Aziz Nesin'le edebi olarak tanışma kitabım. Kitabı ikinci okuyuşum, yine ilk kez okumuşum gibi hissettirdi. Yazdıklarıyla halka hitap eden, anlattıklarıyla güldüren ve düşündüren bir yazar. Hayatı boyunca hep mücadele verdi, emek için, insanlık için, çocuklar için. Hiç vazgeçmedi ve hepimizin biraz olsun içinde barındırdığı Yaşar Yaşamaz'ı var etti. Peki Yaşar Yaşamaz kimdi? Var olmaya çalışırken yok olan biriydi diyebilir miyiz? Kendini ne kadar var etmek istese de resmi belgelerce 'ölü' kabul edildiğinden bir türlü yaşayamayan Yaşar Yaşamaz. "Okula gideceğim, ölmüşsün diyorlar. Askere alacakları zaman, yaşıyorsun diyorlar. Mirasımı almak isterim, ölmüşsün derler. Babamın vergi borcunu alacakları zaman, yaşıyorsun derler. Yaşıyorsam nüfus kağıdımı verin, derim, yok, sen yaşamıyorsun derler. Tımarhaneye atacakları zaman yaşıyorsun derler..." Bürokrasiye yapılmış çok yerinde bir taşlama. Okuyun, okutun!
Dışarıdan, pencerelerin ardından yabancı büyük kentin hiddetli sesinden başka bir şey duyulmuyordu; kent, durmaksızın homurdanıyor, ne ölümle ne de yaşamla ilgileniyordu,