“Söz, belki de Türkçe’deki en sihirli kelimelerden biridir. Çünkü söz dile geliş biçimiyle insandaki Öz’ü açığa çıkarır. SÖZ ya Sergilenen ÖZ’dür ya Saklanan ÖZ’dür ya da Sırlanan ÖZ’dür.
Ağzından çıkan her cümle insanın özünü sergiler. Söz’ün neyse Öz’ün O’dur. Şairler ve yazarlar sözleriyle kendilerinin ve içinde bulundukları toplumun özünü sergilerler. İşte bu yüzden de edebiyat özü sergileme sanatıdır. Son olarak sırlanan öz. Bu tasavvuf edebiyatıdır. Özlerin özüdür.”
“Bu yağmur kanımı boğan bir iplik,
Tenimde acısız yatan bir bıçak
Bu yağmur yerde taş ve bende kemik
Dayandıkça çisil çisil yağacak.
Bu yağmur delilik vehminden üstün
Karanlık, kovulmaz düşüncelerden
Cinlerin beynimde yaptığı düğün
Sulardan, seslerden ve gecelerden.”
“Arz, kayalar, denizler, hatta parlak yıldızları ve emelleri ve dehası veya bulanıklığıyla, beşerin ruhu, cümleten, bütün asumanın göğsünde kaybolmaya mahkûmdur.”