Merve

Merve
Öğretmen
2 Ağustos
37 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
"Nefsaniyet, maddeyi vasıta olmaktan çıkarıp gaye edinmek, bundan meydana gelen cazibenin doyurulması hırsına kapılmaktır." Peki bu hırsın meydana gelmesine sebep olan nedir? Bilgisizlik. Ne zaman başlamıştır bilgisizlik? Ruhun maddeyle ilk temasa geçtiği an. O hâlde şöyle diyebiliriz: Nefsaniyet, tümü ile maddesel bir durumdur, ruhun bedenle olan bağlantısıyla ortaya çıkan bir tekâmül icabı olarak ortaya çıkar. Bu bakış açısı ile nefsaniyet, ruh için bir mücadele konusu hâline gelir. Yani, ruhsal kuvvetlerin dünya hayatı vasıtası ile gelişmesine engel olan nefsaniyet, kesin şekilde yenilmesi gereken bir hasımdır.
Sayfa 82
Alıntı
"İnsan insanın kurdudur", demişler. Ben buna "Hayır derim; insan insanın nurudur, kurtuluşudur... İnsanlar insanları aydınlatacak, geliştirecek, insanlar insanları üstünleştirecektir. İnsan bir sonuç, bir göksel ziraatın nefis meyvesidir. Ziraatı yapan da mahsul de görünmeyen bağlarla birbirine bağlıdır. Kim ekecek, kim biçecek?.. Bir düzeyde eken de biçen de aynı değil mi? Bundan dolayı insan insanın nurudur.
Sayfa 44
Alıntı
"Düşünüyorum, o hâlde varım." ifadesi, insanın var olmasının kanıtı olabilecek bir ifade değildir. Çünkü düşünmesi, insanın var olmasına bağlı değildir. Belki de düşünmediği zaman insan vardır. Hiçbir şey düşünmemeyi başaran insan, asıl varlık sahibidir.
Sayfa 161
Alıntı
Gerçek cennet insanın gerçek hürriyetidir. Beynimizin kuş gibi olması, tertemiz ve endişesiz yaşamaktır. İsa Peygamber şöyle demiştir: "Kuşları örnek alınız. Yarın ne yiyeceklerini hiç düşünmezler." O an önüne ne gelirse onu alır yerler. Gelecek için hiçbir kaygımız olmayacak. Çünkü gelecek, şu an biz ne yaparsak o olacaktır.
Sayfa 137
Alıntı
Denenmemiş bilgiyle tekâmül edilemez.. Onların deneyimi, benim deneyimim değildir. O kişi tekâmül edince, aslında ben gelişmiş olmuyorum ki... O, olgunluğa ulaşmış ve kendisini olgunlaştıran deneylerini anlatmış; faydalanılabilir ama aynen taklit edilemez. Her kişi, her birey özel bir yaratılışa sahiptir. Hiç kimse kimsenin tıpkısı, aynısı değildir. Herkes ayrı ayrı yaradılıştadır. Herkesin öz bilgisi değişiktir, fakat hep bir yöne dönüktür. Zaten bütün ahenk oradadır.
Sayfa 87
Alıntı