yazarın ağdalı dili dolayısıyla geceleri okumak çok ağır ve yorucu geldi. ne yazık ki daha sonra okumak için bırakıyorum, yani umarım daha sonra okuyabilmek için...
Görünmez AdamH. G. Wells
öncelikle belirteyim, gece 4:00'e geliyor. az önce bitirdim kitabı ve kendimi tutamadım, bu incelemeyi yazmalıydım. sanki güneşi kaybetmeden o an fotoğraf çekmeliymişim gibi yazıyorum incelemeyi çünkü etkisi geçecek, sönükleşecek diye endişe ediyorum.
'Görünmez Adam'a gelecek olursak... zaten kendine bağlayan, hiç sıkmayan bir kitap. fakat son 30 sayfası... şanslıydım ki tesadüfen son 30 sayfasını (son 3 bölümünü) bitirmek için acele etmedim ve geceye bıraktım. ısrarla son bölümleri gece okuma ışığınızla bitirmenizi öneriyorum. adeta bir polisiye-gerilim filmi izliyor gibiydim fakat kitaplar iyi ki var ki izlemekten öte O KASABADA OLANLARI GÖRDÜM VE YAŞADIM.
kitap zevkiniz ne olursa olsun pişman olmayacağınızı düşünüyorum.
son olarak, okuduktan sonra üzerine düşünmeye vakit bulduğunuzda eğer ki bu gönderiyi görürseniz sizde uyandırdığı düşünce ve metaforları okumak isterim.
keyifli okumalar!
öncelikle söylemeliyim ki bulgakov favori yazarlarımdan. mesleğim ve ilgilendiğim bir alan olduğundan dolayı tıp bilgisinin romanlarda harmanlanması bana okurken çok zevk veriyor. ve sevgili bulgakov bu harmanlamayı adeta pasta arasına lezzetli meyveler eklercesine yapıyor.
kitaba gelecek olursak şunu çok net söyleyebilirim "her ülkenin her dönemi böyle müthiş tasvirlerle ve açıklayıcı anlatımla sıkmadan aktarılmış olsa hepimiz dünya tarihine hiç zorlanmadan hakim olurduk"
Köpek KalbiMihail Bulgakov
*spoiler olma ihtimali var*
isteyen yapar, herkese ispat etmesi elzem değildir. isteyince olmaz, olduğunda kabullenmek kolay değildir.
martin eden bizi hayatının içine çeken biri fakat kitabı okuduktan çok sonraları çevreyi bu yönden de ayrıntılı gözlemlemeye başladıktan sonra şöyle bir fikir oluştu zihnimde; sanki hepimiz martin edenız ya da daha iyi şartlarda bile olsak potansiyelini dahi henüz keşfedememiş martin edenlarız.
hayat, baskı, önyargı, çalkantılar... hangimiz martin kadar gözünü yükseklere dikebilip kendine tırmanma şansı verdi ve hangimiz onun güçlü elleri kadar sıkı tutabildi hayallerini?
Martin EdenJack London
öncelikle söylemeliyim ki "doyamadım". ben kitap konusunda 3-4 yıl geçtikten sonra biraz balık hafızalı oluyorum fakat yıllar önce okumama rağmen aklıma kazınmış; çarpıcı, içinde yaşatan betimlemeler bulunduran ve müthiş kurguya sahip bölümleri var.
eğer ki tıp mensubu, yahut meraklısı ve gizem/polisiye severi iseniz michael palmer bunun için biçilmiş kaftan.
hekimlik seçmemde etkisi olabilir mi diye şu an aklıma düşmedi değil...
olayların adeta bir elektron mikroskobunda elenerek seçildiğini, olay örgülerinin de özel üretim bir tığ ile özenle birbirine bağdaştırıldığını söyleyebilirim.
henüz açılmadığım denizlerde biraz daha yüzüp okumadığım kitaplarımla kucaklaştıktan sonra tekrar dönmek istediğim henüz keşfedilmemiş harika bir koy benim için beşinci tüp.
Beşinci TüpMichael Palmer