Franz Kafka...
Aşkın soyluluğu ve soysuzluğu ancak bu kadar güzel bir dil ile tasvir edilebilirdi.
Kafka ve Milena ,Prag'da tanışmışlardır. Milena gazetecidir ve çok ileri derecede Çek dili bilmektedir. Tanışmaları Kafka'nın yazılarını , Milena'dan Çek diline çevirmesini istemesiyle başlar. Bir süre iş hakkında mektuplaşsalarda bu mektup alış-verişi hergün sürer.Aslında ikisininde üzücü , ortak bir özelliği vardır.Hastalardır. Franz Milena'dan önce verem adı verilen bir hastalığa tutulmuştur.Mektuplaşmalar arttıkça aralarındaki bağ daha çok kuvvetlenir. Fakat aralarındaki bu bağa nitekim engeller de vardır. Milena evli , Kafka ise nişanlıdır. Ancak Kafka bu imkansız aşka gün geçtikçe daha çok bağlanır. Milena'yı yanlızca 1-2 defa gören Kafka mektuplaştıkça aşkı akıl almaz bir hal alır.
İşte bu yüzden aşkın soyluluğu ve soysuzluğu denir. Hem bir temas olmadan kelimelerle aşklarını dile getirirler , hem de bu şekilde yapmaları bile yanlıştır.
Mektup yazmak, hayaletlerin önünde soyunmak demektir, çünkü onlarda aç kurtlar gibi bunu bekler zaten. Yazıya dökülen öpücükler yerlerine ulaşamaz, hayaletler yolda yalayıp yutarlar onları.