75 sayfalık kitap nasıl 750 sayfa gibi hissettirir oynat bakalım ba yı la cak tım zor bitirdim. Bütün enerjimi kitaptan kopmamaya, olayları anlamaya harcadım ama…
Suhodol Köyüİvan Bunin · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024317 okunma
Depremde kitabım evde kaldı ama yarım bırakamadım. Aklım hep Martin’deydi. İkinci defa aldım kitabı ve kesinlikle değdi buna.
Martin’in aşkını, mücadelesini ve ruhunu hiçe sayıp, onu herkesleştirmek isteyenler istediklerine ulaşamadılar evet ama Martin de kendini yaşayan bir ölü olmaktan kurtaramadı.
“Ruhlarla oynamak ters teper/ Asıl mesele kendi ruhunu kurtarmaktır.”
open.spotify.com/track/2I1vg2vIs... dinleyerek sonlandırdım bu kitabı.
Jack London’ın yarı otobiyografik romanı olduğu için merakla okudum. Kitap önerisi isteyenlere önereceğim kitaplardan biri oldu.
Sıkılır mıyım acaba diye tereddüt etmiştim fakat okumaya başlayınca benim çok ilgimi çekti. Bitmeye yakın acı sonla biteceğini bildiğim için yavaş yavaş okudum.. Bu kitabı okuduktan sonra çizdiği resimlere onun hayatını bilerek bakmış olacağım ki bunun için şanslı hissediyorum kendimi.
Ressam Vincent Van Gogh 17 sene boyunca kardeşi Theo'ya yazdığı mektuplarında hayatındaki zorluklardan, ekonomik sıkıntılardan, hastalığı ile mücadelesinden, umudundan, resim çizmeye olan tutkusundan bahsediyor. Kardeşi en büyük destekçisi. Canım Theo. Van Gogh'un eserlerinin değeri o hayattayken bilinmemesi ama onun ısrarla tutkuyla devam etmesi ama sonunda yorgun düşmesi beni mahvetti. :( Hep şunu düşündüm şartları çok başka olsaydı ya da hayat onun çabasına geç kalmadan karşılık verseydi neler olurdu?
Ilk sayfasından son sayfasina kadar youtu.be/l-fxH--8LFI dinleyerek okudum. Çok çok çok sevdim!
Sanırım aşık oldum bu kitaba. Okumadım, yaşadım sanki. Son 40 sayfayı youtu.be/53iLc9NRtYs dinleyerek kendinize bi güzellik yapabilirsiniz. Elveda Gülsarı...
Zenginleşen çiftlik, ama buna rağmen kötüye giden hayat koşulları, daha çok çalışan ama daha az yiyen ağzı var dili yok hayvanlar, verilen vaatler, tutulmayan sözler, gövde gösterileri, bir kaosu başka yeni bir kaosla örten düzen, eşitlik diye çıkılan yolun sonundaki koltuğun ezici gücü... Bütün bunları iliklerinize kadar hissetmekte hiç zorlanmayacaksınız. :) Sonumuz rahat yaşamak için yıllarca çalışıp emekliliğine yıl, ay, gün sayan ama bunun tadını çıkaramayan Boxer gibi olmaz umarım diyeceğim ama korkarım ki hepimizin kaderi yıllarca aza kanaat ederek çalışan zavallı Boxer'dan farklı olmayacak.