İlya İlyiç namıdiğer Oblomov,
Gorohova caddesi'ndeki evinde yatağından çıkmıyor, üstü tozlanmış kitaplarını hiç okumuyordu. Miskinlik ve uyuşukluğunu türlü bahanelerle destekleyerek yaşamaktan korkuyordu.
İlk başlarda İlya İlyiç'in oblomovluğu sizi de sarıyor sanki. Kitap tıpkı onun okumak için açıp da üstü tozlanan hatta küflenen kitaplarına dönüşüveriyor. Ta ki Oblomov'un rüyasına gelene kadar. O zaman anlıyorsunuz ki İlya oblomovluğu ailesinden öğrenmiş. Etrafı keşfetmesi gereken yaşlarında buna izin verilmemiş. En yakın dostu Ştolts ise ona nazaran keşfederek korkmadan yaşamayı öğrenmiş.
Oblomov ki bütün varlığıyla Ştolts'a karşı bir isyandı! Artık anlamaya başlıyoruz ki karşıtlık bir sevgi yaratmıyorsa bile ona hiç de engel olmuyor.(sayfa 201)
Peki Olga ve İlya arasındaki aşk ve bağ Olga'nın yaşama sevincine, İlya'nın uyuşukluğuna rağmen sürecek mi? Yoksa sevgiye rağmen karşıtlıklarına mı yenilecekler?
Oblomov'un başına neler gelecek?
Yaşamı ertelemeyi, ertelemek için güzel bir hikayeydi. Keyifli okumalar dilerim.