İnsan düştüğünde, kenara sıkıştığında inanacak, sarılacak bir şeyler arıyor. O çaresizlik anında sığınacak bir yüz, bir söz bir umut parçası. Çünkü insan düştüğünde çok yalnızdır, tek başına ve en karanlığa düşersin.
Kendinin en karanlığına.
Ömrümüz o karanlığın içerisinde yakılan kibrit alevinin peşinde koşarak geçiyor sanki.