Aslında öfkeli değildim , üzgündüm. Ama üzgün olduğumu anlayan kimse yoktu evde. Böyledir, üzgün olduğumuz fark edilmez ama öfkeli olduğumuz hemen fark edilir.
Dayanamadım. Sarıldım. Çınar ağacıma gidemiyorum artık. Ama Mustafa Kemal Paşa'ya bin yıllık bir çınar ağacına sarılır gibi, onun gölgesinde dinlenir gibi sarıldım.
Benim o, "Neredesiniz Türk'ün evlatları?" diye ağladığım günlerde, bir Osmanlı askeri çıktı, gözyaşlarımızı dindirdi çok şükür. Gazi Mustafa Kemal Paşamız, bizi düşman esaretinden kurtardı. Kurtulduğumuz yetmedi ya, daha nice yenilikler oldu, nice güzellikler geldi başımıza.
O an anladım durmadan çalışan, işini hakkıyla yapmaya gayret eden herkesin neden kinali serçe olduğunu. O an anladım bundan böyle benim de kınalı serçe oldugumu...