Babamın Sandığı, yakın tarihin acılarını bir çocuğun kalbinden anlatırken insanın içini sessizce sızlatan bir kitap. 1980 darbesinin bir ailede bıraktığı kırılmayı, korkuyu ve eksik kalmışlığı büyük cümleler kurmadan ama derin bir etkiyle hissettiriyor. Ozan’ın çocukluğu, bastırılmış anılar ve suskunlukla şekillenirken; sandıktan çıkanlar sadece geçmişi değil, iyileşme ihtimalini de ortaya koyuyor. Kitap boyunca sevginin, hatırlamanın ve anlamlandırmanın insanı hayatta tutan en güçlü bağlar olduğunu görüyorsunuz. Sade dili, güçlü imgeleri ve insanın kalbine dokunan anlatımıyla uzun süre akılda kalan, çok kıymetli bir eser.