• Hey ! Merhaba !

    2020 için planlar yapılıyor değil mi ? Gidilecek yerler, alınacak kararlar, köklü değişiklikler için ilk adımlar..
    Bendeki durum ise henüz okuma listeleri oluşturma ötesine gidemedi. İlk liste Goodreads’teki bir grup olan ^Bizim Büyük Challenge’ımız^. Liste öyle hoşuma gitti ki kendi oluşturacağım listeden önce (sayıca da makul olan) bu listeden başlamak istedim.

    Kendim için oluşturacağım listeyi de paylaşacağım – ki o da bu şekilde temalı bir okuma planı olacak.

    Gelelim Bizim Büyük Challenge’ımız maddelerine ve benim o maddeler için seçtiğim eserlere:

    1. Bir Sait Faik Abasıyanık kitabı : Son Kuşlar / Sait Faik Abasıyanık
    2. Sait Faik Hikaye Armağanı kazanmış bir kitap : Olduğu Kadar Güzeldik / Mahir Ünsal Eriş
    3. Bir Türk kadın yazar tarafından yazılmış bir kitap : Gölgeler Çekildiğinde / Cahide Birgül
    4. Bir öykü kitabı : Kolima Öyküleri / Varlam Şalamov
    5. Çevirmenini sevdiğiniz bir kitap : Yarın Savaşta Beni Düşün / Javier Marias (Seda Ersavcı çevirisi)
    6. Çok sevdiğiniz bir yazarın bir kitabı : Ben Bir Kediyim / Natsumi Soseki
    7. Hiç okumadığınız bir yazarın bir kitabı : Çelik Fırtınalarında / Ernst Jünger
    8. Bir arkadaşınız çok övdüğü için canınızın çektiği bir kitap : Dorian Gray’in Portresi / Oscar Wilde
    9. Size hediye edilmiş bir kitap Yolcu / Ulrich Alexander Boschwitz
    10. Son 5 sene içinde aldığınız bir kitap : Lanet Olsun Zaman Nehrine / Per Petterson
    11. Kapağı mavi olan bir kitap : Gökyüzü Hapsi / Christine Leunens
    12. Kahramanı kadın karakter olan bir kitap : Napoli Romanları (4 eser) / Elena Ferrante
    13. Bir seriye ait en az bir kitap : İnce Memed / Yaşar Kemal
    14. 2000-2010 yılları arasında yazılmış Türkçe bir kitap : Gençlik Düşü / Ayhan Geçgin
    15. Kâzım Taşkent Klasik Yapıtlar dizisinden bir kitap : Bütün Zafer Şarkıları / Pindaros
    16. Amerikan edebiyatında 1970 yılından önce yazılmış bir kitap : Yenilmeyenler / William Faulkner
    17. Yaşamadığınız bir şehirden aldığınız bir kitap : İstanbul 2099 / Derleme
    18. Bir kadın yazarın ödüllü bir kitabı : Koşucular / Olga Tokarczuk
    19. 600 sayfadan uzun olan bir kitap : Kumandanı Öldürmek / Haruki Murakami
    20. İçeriği kurgu olmayan bir kitap : 21. Yüzyıl İçin 21 Ders / Yuval Noah Harari

    Listede merak ettiğiniz / birlikte okuyalım dediğiniz eser varsa yazın lütfen!
    Şimdiden mutlu yıllar!:)
  • 208 syf.
    ·1/10
    Merhaba:)BASLAMADAN SIZE YALVARIYORUM ETRAFINIZI ÇOCUKLARINIZI BU VE TUREVI OLAN KİTAPLARDAN UZAK TUTUN.SONRASI GEC OLABILIR INSANA KITAP OKUMAYI BIRAKTIRIR..Ulan Ülkeye bak önune gelen okumayı söken kitap yaziyor bu ne ya ?Bunlarin hepsini toplayacan bir yerde kitaplarını da bomba atıp kaçican :)La nedir sizden çektiğimiz bee kurban oldugum Allahim yazdırma bunlara konuşturma kitaplara değerli yazarlara ihanet.medya da bunları şişiriyor ya ona yanıyorum:( Bide gençlerin favorisi plotonik aşkların ilacı lisede okuyanların başucu kitapları malesef.Bide bunu seri olarak yazmış ya bakmis iyi ticaretini yapiyor millet dusunmeden okuyor devam etmiş çoğu geçen söz zaten copy pass surdan burdan :) yeni evli 100 kadından 90 tanesinin eşine yakınırken kurduğu cümleden kitap adı yapmak çok dahiceymiş kardeş be... hele içinden yapılan alıntı
    "sen kapanmayan yaramdın.
    ve ben bu yaraya ilaç niyetine seni yazdım."
    offf.. offf... lise sıralarına kazıyordu bir tayfa bu cümleleri yıllar önce...aklıma o geldi.Ha şu var sevmek sevmekse eğer
    sevmek sevmemektir... tarzı cümlelerle genelin altında kalmış kitleye hitap eden,
    onların avamlığından beslenerek isim yapmaya uğraşan,buradan parayı toplamaya çalışan bu tiplere hiç saygım yok.Burda da kimse kusura bakmasin.facebook'taki umutsuz ev kadınlarına lise yasindaki cocuklara yutturdugun gibi bizim gibi kitleye yutturamazsın...
    1 milyon takipçin olur filan, kendi krallığında mutlu mesut yaşarsın...Ama yanlışlığını hep konuşur yazar çizeriz .
    malesef yine bir kötü tecrübemle beraberiz.Bu kitabi okuma sebebim kardesim..Kitabi malesef satın almıştı popi olduğu için iste kızlar geyiğini yaptığı için yazarı yakışıklı buldukları için vs(yazarın yaşi da daha zaten aynı yaştalar kardeşimden de küçük olabilir ) o parayla çok güzel kitaplar alınır Bir iyilik yapılabilirdi ya da bana yemek ısmarlayabilirdi üzüldüm verdiği paraya da...Tabi Miraç beyimiz işinde kaliteli bir dolandırıcı olduğu için kitabı gençlere sadece sevdirmekle kalmıyor ceplerini de boşaltıyor hem de hissettirmeden:) ve okumaya çalışıyordu evde ama bir türlü okuyamadı tabi okuyamadığını inkar edip güzel olduğunu söylemesi hele cinleri tepeme çıkarıyordu .Kitaplikta Dostoyevski Tolstoy Sabahattin Ali kitapları tefsirlerimin yanında görünce "la al şu kitabını elimden bir kaza çıkacak" diye dolaba görmeyeceğim yere koyuyordum.Ya okumadan kitap kendini belli eder cidden önyargı degil ama kitap o enerjiyi veriyordu.Ama dostlar hani bisey sevmezseniz hep imtihanınız olur ya kitaba bu kadar uyuz olup onu sürekli görmem cidden psikolojimi bozacaktı ya evde mutfağa gidiyordum görüyordum salona geliyorum sehpanın üstünde rahat nefes alamadim evimde daraliyordum ya...Kendisi sürekli kardeşimle de aramı bozmasiyla evde meşhurdur. Ben ilk gördüğümde kitabın kapağını görünce dalga gectim hatta "yeni nesil kitap bukuculere bak bana seni seviyorum deme hissettir ha la adam bastan kaybetti sevgi zaten hissettirerek olmuyor muydu?isimden kaybetti bu Kitabın kitabin rengi bile bana ters.Suna bak Avon katalogu gibi evirip ceviriyordum Kizim adam dolandırıcı sizin yaşınızda olanları nasıl kandiracagini biliyor ondan yapıyor.Diye diye dilimde tüy bitti o sadece savundu neymis insanlar bu kadar çok okuyor seviliyor vs ayaklarıyla geliyor. Hayatimda bu kitaba verdiğim zamana o kadar üzülüyorum ki ya ihanet ettiğimi düşünüyorum diğer kitaplara ve yazarlara keşke geri alabilsem..Kardeşim okudu en son (1 ayda 20 sf bu övgüsünü yaptığı kitabi)ondan hep gormek zorunda kaldim Sonra ben dedim ki hadi onu okudun bi de şu kitabı okusuna kendisine (Erich Fromm sevme sanatı) kitabını almıştım.Tabi basta mirin kirin etti o da bana dedi ki sen de bu kitabı okuyacaksin yoksa okumam diye Şantaj yapınca basta ölürüm okumam kitap okumayı bıraktırır bu bana yapmam edemem dedim dovundum ama üstad Erich için tamam dedim en son ya oyle Anlasma imzaladik ama kurallarda vardı iste tabi atlamak vs asla yok.Hatirliyorum offfff dostlarım o kitabı okurken beykozda yatsam daha mantıklı ya korku filmi gibi kitap benim için hemde açık ara fark atar en korkunç filme..Okuduğum zaman nefes almakta zorlandığım yerlerde oldu arkasından güldüğüm daha çok cümle oldu.Kitabin dili ergence yani acı çekiyorum ahhh gitme....Seni seviyorum.. beni kalbimden vurdun...Seviyorsan hadi hissettir..yapamıyorum edemiyorum ..burda iç sesime engel olamıyorum kusura bakmayin
    (Ayyy kıyamam çok masum bizde yedik lan yürü git hadi abim başka kapıya la ....) ve tamamen çoğu şey hayal ürünü..sokak ağzının bir yana hiçbir türlü edebi bir yazı oluşturmayan ve buna rağman insanlardan bir matahmış gibi sosyal medyada yayınlanmasını istiyor ya. resmen vakit kaybı. diğer kitaplarını okumadım okumayı da asla düşünmüyorum.günümüzün özeti, geldiğimiz nokta tam olarak budur. kaynağı belirsiz özgüven.birini sevme, seversen üzülürsün, ihtiyacım var, fazlasıyla ihtiyacım var''" minvalinde romantik cümlelerle doludur kitabı. eminim daha yüz temel eseri bile okumamıştir:) hayatta böyle şans lazım.Zaten sözlerin çoğu araklanmış:)içinde bolca boş sayfa var. eskiden canan tan okuyanları filan çok eleştirirdim. Canan tan’ı öpüp başıma taç ederim böylelerini görünce.yine de okuruna bir şey diyemem burada okuyabilirsiniz. ben çaydanlık altlığı olarak dahi kullanmam tabi orası ayrı :)
    Kitap 2.gün de bitirdim ama kurtulmak için asla sevdiğim için değil ve antlaşma öyle olduğu için sonunda kardeşim Erich fromm hayranı olup kitabın birçok cümlesini çizmesi beni mutlu etti.Arkadaslarina da hediye olarak aldı.Bana da tesekkur etti.Ha bu kitabı da acimadan yaktım kütüphanemi kirletsin istemezdim ve sürekli görüp üzülmek beni etkilerdi bu cağ ve kendim için biraz umudum var somursun istemezdim
    Ama yine okuyan Insanımıza allahtan acil şifa diliyorum, umarım tez vakitte daha bi akıllanırlar, daha bi aydınlanırlar bunları okumayı bırakırlar.
    Kitap incelenmeyi haketmiyor ama mecburen yazdik.Sizlere iyi okumalar Allaha emanet olun:)
    BU KITABI DEĞIL ALMAK OKUMAK YANINDAN GECMEYIN GÖRDÜĞÜNÜZ YERDE YAKIN.
  • 272 syf.
    ·Beğendi·9/10
    Merhaba dostlarım. Uzun, yorucu ve yollarda geçen bir gün olunca bugün haliyle kitap okumak için gene hafta sonunu bekleyemediğim bir vakit geçirdim. 3 4 saatim yollarda, 1 2 saatim de beklemekle geçince bu fikrimin çok isabetli olduğunu anladım ve değerli bir dostumun tavsiyesiyle okuduğum bu PSİKOLOJİ kitabında gerçekten de Kendimi Buldum! diyebilirim artık. Gerçekten EĞİTİM çok önemli bir basamak ve bu basamaklar çıktıkça azalmıyor. Sürekli genişliyor bir evren misali. Gelin hep beraber o basamağın ilk adımıyla başlayalım:

    Yirminci Yüzyılın belki de en iyi ve okullarda da okutulan psikoloğu Rollo May gerçekten çok iyi bir tercihti. Bugün gördüğüm kitabı kitap olduğu için mi okursunuz yoksa yazarı için mi okursunuz tarzında bir paylaşım görmüştüm. Ben bu iki seçeneğe de kısmen katılan birisi olarak çok etkilendiğimi sanırım defalarca belirteceğim. Sanırım içeriğini açıklamakla devam edeceğim.
    https://eksiup.com/p/7f1350385vy7

    Kitap genel anlamda nelere değiniyor diyeceksiniz. Kadın ve Erkeğin -CİNSİYET AYIRMADAN- günlük hayatta yaşadığı ve toplumun NORMAL dediği bakış açısını nasıl değerlendiği ve genelde yaşadığı HAKLI uyumsuzluk. Mesela buna kendimden örnek verecektim ki mevzu uzamasın diye vazgeçtim direkt. Bir yerde de sinirim bozuluyor tabi.

    Misal çok güzel bir noktaya değiniyor yazar gene. Öğrencilerin Öğretmenlere Bir Şey Öğrettiği Yer Neresidir? Sizlere bu soruyu sorsam ne cevap verirsiniz? Bugün denedim ama tatmin edici bir cevap alamadım. Geneli HAYAT oldu. Bu da olabilir ama tek başına anlamsız. Tabii ki kitabın da konusunu oluşturan Psikoterapi. Sonuçta bir insanın en yakınına bile anlatamadığı sırlara sahip 2 kurum var. Psikolog ve Rahipler. Her iki gruba da bu konuda bol şans.

    Bir diğer değinmemiz gereken nokta da 20 yaşını aştıktan sonra Askere gidip gelmiş ya da okulunu bitirmiş Erkek ve Kadın arkadaşlarımızın GÜNCEL AİLE SORUNU diyebileceğimiz muhabbet. Hemen anladığınızı tahmin ediyorum ama gene de belirteyim: Evlilik. Günümüzde hep görüyoruz bu sıkıntıları. Aşk ilişkilerinde bozulma, evlilik iptali, nişan atma gibi tatsız konular. Aslında nedeni çok basit ve yazarımız da bunu çok güzel özetliyor. İnsanlar EŞ dediklerinin kendilerindeki eksikleri giderme, boşluklarını doldurma gibi yanlış yerleri tamamlamalarını bekliyorlar. Eşiniz sizi anlayan, zor zamanlarınızda sizi yalnız bırakmayan, sıkıntınızda size omuz olan biri olduktan sonra hep bir farklı beklentiler içerisine girmek bana yanlış geliyor. Sonuçta bir evlilik terapisti falan değilim, kendi düşüncem bu yönde. Belki de ben yanlış düşünüyorumdur.

    Bazı insanların son dönemde büründüğü tabiri caizse VURDUMDUYMAZ tavırlara karşı serzenişler yükseliyor. Bununla ilgimi dikkatimi çeken bir hadise de sayfa 64’te gözüme çarpınca da notumu aldım. Bazı kelimeler vardır hayatımızda. Aşk, Sevgi gibi ve bunun dışında da Doğruluk, Bütünlük, Cesaret, Özgürlük, Benlik gibi. Herkesin kafasında bu tanım farklıdır. Kafalar karışmasın diye düşünecek olursak mesela birisi giyinmeyi Özgürlük olarak nitelerken diğeri bunu Cesaret olarak da niteleyebilir. Karşı taraftaki kişinin bunu ve anlamını anlayamayacağından açıklamak bile istemezler bazen ve birbirini anlamayan insanlar en yakınlar bile olsalar birbirinden uzaklaşabilirler. Bu dürtülerde birbirimize yardımcı olabilirsek bütün dünyayı kesinlikle düzelmek imkansız ancak kendi dünyamızı çok güzel bir şekle sokabiliriz. Bize de bu yeter. Bizi tüm dünya değil sadece kendimiz ilgilendiririz ne de olsa değil mi? Yanımızdakiler bize yeter, yetmeli.

    Bu konuya devam edersem bunu çok garip bir örnekle açıklamak istiyorum. Çoğunuz dikkat etmiş bir o kadarınız da umursamamıştır. Bakalım mı? Minik, şeker bir çocuğu karşınıza alın. Çocuk değil konuşmak; sadece anne, baba, dayı gibi basit kelimelerle beraber adını söyleyebiliyor olsun. Bu çocuğun ismi de Ali olsun. Siz bu çocuğa Ahmet dediğinizde istediğiniz kadar şebeklik yapın, istediğiniz kadar gülerek söyleyin, çocuğun bir surat yaptığını göreceksiniz. Hatta beklemediğiniz derecede kızabileceğini de göz önüne alın ve kolay kolay denemeyin bile şuan. İsmini doğru söylemeyerek ondan bir nevi kimliği -belki de sahip olduğu tek şeyi- çalmış olacaksınız. Bu İncil’de bile bir ayette geçiyor biliyor musunuz? Aynen veriyor ve bu paragrafı bitiriyorum: “Onların isimlerini hiç var olmamışçasına yeryüzünden sileceğim.” Bu ölümden bile daha korkunç bir tehdittir. Ölüm vardır, çare yoktur ama tamamen silinmek...

    Beğendiğim sözleri özellikle paylaşmak istiyorum. Gerçekten çoğu da güzel mesajlar benim için.
    -Böylesine parçalanmış bir dünyada ben nasıl iç bütünlüğü sağlayabilirim? (S.9)
    -Eğer birey devamlı aşamayacağı problemlerle yüz yüze geliyorsa, deneyeceği son savunma metodu, yaklaştığını fark ettiğinde bile tehlikeyi umursamamak olacaktır. (S.26)
    -Sevdiğini kaybetmek insanın iç dünyasında ‘esneyen bir kara delik’ etkisi bırakır. (S.28)
    -Ölüm, en mutlak ayrılık, en sonsuz yalnızlık ve en kesin dışlanmadır. (S.32)
    -Geleceğimizin planlanmış ve parlak olduğuna inananlar aramızda en saf ve aptal olanlardır. Hayal gücünden ve kıvrak bir anlayıştan biraz nasibini almış olan herkesin içi şüpheyle doludur. (S.35)
    -Gelecekte olabileceklere oranla günümüz tehlikeleri daha az korkutucudur. (S.41)
    -Yaşam kendi varlığını devam ettirme ve kendini aşma uğraşısıdır. (S.132)
    -Eğer yaşamamak bir seçim olabiliyorsa, bu bize yaşamaya devam etme kararının ne denli hayati önem taşıdığını kanıtlar. (S.159)
    -Bir anda parlayacak şöhretin canı cehenneme! (S.161)
    -Cahilliği kabul etmek bilgeliğin başlangıcıdır. (S.173)
    -Yapmacıklık ve ikiyüzlülük, açık bir düşmanca tavırdan çok daha fazla sevgiyi engeller çünkü düşmanca tavır en azından dürüst olabilir ve bu yüzden belli bir çabayla aşılabilir.

    Bu satırların dışında ekleyebileceğimiz neler var onlara da bakalım istiyorum. Özgürlük, sorumluluk, içsel bütünlük, sevgi ve cesaret. Hepsi ve daha fazlası kimsenin tamamen erişemediği ideal özelliklerdir ve bizler için psikolojik hedeflerimizi çizerler. Stres ve Meditasyon bu durumlar için özetlenebilecek bir başlık kanımca. İyi, Kötü, Çirkin tanımını duymuşsunuzdur. Buna benzeterek bitirelim.
    -İyi Stres; Yüksek Konsantrasyon, Yüksek Enerji, Motivasyon ve Başarma Dürtüsü.
    -Kötü Stres; Gerginlik, Endişe, Kızgınlık, Depresyon, Çaresizlik,
    -Çirkin Stres; Sürekli Yorgunluk, Kronik Depresyon, Sağlık Sorunları ve ÖZGÜVENSİZLİK.

    Böylelikle gecenin sonunda kitabımızın incelemesini tamamlamış bulunuyoruz. Dile kolay tam 4 saat boyunca inceleme nasıl daha iyi hale gelir diye çabaladım. Çünkü ileride en başta kendim olmak üzere birçoğumuzun faydalanacağına inandım. İnşallah kişisel anlamda mükemmeli hedefleyen ve buna ulaşan bireyler oluruz. Kendimize, çevremize ve topluma faydalı insanlardan olmayı umut ediyorum. Kendinize iyi bakın, esen kalın. İyi akşamlar, keyifli okumalar dilerim..
  • Merhaba arkadaşlar ;

    ben ve kendim(Biçilmiş Kaftan)
    sizlerle bir etkinlik yapmak istiyorum. Etkinliğimin adı Victor Hugo okuma etkinliği bu etkinliğe katılıp beni yalnız bırakmazsanız mutlu olurum ve yorum yapmayı unutmayın . Hepinizi bekliyorum bak:) Teşekkürler şimdiden ..


    1-https://1000kitap.com/feridegamze
    2-Çoban Yıldızı
    3-https://1000kitap.com/SunayNrnc







    26-Ananas Çiçeği
    27-https://1000kitap.com/Kucukcivcivim