İnsanlar özünde kötü, kaba ya da gaddar değildir. Ağır çalışma, ihmaller ve sürekli hor görülmeleri yüzünden ezik ve çaresizdirler. Ruhları kötülük doldurulmuş ve bu kötülüğü kendilerinden daha zayıf olanlara dökmeye hazırlar.
Yaşadıkları hayatı en azından bir süreliğine unutmak istediklerinden sarhoş oluyorlar. Kan ter içinde kazandıkları o üç beş kuruşu da içkiye harcıyorlar. En ilkel, hayvani içgüdülerle hareket eden bu insanların öyle yüce, asil idealleri yoktur. Ne vicdan, ne doğruluk ne de Tanrı hakkında düşünmek isterler.
"Köye girince korkutucu bir manzarayla karşılaşıyorsunuz. Gördüklerim karşısında kendimden, insanlardan, toplumdan, sözde uygarlığımızdan utanıyorum. Uzakta bir yerlerde tiyatrolar, müzik, sanatçılar, yazarlar, parlamento, bilim akademileri varken burası milyonlarca insanın yaşadığı bir cehennem."
Dante'nin cehenneminde insanlar günahları için acı çekiyor. Ya burada? Sonuçta Dante'nin "Cehennem"i yazarın baştan sona kurguladığ bir edebiyat eseridir. Burada ise gerçeğin korkunç tezahüründen bahsediyoruz.
"Uyanınız! Halkınızın kurtuluşu için elinizi taşın altına koyun. Ülkenin dörtte üçü korkunç ve sefil bir hayat sürüyor. Köylüler ve işçiler ölümle pençeleşiyor, bedenen ve ruhen çöküyorlar."