Âşığın kalbinde ma’şûkun gayrı yoktur. Onların arasında fârık ve fârûk yoktur.
Yani, aşığın kalbinde kendi ma’şûkunun gayrı olan bir fikir ve düşünce yoktur. Âşık ile ma’şuk arasında onları birbirinden az veya çok ayırıcı bir fikir ve düşünce olmaz
Bir demokrasi düşünün ki, kendisine aydın payesi verilen şamar oğlanları alfabenin harfleri hakkında konuşmak hakkından mahrum. Sözde laik cumhuriyette en kenef, en adi mefhum ve nesneler mukaddes. Latin alfabesi kuduz bir köpek gibi dile musallat edildi. Üniversite o zamanki üniversitesi şuur ve haysiyetinden iğdiş edildiğinin farkında değil. Bir alay çizmeli sarhoş, memleketin gönlü ve göğsü üzerinde tepindiler. Hepimiz suç ortağıyız. Yıllarca uyutulduk. Kitaplar deccalı tanrı gösterdiler. Bütün şereflerimizden utanır olduk. Ne hürriyet, ne hüviyet, ne kalkınma, ne maddede zafer ne mânâda fetih. Rezil bir tahrip. Her güzeli, her şerefi, her mukaddesi
…
Radyomuz kasaba kerhanelerine utanç verecek, hırıltı ve zırıltılarla dolur. Türkçe her gün katlediliyor. Ya zavallı musikimiz?
Her bir cümlesi mahfûzatımda…