İnandığım Tanrı bu kötü dünyadan çok uzak, demişti ayakkabıcı Jakop, bu dünyayı iyi, her şeyi bilen, her şeye gücü yeten bir tanrının yönettiğine nasıl inanılabilir?
Küçük Johannes, oğlu, bu kötü dünyaya gelecekti, kişinin yaşamının en büyük acılarından biri buydu belki, annesinin korunaklı rahminden çıkıp bu kötü dünyada kendi yaşamına başlamak…
Herkesten ayrı, yapayalnız olacak, hep yalnız kalacaktı ve bütün acılar bitip de zamanı geldiğinde tükenecek, yokluğa, geldiği yere dönecekti, yokluktan yokluğa, yaşam böyle ilerliyordu…