Bu nedenle tarih bilimi, eğer gerçek bir bilim olacaksa artık toplumsal gelişmenin tarihini kralların ve generallerin hareketlerine, devletleri fetheden ve yenen fatihlerin ve galiplerin davranışlarına indirgenmekten kurtulmalı, her şeyden önce, maddi tarihi üretenlerin tarihi, emekçi kitlelerin tarihi, halkların tarihi olmalıdır.
Ancak Marx’ın sözlerinden, toplumsal düşüncelerin, teorilerin, siyasi görüşlerin ve siyasi kurumların toplum yaşamında hiç önemli olmadığı, karşılıklı olarak toplumsal varlığı, toplumun maddi yaşam koşullarının gelişmesini etkilemediği sonucu çıkmaz.
Modern devlet ise, sadece, burjuva toplumunun, kapitalist üretim tarzının genel dış koşullarını hem işçilerin hem de tek tek kapitalistlerin saldırılarına karşı korumak için kullandığı örgüttür.