Bu kitap beni hem çok motive etti hem de biraz sarstı.
Martin Eden fakir bir denizciyken bir kadına âşık oluyor ve bu aşk onu bambaşka biri yapıyor. Okuyor, yazıyor, kendini geliştiriyor, hayallerinin peşinden gidiyor…
Parasız kalıyor, aç kalıyor ne kadar zorluk çekse de hayalinden vazgeçmiyor ve gelen ilk olumlu mektup ile gözleri parlamaya hayaline daha da sıkı sarılmaya başlıyor
Ama en çarpıcı yanı şu: hayalini kurduğu o “yukarı sınıf” dünyasına ulaştığında aslında oranın sandığı gibi olmadığını fark ediyor.
Romanı okurken bir yandan “vay be, azmin gücü!” dedim, bir yandan da Martin’in yalnızlığını çok hissettim.
Kitap bittiğinde hem ilham aldım hem de biraz içim burkuldu.
Bence herkesin hayatında en az bir kere okuması gereken bir roman. Hem düşündürüyor hem de kendi hayatına dönüp bakmanı sağlıyor.