İlk şiirini de yine ortaokul yıllarında tatillerden birinde yazar. Kompozisyonları çok iyi olmakla birlikte şiir yazmak ya da şair olmak aklından geçmez. Milletine ve yurduna yararlı olma düşüncesindedir.
Harçlığı çok sınırlı olmakla birlikte kitaplar alır. Attar'ın Pendname'sini yemekhane nöbetinde okur. Mardinli bir arkadaşının evlerinden Mesnevi şerhini, bir de Farsça öğreten birkaç kitap alır. Mesnevi şerhinde hem metin, hem lügatler, hem anlam, hem de açıklama vardır. Bu onun için çok yararlı olur. Adeta Mesnevi'yi anlamaya başlar, hem de ortaokul 2. sınıfa giden biri olarak. Çok erken bir zihin uyanmasıdır bu.
Orta ikinci sınıfta iken gelen Türkçe hocaları, daha ilk kompozisyondan sonra, onu sırasında ayağa kaldırarak: "bu arkadaşınıza iyi bakın, ilerde..." diyerek çok büyük övgü ve iltifatlarda bulunur. Bir soru sorduğunda, o da usulen, fakat tevazu dairesinde parmak kaldırınca, öğretmeni, "Sen, öyle parmak kaldırmalısın ki tavana değmelidir" der.