İlk köy romanımız Karabibik.
Karabibik aklına öküz almayı koymuş. Alacak parası yok ona gidiyor diğerine gidiyor borçla öküz almak istiyor. Bir şekilde alıp tarlasını sürüyor. Tembel bir kızı var Huri. İyi özellikleri olduğu kadar kötü yanları da var daha çok tembel olması üzerinde durulmuş. Otuzlu yaşlarda olmasına rağmen bekar ve Karabibik artık kızının evlenmesini istiyor. Genç, yiğit bir delikanlı talip oluyor. Hüseyin. Karabibik delikanlının babasını her ne kadar sevmese de kızının bekar kalmasını da istemiyor ve evlenmelerine müsade ediyor. Kitap bu şekilde özetlenebilir.
Sonu bı tık olmamış gibi yani anlam bütünlüğü açısından. Ben ilk sayfalarda cümleleri anlamakta zorlandım ama devamı güzeldi. Kısa bir kitap zaten hemen de bitti.
KarabibikNabizade Nazım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202011,9bin okunma
Nabızade Nazım'ın ilk psikolojik roman denemesi Zehra.
Kitap gerçekten sürükleyici bir anlatıma sahip ama bazı yerlerde Suphi ömrümden ömür götürdü. Aklını kullan artık diye diye okudum cümleleri.
Ne yazık ki gerçek yaşamda da karşılaşılabileceğimiz olayları içerisinde barındırıyor. Suphi'nin Sırrıcemal'i öldürmesi gibi... Yıl 2024 ve biz hâlâ böyle kadın cinayetlerini duymaya devam ediyoruz. Yıllar geçse de insanların davranışları ve olaylar benzer olabiliyor.
Kitap özetle:
Suphi ve Zehra'nın ile ilk görüşte aşık olması üzerine evlenmesi ve hayatlarına Münire hanım( Suphi'nin annesi), Nazikter(Zehra'nın bakıcısı) ile birlikte güzel bir evde mutlu bir şekilde devam ederler. Olaylar Münire'nin eve bir hizmetli alması ile başlar. Sırrıcemal... Zehra zaten kıskanç bir kadındır. Olacakları da önceden sezmiştir. İçini kemiren ne varsa doğru çıkar. Sonunda Suphi Zehra'yı ve annesini bırakıp Sırrıcemal ile evlenir. Bunu kendine yediremeyen Zehra planlar yapar ve planı istediği gibi ilerler. Zehra aslında Suphi'nin pişman olup ayaklarına kapanmasını geri gelmesini ister içten içe. Ama sonuçta bu böyle olmaz. İntikam duygusu koca bir ömrü ve onca insanı yok eder.
Her zaman duygularımızla hareket etmek bize bir şey kazandırmayacağı gibi her şeyimizi elimizden de alabilir.
Çok beğendiğim bir romandı. Gerçekten sonunda çok da üzüldüm. Baş kahraman hem yaşadığı dönemi göz önüne alıyor hem de sevip kavuşamadığı kızı. Özellikle bir kolunu savaşta feda etmesiyle tek kol kalmasından dolayı kızın ona olan hitabı o kadar üzücü ki... İstanbul'dan kendi isteğiyle bir köye yerleşiyor ve o köyde yabancı olduğu için yaban diyorlar. Kız ben bir yabana varmam diyor. Bir kez daha reddediyor. Sonunda pişman oluyor ama iş işten geçiyor. Bir yandan Anadolu'daki savaş köye de geçiyor düşman askerler köyü yerle bir ediyor. Dönemi yaşayıyormuş gibi okudum. Tavsiye edebileceğim bir kitap.
Samimi bir dil ile yazılmış olması güzeldi. Sonunu tahmin etmiştim ama böyle bitmesini istemezdim. Hemen okuyup bitirilebilecek akıcı bir kitap. Türk edebiyatı okurlarına tavsiye ederim :)
Kitap iki arkadaşın yaşadıklarından ibaret. Bana bir şey katmadı. Hoşuma gitmeyen betimlemeler vardı. Sosyal medyada kitabı çok beğenip tavsiye edenler vardı. Anlatıldığı kadar değilmiş...