Giriş Yap
Müslümanlık sonrası nasıl Arapların birbirlerine yönelik katliamları,Müslümanlık öncesine göre büyük bir sıçrama yapmışşa, aynı· şekilde Türklerin birbirlerini katletmesinde de büyük bir sıçrama ger­çekleştirniştir. Müsıümanlık öncesi Arap yarımadasında kardeş kardeş, en azından birbirlerini boğazlamadan yaşayan Putatapanı, Yahudisi, Hıristiyanı nasıl İslamiyet sonrasında yokedilmiş ve bu yoketmeler farklı eğilimlerdeki Müslümanların da katliamlarıyla mantıki so­nuçlarına varmışsa, aynı şekilde Türkistan'da gördüğümüz o kültürel zenginlik ve birlikte yaşama hoşgörüsü de tarihe karışmıştır. Müs­lümanlaşmak, Türklerin içindeki canavarı büyütmüş, tanrısal kut­samayla kurumsallaştırmış, farklı olana hoşgörülerini ise en alt noktaya indirgemiştir; öyle ki birbirlerini katletme rahatlığına dinsel bir meş­ruiyet getirmiştir.
Sayfa 216 - Başak Yayınları Yedinci Baskı Aralık 1994
Reklam
·
Reklamlar hakkında
216 syf.
·
Puan vermedi
"Çağlar üstü bir nizam kurulacak yeniden" Nurullah Genç'in de deyimiyle.. RTE: "Merhametini yitirmiş bir çağda bizlere adaletin temsilcisi, vicdanların sesi olma zorunluluğu düşüyor" diye başlıyor bu nadide esere. Bardağın boş ve dolu taraflarını doğru ve samimi bir şekilde öz eleştiri de yapılarak ele alınan bazı sorunlar ve yapılması gerekenler şu şekilde ele alınmıştır. Eserin 1. bölümünde: uluslararası siyasette çifte standart ve BM nin reform ihtiyacı, küresel siyasetin açmazları, BM nin meşruiyet sorunu, küresel adalet sorunu, mülteci krizi, uluslararası terörizm sorunu, İslam karşıtlığı, BM nin işlevsellik ve etkinlik sorunu, kapsayıcılık ve temsil sorunu, küresel yönetişim sorunu. Eserin 2. bölümünde: Birleşmiş milletler reformu, reform ihtiyacı, BM reformuna yönelik ilkeler, mevcut reform tekliflerinin sorunları, ilkeli, kapsamlı ve stratejik bi öneri, temsilde adalet, genel kurul ve güvenlik konseyi ilişkisi, veto imtiyazını kaldırma, uygulanabilir bi teklif. "Dünya 5 ten büyüktür." Güçlünün haklı olduğu değil, haklının güçlü olduğu bi sistem tesis edilmelidir. Dünyanın düzenini, kurtuluşunu ve mutluluğunu sağlayacak olan adalettir, daha adil bir dünya için ise küresel düzene ihtiyaç vardır. İşte tam da bu yüzden "Dünya 5 ten büyüktür." Çünkü sadece 5 ülkenin bütün dünyanın kaderini etkileyecek konularda karar vermesi ne ahlaki ne de adildir. Adil ve sürdürülebilir bir küresel barışın temini için çok kültürlülüğü ve çok kutupluluğu yansıtan bir BM ye ihtiyaç vardır. Esere inceleme yazan bazı arkadaşlar sorunlar kısmını çok iyi özümsemiş fakat eseri okurken ne kadar ön yargılarını bi kenara koyduklarını söyleseler de eserin giriş bölümünde sorunlar karşısında yapılması gerekenler özellikle de yapılanlar kısmını görememişler ne yazık ki! Nurullah Genç in de kaleme aldığı gibi; "okşadığın her kökten fışkırıyor bir bahar" reis. Yıllardır uygarlıktan sana hep enkaz kaldı, ufka bir bak yiğidim inkılaba az kaldı, tasalanma reis zaman bizden yanadır, külümüzden yükselen duman bizden yanadır. Mümin olduğun halde müminler diş biliyor sana ve düşlerine, görmüyorlar davanın meczubusun hasısın, esamen okunmasa ne olur bildikten sonra en bilen.. Dünya öyle bi girdabın içinde idi ki sevgiyi kanatlandıran yeni bir ses, önce başkaları diyebilen yeni bir nefes geldi. İnsana sadece ve sadece insan olduğu için değer vermeyen bir anlayışın, küresel güvenliği ve huzuru sağlaması söz konusu olamaz. Vicdanların çölleştiği bir dünyada, toprağın çölleşmesini önlemek mümkün değildir. Acının rengi yoktur!
Daha Adil Bir Dünya Mümkün
5.1/10 · 455 okunma
·
“Nietzesche, Antik Yunanlının, var oluşun bütün korku ve dehşetli bilinmezlikleri karşısında varlığını sürdürmek için bu korkularla kendisi arasına Olimpik tanrılar dünyasını yerleştirmesini özellikle önemli bulur. Bir orta dünya olarak bu renkli hayal ürünü tanrılar dünyası ile varoluşun tüm dehşetli bilinmezliği bir örtüyle gizlenerek, üstesinden gelinmiştir. Bu orta dünya, başka bir deyişle mitos, kültürün estetik ve yaratıcı bir tutumla zenginleşmesine, üreticiliğine katkıda bulunur. Bu arada, Yunan mitolojisinde, tanrıların kendileri de yaşayarak, oluşu insanla paylaşarak, insan yaşamına bir meşruiyet, bir gerekçe kazandırırlar. Bu tip bir teoloji Nietzsche tarafından en tatmin edici teoloji olarak değerlendirilir. İyisiyle kötüsüyle yaşamla ilgili her şeye kendileri de maruz kalan tanrılarla bir teoloji...”
1 yorumun tümünü gör
Ayağa Kalk Adalet!...
Öyle yüce değer ki, her şeyin en üstünde İnce hassas terazi, ruhu yaşar bütünde Neyimiz noksan bugün, neyimiz kaldı dünde? …Birikimler tam takır, yetmez mi bu atalet? …Nerede isen çık gel, ayağa kalk adalet! . Bekler iken biz onu, baş bükük, yalın ayak Meğerki esir düşmüş, olmuş düzene kıyak Yitip giden zamanı, biz şimdi neye sayak? …Bu karanlık, bu yıkım, acep neye delalet? … Nerede isen çık gel, ayağa kalk adalet! . Bağımsız olmalıydın, hem tarafsız hem de kör Sadece vicdanının, sesiyle duyup da gör Bilimin ışığını, objektif bakışla kar …İddian ve kararın; içermiyor metanet …Nerede isen çık gel, ayağa kalk adalet! . Meşruiyet atandır, evrensellik soyadın Mantık, etik, dürüstlük; olmalı elbet adın Kıyamet kopsa dahi, dolamaz ki miadın …Lütfen açık sözlü ol, bulaştı mı cehalet? …Nerede isen çık gel, ayağa kalk adalet! . Güvendiğimiz tek sen, dayandığımız duvar İlkelerin ve ruhun; tüm haksızlığı kovar Varoluşun temelim, kimsesizlereyse yâr …Haklı olan güçlüdür, senden aldık cesaret …Nerede isen çık gel, ayağa kalk adalet! . Güçler ayrılığında, en güçsüz düşen sensin Kanadı kırık bir kuş, kartalı nasıl yensin? Gökte, yerde, her evrende, duyulmalıydı sesin … Hakkaniyetin yeter, yakışmaz ki hamaset …Nerede isen çık gel, ayağa kalk adalet! . Bize düşen çağırmak, yakışmaz ki bağırmak Tohumu çekirdeği; daima hayra yormak Sular boşa akarken, yıkanıyor mu ırmak? …Bilime aşığız biz, okuyamayız lânet …Nerede isen çık gel, ayağa kalk adalet! . Hak hukuk ve adalet; üçüz kardeş gibidir Zincirden kopsa halka, yeri kuyu dibidir Göğü inletmelisin, coşarak gümbür gümbür …Herkese hakkını ver, sunma lütuf keramet …Nerede isen çık gel, ayağa kalk adalet! . Ali’yim ben Rıza’yım, kural varsa hizayım Haddimi aşamam ben, ne kanun ne cezayım Kasıt ve ihmallere, sözlerimle ezayım …Sesimi Dünya duysun, Mars’a da gitsin davet …Nerede isen çık gel, ayağa kalk adalet! . Samsun, 04.12.2022 Ali Rıza Malkoç arm.web.tr
Reklam
·
Reklamlar hakkında
168 syf.
·
Beğendi
·
9/10 puan
Siyasi meşruiyet kazanmak için üretilen sun'i bir hadis, İslam siyasi ve düşünce dünyasında derin izler bıkmıştır. "İmamlar Kureyş'ten olacaktır." başta olmak üzere bu doğrultudaki sözleri, Hz. Peygamber'e nispet ederek belli bir kavmi dokunulmaz kılma çabaları İslam siyasi tarihini şekillendirmiştir. Ne Kur'an ne de Hz. Peygamberin uygulamaları ile bağdaşmayan bu düşünce, İslam mezheplerinin teşekkül sürecine de damga vurmuştur. Üstelik nice büyük ulema bâtıl bir davayı müdafaa etme zorunda kalmıştır. Yazar, İslam'ın yönetim ve yönetici anlayışını Kur'an-ı Kerim ışığında anlatmakla işe başlamakta dil, ırk, renk,asabiyet başta olmak üzere İslam'a göre üstünlüğün fiziki yapıda değil takvada olduğunu açıklamaktadır. Daha sonra hilafetin Kureyşliliğini ele almakta; ilk çıkış noktasını, mezheplere yansımalarını, önde gelen mütekelim ve fakirlerin olaya bakışlarını incelemektedir. Son bölümde ise Kureyş'i öven, yücelten, konumunu tartışmasız hale getiren hadisleri değerlendirmektedir. Kitap ve Sünnet'in Müslümanlar elinde nasıl istismar edildiğini anlamak isteyen herkesin okuması gereken bir kitap.
Hilafetin Kureyşliliği
9.0/10 · 93 okunma
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
210
2.091 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.14