• Ben Bob, ben Paul, ben Terry, ben David.
    Ben asla gerçek adımı söylemem.
    "Burası kanser, değil mi?" dedi o.
    Sonra dedi ki: "Herkese merhaba, ben Marla Singer."
    Chuck Palahniuk
    Sayfa 22 - Ayrıntı Yayınları
  • 200 syf.
    ·7/10
    Bayanlar ve baylar, Tereddüt Kulübü’ne hoş geldiniz. Tereddüt Kulübü’nün ilk kuralı, Tereddüt Kulübü hakkında konuşmamaktır. Tereddüt Kulübü’nün ikinci kuralı, Tereddüt Kulübü hakkında KONUŞMAMAKTIR! Tereddüt kulübünün üçüncü kuralı biri “pes” diye bağırır, vazgeçtim der ya da buhran geçirirse tereddüt sona erer. Dördüncü kural, bir tereddütte yalnızca iki kişi tereddüt eder. Beşinci kural her seferde tek bir tereddüt gerçekleşir. Altıncı kural, kalbi ve duyguları kullanmak yok. Yedinci kural, tereddüt ne kadar sürmesi gerekiyorsa o kadar sürer. Sekizinci ve son kural, eğer bu Tereddüt Kulübü’nde ilk gecenizse, tereddüt etmek zorundasınız.

    (İşbu inceleme romanın bende uyandırdığı çağrışımlar üzerinedir. İçerik ve yazar hakkında daha detaylı bilgi almak isteyen arkadaşlar körpüden önce son çıkış olarak şu incelemelere başvurabilirler. #28788822 #29739904 Yok ya hu, ne çıkışı ben merak ettim diyenlere ise keyifli okumalar.:))

    Peyami Safa’yla Dövüş Kulübü tadında bir romana merhaba, bugün size "Tereddüt Suyuyla Terbiye Edilmiş Gelgit Marineli Roman" tarifi vereceğim:

    Malzemeler:
    1 adet Serseri Boy bir yazar
    1 adet Tereddüdella Mualla (Bir gece önceden tereddüt suyuna yatırılmış olacak)
    1 adet Vildan Singer (Az Marla’laşmış olacak)
    1 adet İtalyan hançeri (İtalyan hançeri olacak çünkü diğer hançerlerde aynı lezzeti yakalayamayabilirsiniz.)

    Terbiye için:
    Tereddüt suyu, gelgit çeşnisi, yalan tohumu, bir tutam yedibahar hissiyat, bol kafa bulucu şeyler

    Üzeri için:
    Bohem diyaloglar dizisi

    İşte başlıyoruz.

    Efendim öncelikle Serseri Boy yazarımızı serkeş hayatın gölgesinden sıyırarak içini evlilik düşüncesiyle yıkıyoruz. Serseri boy yazarımızla bir gece önceden tereddüt suyunda bekletilmiş Tereddüdella Mualla’mızı genişçe bir kapta birleştirip üzerleri pembeleşinceye kadar tereddüt ettiriyoruz. Tereddüt ettirdikten sonra, bunları ayrı tabaklara koyarak soğumalarını bekliyoruz. Ardından, Az Marla edilmiş Vildan Singer’ımızı alıp içine yalan tohumlarını yerleştiriyoruz. Üzerine bolca gelgit çeşnimizden sürerek her bir hücresine eşit miktarda yayılmasını sağlıyoruz. Tereddütle sote ettiğimiz Serseri Boy yazarımızı iyice soğuduğundan emin olduktan sonra, Vildan Singer’ımızla aynı kaba alıp üzerlerine 2 yazar kaşığı yedibahar hissiyat, bolca kafa bulucu ‘şey’ler ekleyip bunları iyice karıştırıyoruz. Ardından genişçe bir tepsiye yayarak fırına veriyor, yaklaşık 100 sayfa kadar pişiriyoruz. İyice kendinden geçtiklerinden emin olmak için hançerimizi kalplerine saplayıp bir kontrol ediyoruz. Hançerimiz temiz çıkıyorsa pişmiş demektir. Efendim birbirleriyle marine edilmiş Serseri boy yazarımız ve Az Marlalanmış Vildan Singer’ımızı fırından çıkardıktan sonra dumanı üzerindeyken dilimleyerek servis tabağımıza alıyoruz. (Burada dumanlıyken dilimlemeniz çok mühim çünkü soğuğunca kafaları dağılıyor. Duman önemli.) Yine yanına daha önceden pembeleşinceye kadar tereddüt ettirdiğimiz Mualla’mızı alıyoruz. Üzerlerine bolca bohem diyaloglar dizisi serpiştirerek servise hazır hale getiriyoruz.

    Bir an önce tadına bakmanız dileğiyle. Afiyet olsun efendim.
  • 224 syf.
    ·3 günde·10/10
    BİR TÜMÖRÜM OLSA ADINI MARLA KOYARDIM!!
    Sendrom-lu/suz bir pazartesi sabahından herkese merhaba;

    Malum bahar geldi, bi inceden üstüme çöken rehavet sebebiyle okumalarım biraz ağırlaştı falan, aslına bakarsanız Chuck Palahniuk bu dönemlerde benim kurtarıcı şövalyem sayılır, halihazırda Hakan Günday okuma çabaları içerisindeyken bunalıp bir anda kendimi Fight Club'a başlamış buldum.

    Kitabı okurken keşke filmi izlemeseydim diye içimden geçirdim sık sık, her zaman önce kitap parolasıyla yola çıksam da yıllar önce izlemiş bulunduğum için kitaba çok özgün bir şekilde başlayamadım. Hatta ilk on bölüm kitaba adapte de olamadım. Çünkü Marla Singer denildiğinde aklıma direkt Helena Bonham Carter'ın gelmesini engelleyemiyorum. He diyeceksiniz ki bu yorum filme haksızlık etmiyor mu?
    -Asla! Film kendi çerçevesinde olabilecek en iyiler arasında bundan zerre kadar şüphem yok , ayrı ayrı, ikisi de türünün en iyisi ama ben sadece kitabı okumuş olmayı tercih ederdim, daha özgün bir okuma yapabilmek için.

    Gelelim kitaba, sahip olduğu her şey; pahalı eşyalar, lüx araçlar, kabarık banka hesapları, pahalı bir muhitte dublex bir daire, ve bunun karşılığında, asık suratlar, biteviye mesai saatleri, sahtekarca gülüşler, yalanın bini bin para insanlar, bitmeyen depresyonlar, antidepresanlar, ucundan tutulamayan lojman griliğinde bir hayat.
    Tanıdık geldi değil mi? Bukowski'nin ''Yaşama sevincimi, sigortalı bir iş karşılığında sattım! '' sözü tüm bu söylediklerimin özeti aslında.

    ''İstediğim şeyler gün geçtikçe hep istemeye eğitilmiş olduğum şeylermiş gibi görünmeye başladı. '' -Görünmez Canavarlar


    Daha pahalı bir araç, daha pahalı bir ev, daha pahalı kıyafetler, toplumun gözünde daha prestijli olmanızı sağlamıyor! İnsanlar sistemin içerisinde öyle bir evriliyorlar ki, o daha pahalı saatin, daha pahalı ayakkabının, sahibi olmak için geceli gündüzlü ömrünü tüketiyor.

    Bomboş..

    Janjanlı hayatlarınız, sahip olup içinde bile yaşamadığınız evleriniz, göstermelik arkadaşlıklarınız, sahtekar gülüşleriniz.. Bomboş..


    Fight Club'da Tyler Durden karakteri, anlatıcının sahip olamadığı,ama hep olmak istediği karakteri açığa çıkarıyor. Anlatıcı dipte, Tyler gökdelenin zirvesinde. Anlatıcı mesai bitirmek istiyor, Tyler tüm yüklerinden kurtulana dek dövüşmek. Hele hele son bölümlerde ki Kargaşa Projesi tam anlamıyla Tyler'ın modern anarşisinin dışa vurumu. Hangimiz istemedik çılgınlar gibi :)

    Velev ki; benden tam puan alan bir okuma oldu, okuyacak arkadaşlara tavsiyem filmi izlemeden okuyun. Keyifli okumalar dilerim tabi mümkünse ;)
  • “Burası kanser, değil mi?" dedi o.

    Sonra dedi ki: "Herkese merhaba, ben Marla Singer.”
    Chuck Palahniuk
    Ayrıntı Yayınları-ePub