bulmacada eksik parçalar oluşuyordu. Bir dua halkası gibi evirip çevirdiği inançları onu bir gün duasıyla karşılaştıyor ve bu eksik parçaları o tamamlıyor. İşte böylelikle yazmak için kapı açılıyor ve belirsizlik bundan sonra asla kapısına bile uğramıyor.